22 Temmuza kadar başıma ve başına bi hal gelmez ise, özellikle bu konuda, dik duruşu,direnişi adına, (yanılmışta olabiliriz) şimdilik gayet taraflı olarak:), Beşşar Esed’in yaşam analizine değineceğimi beyan etmiştim. Çok şükür şuana kadar ikimizin de başı selamette. Neden bu kadar önemli benim için ve niye bu denli Esed yanlısıyım işte bunun özeti;
“3 Nisan 2011,Türkiye saatiyle 16.32 itibariyle Koç burcunun 13 derecesinde yeni ay gerçekleşecek. Ortadoğu evveli olan plan gereği ateş içinde, gizli pazarlıklar tüm hızıyla devam etmekte, ne kaldı Şam kaldı geriye, yakında, sonra hep birlikte kayısı kompostosu olacağız bu gidişle...
9 Şubat 2009 tarihinde kova- aslan() aksında cereyan eden dolunay ile kapısı aralanan iki yay kadar yakınlaşan iyi ve kötü-ışık ve karanlık insanoğlunun kendi eliyle yaptıklarının karşılığını alma süreci başlamıştı ve şuanda ki durum ve bundan sonraki gidişatımız hep bu etkinin üzerine inşa ediliyor, hiçbir kavim öncesinden kendine bir uyarı gelmeden helak edilmemiştir, yeryüzündeki şerler her biri insanoğluna uyarı, doğa tebliğ ediyor ayetleri. Bizler gücü elinde bulunduranlar, firavunlaşmış bazı zümreler aslında her insan her devlet ve her olay kendi kendini şu günlerde ifşa ediyor.
Link: http://astrolojistik.blogcu.com/3-nisan-koc-burcunda-yeni-ay-new-moon-in-aries-on-april-3-2011/10110703
1 Temmuz 2011,Tutulumun cereyan ettiği 9 derece yengeç alanı, ay menzillerinden 4.konağa(Al Han'ah) tekabül etmekte, bu konakta cereyan eden gökyüzü olayları için Al Bruni şöyle der; prenslerin düellosu bir prensin teslimi, bir kentin kuşatılması ve zorla gasp edilmesi, su(sıvı) yüzünden çıkacak anlaşmazlıklar(hadi iyiyiz yine yumuşatarak yazıyorum )…prens deyince aklıma Beşar Esad gelmekte ve kardeşi, kuşatma deyince Ortadoğu komple zaten kuşatılmış konumda, su sıvı deyince malum durum ortada, Suriye-Türkiye arası… Şuanda, komplo teorisi diye bir zamanlar alay edenlerin şaşkınlıkla olanı biteni izlediği bir dönemdeyiz. Göz göre göre, gönül katlana katlana(mı) yürüyoruz işte, olacak olanın önüne geçmek mümkün değil, ya da olacak şeyi her karesiyle bilmekte mümkün değil. Bu yüzden, hak ettiğimizle değil, lütfunla ağırla bizi demiştik ve diyoruz..."
Link: http://astrolojistik.blogcu.com/1-temmuz-2011-yengec-burcu-kismi-gunes-tutulmasi-ve-etkileri/10735258
Suriye konusu ve bugünler gündemde değilken astroloji ilmiyle gördüğüm o çirkinlikler ve perde arkasında buna vesile olacakların, neleri döndürdüğünü gördüğümden dolayı Esed dedim…
Beşşar Esed’i önce dünya kimliğiyle bir özet tanıyalım, akabinde astroloji vizyonuyla Hak Teâlâ’nın, mayasını hangi harçlarla kardığını anlamaya çalışalım.
11 Eylül 1965 Yılında Suriye’nin başkenti Şam’da dünyaya geldi. Akademik kariyerini Tıp alanında tamamladı ve göz doktoru oldu. Abisi Basil2in trafik kazasında hayatını kaybetmesi ile Suriye’ye döndü, uzun yıllar devlet adamı olarak yetiştirildi ve Babası hafız Esed’in ölümü ile17 Temmuz 2000’ de Suriye Devlet Başkanı oldu. Evli ve üç çocuk babasıdır.
Medyanın empoze etmeye çalıştığı Esed’ e bakalım;
Diktatör, katil, kendi halkını öldürüyor, reformlara direniyor, teröristleri besliyor, cart curt…
Ya hu adam kendi ülkesini koruyor, bi kaç sonradan üreme, yapay satılmış muhalif için mi ülkesini bırakacak, korkup kaçacak… Katil diyorsunuz, En büyük katil kimdir, zorla işgal eden, hilelerle işgal eden, milyonlarca insanı katleden, ilk nükleer silahı kullanan, insanları topraklarında çatır çatır çatur öldüren, her gün bombalar yağdıran… asıl katil kim?
Kendi halkını öldürüyormuş, peki ya, Türkiye’nin güneydoğuda yaptığı nedir? İsrail beslemesi Kürt halkını da zorda bırakan, ülkemizde Terör varken, mücadele vermeseme idik. Terör varken armut mu toplasın, taciz varken ohh ne güzel taciz mi ettin devam mı desin… Esed’in yaptığı ne?
Terör kamplarını serbest bırakmış mış, bir deyim vardır yeri değil aşar şimdi sayfayı, öyle saça, böyle tarak diyelim anlaşılsın!
Esed reformlar konusunda istikrarlı değilmiş, Suriye halkı baskı içindeymiş, Güzel ülkemin, siyasi ve dini görüşü birbirinden farklı pek çok güzel insanı şuanda cezaevinde, bu ülkeye hizmet etmişler cezaevlerinde, ne kadar onur kırıcı bir durum bu, basın özgürlüğü tanımamış Esed…!
Muhalefetlere aman vermemiş, kendisinden başkasını, kendinden olmayanları dikkate almamışmış, Güzel ülkem kadar bu yönde icraatları ayyuka çıkmış başka hangi ülke var…!
Çöpümüz dağlar kadar, evimizin önü leş gibi, kokmakta ve biz Esed konusunda onunla birlikte olacağımıza, onun en büyük düşmanı olduk, hakkaniyetten geçtik, ortadaki kültürel ve dini, ticari bağlarını unuttuk, ezdik geçtik, Rusya kadar olamadık, diyeceksin şimdi Rusya’nın çıkarları var vs. oysa güçsüz konumda olan hangi ülke Suriye, Rusya bilmiyor mu sanki Esed’in başının yenileceğini, ama aileden gelen dostluğa, duygusal yaklaştı sahip çıktı. İkide bir yandaş medya, Rusyalı yetkililerin verdiği demeçleri, değiştirip sunuyor kamuoyuna, bunlar da bu kirli işlerde ortaya çıktı. Tıpkı Hulada kimin yaptığı belirsiz olan katliam için, Irakta Abd.nin yaptığı katliam fotoğraflarını, işte Hula, İşte bebek katili Esed diye lanse ettikleri gibi, o oyunda bozuldu.
Esed tüm dünya için en büyük sorun halini aldı. Tam da dediğimiz gibi, tüm hesaplar tüm atışlar bize yöneldi, ihale bize kaldı… Mezhep davalarına hiç girmeyelim…!
Dirayetli ve dik duramadık, oyunu göremedik, ya bizim bilmediğimiz, anlamadığımız hayrımıza olacak şeyler var bizler göremiyoruz, ya da oyunun içindeki aktörlerdeniz! 2.dünya savaşı İsrail devletinin kurulması için tezgâhlandı, 1948 de İsrail kuruldu, Suriye tezgâhlandı ve kürdistan kuruldu, kurulacak kurulabilir demiyorum kuruldu! Bir sabah Diyarbakır’da Kürdistan bayrağını görebilirsiniz ve Diyarbakır’ın amed adına dönüp başkent olduğunu… Yarı Başkanlık sistemine zaten geçilecekti, zaten bölünecektik lakin yol yanlış oldu…! Hakkınızı helal edin bu düşüncemden sonra sıra bana gelmekte cezaevi ziyaretime beklerim, klasik kahve seviyorum bol bol kahve bir de defter kalem getirin.JKitap istemiyorum, yaşayan kitap olalım, biraz da kitaplar okusun biziJ
Ortadoğu’da pek çok ülkenin yönetimi babadan oğula devam etmekte, Araplarda bu bir gelenek, zulm diyorsunuz emin olun Suudiler kadar, katarlılar kadar zalim değil, despot değil. Esed bir cevher idi Türkiye Yönetimi için işlenmesi gereken, adamı kızdırdınız bu yüzeysel bir tanım mı oldu, kusura bakmayın ama sizin derin tanımlarınız ortada işte. Gayet basit bir balığı kızdırırsan o uyuşuk o masum o iyilik abidesi AY Balık, köpek balığına döner, cak cak konuşmaz da öyle, yapacağını yapar eder kendini de feda etme pahasına dünyayı size de bırakmaz…!
Diktatörmüş evet diktatör, halkını, ülkesini bir arada tutmak ve bu olayların bu hileli oyunun, bu asırlık planın bozulması için direnen bir diktatör, nefes aldığı her an aleyhtarlarına ayar veren bir diktatör…
Suriye’ye dalalım nidalarına gerek kalmayacaktı, en baştan bu durumun böyle olacağı bu hale geleceği belliydi.
Ki; Yeni Dünya Düzeninin Baronları açık oynadılar, belki özgüvenin ve gücün verdiği bir cesaretle, ne istediklerini açık açık yıllar evvel şöyledirler,
22 Ülkenin rejimi-yönetimi-sınırları değişecek dediler, değişiyor, Büyük Kürdistan Devleti ve İsrail' in vaat edilen topraklarına kavuşması için- Irak-Suriye-Türkiye ve İran parçalara bölünecek dediler, bölündü, bölünmeye devam ediyor…
Suriye, İsrail için engeldi Suriye ortadan kalkıyor, Irak işgal edilmeliydi, bölünmeliydi, kürdistan için zemin olmalıydı, ne kaldı İran ve Türkiye… Suriye dağılırsa Esed düşerse, Filistin’de düşerdi, İsrail için büyük bir sorun ortadan kalkardı. İsrail’in en büyük korkusu Hizbullah zayıflardı. Esed’in Filistin Politikasını lütfen araştırın emi..!
Bu yazdıklarımı ezberlediniz ve hepiniz de bilmekte farkındasınız, bizler kısa çöpleriz, bizler yetkisiz köleleriz, bizler sadece yazar - çizerleriz, bizler aciziz onlar ise ilah. Yapacak bir şey zannımca birey olarak yok. Yönetimlerin yapacağı şeyler var mı dersek hayır yok… zira;
"Kâfirlerin yaptıklarından dolayı Allah’ın nihâi vaadi-‘sonunda olacak dediği’
yerine gelinceye kadar kendi başlarına ve yurtlarına her an beklenmedik bir felâket iner. Muhakkak ki Allah, vaadinden dönmez. Mânevi değerleri bilerek-isteyerek göz ardı etmelerinden ötürü hakkı inkâra şartlanmış olanların başına kesintisiz bir biçimde sosyal âfetler, kardeş kavgaları, karşılıklı haksızlık ve tecavüzler,harpler, doğal çevrenin bozulması ve tabii âfetler gibi felâketler gelir,tâ ki ömürlerinin sonuna dek, Allah’ın verdiği mühlet bitinceye, sözü yerine gelinceye kadar; son saate kadar. Şu bir gerçek ki Allah, verdiği sözden dönmez! " Ra'd/ 31
Evet, zamanın sonlarındayız, tüm işaretler birleşti işte Şam bölgesinde ve müstahak olanımızı yaşayacağız. Kimlik inananı olan bizler, çoktan birliği bütünlüğü kaybettik, Allah çalışana aklını kullanana verir idi, ilmi ve fenni işte sonuç cehaletimiz diz boyu. Geçmiş olsun. Ebu Cehil öldü diyorlar, Ebu Cehil ölmedi, kıtalar dolaşıyor üstelik aleni…
Doğum haritasına bakalım şimdi, Esed dünyaya Başak burcu esması altında gelmiş, mizacı, değişmezleri, hayatında önceliği ve yetenekleri olan konular Başak burcu altında toplanmış. Titiz, kılı kırk yaran, temkinli, eleştirel bir bakış açısı ve ince nüktedan sözleriyle gereken mesajı kırmadan yerine ulaştıran, çözümleyici ve uzağı gören bir bakış açısı, etik değerleri yüksek, hakkaniyetten yana olan, insana hizmet ilkesi gelişmiş, sağlıklı yaşam koşulları oluşturmak adına işkolik derecesinde kendini tüketircesine çalışan, çalışkan bir yapı. Hak edene hak ettiğini veren, hak etmeyen için de kolunu dahi kıpırdatmayan bir duruş. Olaylara yaklaşımı çözümleyen ve pratik sonuçlar üretebilen bir yapı. Üst yöneticisi Merkür’den ziyadesiyle zekâ almış, ikizlerdeki Merkür’ün işlevinden çok Başak Burcundaki Merkür daha derli topludur ve zekâsını yalansız iyi yönde kullanır. Dobra ve nettir. Güvenmişse ölümüne güvenmemiş ise temkinli ve nazikçe kapı önüne koyacak cesur bir yapı. Başak işareti küçük akreptir, Derindir, diktir, uzlaşması zordur, ikna gücü kendisinin yüksektir lakin kendisini birilerinin ikna etmesi zordur, idealisttir ve inandığı değerler uğruna gözünü budaktan sakınmaz bir başak. Yöneticisi olan Merkür kendi burcuna yerleşmiş ve burada güçlü konumda, Merkür’ün tüm artı özelliklerini en iyi şekilde ifade edebilen, iletişim gücü yüksek, iyi bir konuşmacı yazar, eğitime önem veren, hizmetlerini aksatmadan yapan ve sonuçlandıran, ticari zekâsı yüksek bir yapı eklenmiş.
Güneş, pluto ile kavuşum yapmış, kendisine otorite vermiş, güçlü, kararlı, dönüştüren, kontrollü ve kontrol eden, güven konusunda hasarları olan ve kolay kolay kimseye güvenmeyen, ya hep ya hiç ilkesinden giden, ortası olmayan, kolay kolay uzlaşmayan, inandığı ev bildiği gibi giden. Hırslı ve savaşçı bir yapı kazandırmış. Ben olgusu gelişmiş ve kendisine aşırı güvenen bir portre çizmiş. Yaşamına şekil veren ögeler, yaşamında önemli döngüler hep bir ölüm olgusunun akabinde cereyan etmiştir. Abisinin ölümü, babasının ölümü… Bu kavuşum, balık burcunda yer alan, Satürn, şiron ve ay ile zorlu bir görünüm yapmış. Satürn ve Güneş babamızı gösterir, ay geçmişimizi, ailemizden bize geçenleri, şiron kadersel yolumuzda sahip olduğumuz defoları, yaralarımızı gösterir, buradaki durumda, babasının devamı olması ve zaman çarkında bu noktaların tetiklenmesiyle, geçmişinden gelen defo, yaraların gündeme gelmesi, iki d bir önüne çıkması, lakin pluto ve güneş kavuşum etkisiyle babasının devamı olmayacağını söyleyebiliriz. Ailesinden, genlerinden gelenleri, hafızasında olanları uygulamayacak dönüştürecektir. Bu etkiye sahip olanlar çoğunlukla ailelerinin bedellerini öderler, bir yerde Satürn ve pluto karşıt durmuş ise, ailenizden, atalarınızdan gelen düşünce, fiil gibi kalıpların bedelini ödetir zaman.
Güneş pluto kavuşumu, akrep burcunda yer alan mars ve Neptün ile sekstil açı yapmış, bu açı kalıbı biz şu mesajı veriyor, Mars ile korkusuz bir dönüştürücü, inatçı, mücadele ruhu olan ve Neptün ile karakterine yapışan zalimlik tozlarının yumuşadığını söylemek ve duygusal olduğunu söylemek yeterlidir. Böyle bir inan zalim olamaz, hakkaniyet duygusu gelişmiştir ve Neptün ile mars kavuşumu din için, bir ideal için savaşmanın sembolüdür.(ben astrolog değilim ya hani nette araştırın emi Neptün’ün diğer gezegenler ve mars ile kavuşumu din için savaşmak, din temalı düşünce temalı savaşmak ve idealizmi artırır mı artırmaz mı?:)) en son 2009 senesinde Jüpiter-Neptün kavuşumu yaşamıştık Kova burcunda ve zaten o zamanın atılan tohumları şimdi dünyanın dört bir yanında, dinler arası kinler diyaloguna dönüşmüş durumda. Oysa ne acı;
YÛNUS 99.Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzündeki insanların hepsi toptan iman ederdi. Hal böyle iken, mümin olmaları için insanları sen mi zorlayacaksın!
Biraz Esed konusundan uzakta, biraz yakınca, durum işte bundan ibaret. Bir yanda şeytanın dinine mensuplar diğer yanda Allah’a iman edenler ve birbirini yiyen, bitirmeye çalışan Allah’ın dini ile taçlandırdığı kullar, tabii ki bu tabloda şimdilik Şeytan 1-0 öndedir.(realist bakmak lazım bazı …. Hayallerde yaşıyor.)
Balık burcunda seyreden transit şiron, natal Satürn’ü ile kavuşum orbunda, babasından atasından, geçmişinden gelen yaralar defolar şifalanmak adına bir bir önüne çıkıyor. Satürn düzeni, otoriteyi simgeler, aile yapımızı ve sonradan birey olduğumuzda 30 lu yaşlar sonrası kendi kurduğumuz oluşturduğumuz hem karakter hem de aile yapımızı simgeler. Şiron bu geçişle, sahip olduğu karakterin zorlandığını, atalarından gelenler konusunda zorlandığını, yaralarıyla yüzleştiğini gösteriyor. Sizleri fazla sıkmayım tekniğin özeti sadece iki üç cümleyle bu.
Esed için zor yıllar, transit şiron, natal Satürn ile kavuştuğunda 13-15 li dereceler dâhilinde ne han kalıyor ne hamam. Doğrusunu Allah bilir. Elinden alınıyor . O dönem de başlamış durumda.
Ardından, bu sene ikizler burcunda transitte olan Jüpiter, esed2in doğduğu andaki natal Jüpiter’ine doğru yola çıkmış durumda, (Recep Tayyip Erdoğan’ın da Jüpiter ikizlerde ve Esed' in Jüpiter’i Türkiye Cumhuriyeti’nin 12.ev gibi gizli, kadersel, kederleri simgeleyen evindeki ikizler Ay ile kavuşumda, kader örmüş bizleri birbirimize)… Sıra bize gelmekte…
Ay düğümleri haritamızda en önemli unsurlardandır, kuzey ve güney düğüm bir tür genlerimizin deposudur. Esed, geçmişi özellikle babasından yana defolu damgalı biri ve şuanda ay düğümleri doğduğu noktadaki düğümleri ile kavuşumda, yay/ikizler aksında. Geçmiş ve Gelecek iç içe geçmiş durumda, Geçmişin getirdikleri ve geleceğe bakış, balık burcunda seyreden Şiron ile zorlayan meydan okuyan bir değişken kareye sahip, her yerden yaralı, doğum anında zaten ay düğümleri, başak Merkür ve balık Satürn ile değişken büyük kare oluşturmuş. Ve doğduğunda var olan potansiyel, şimdi şiron ve ay düğümlerinin aynı konuma gelip tetiklemesiyle kendisine sancılı bir süreci getirmiş.
Evet, Esed bir Dolunay çocuğu, balık / başak aksının çocuğu, Dünyanın seçtiği bir kurban, dünya hayatında bir şeylerin olması için sebeplere gerek vardır ve sebeplerin en masumu.16 Eylül 2012 tarihinde Başak burcunda 23 derecede, natal balık ayına zıt bir yeni ay cereyan edecek. Değişken işarette 2013 Mart ayına kadar ne Esed kalacak ne de Suriye.
Suriye bizim kaderimizdi, bizim kaderimizi geleceğimizi çizecek ülke idi, çok zor değildi, Esed’le şimdi bir araya gelmek, görüşmek ortak hareket etmek çok zor değildi, düşman kesildiniz, basiretiniz bağlandı, ne Suriye halkı önemli sizler için, ne de yönetimi, neyin önemli olduğu ortadadır.İnananlar birbirinin dostu ve yardımcısı olmaz ise, birbirine dost ve yardımcı olanlar ki onlarda Hakkın var ettiği kullar, işte böyle zulm ederler…!Çok kısa oldu farkındayım, budadım budadım ,en asgarisini bıraktımJ çok şey var hem insani olarak dile getirmek istediğim hem de ilmi yönden çok fazla şey var tekniğiyle birebir neler olacağını yazmak istediğim. Bir şeyi değiştiremeyeceksek akıl ve irade işlevsiz kalacak ise lüzumsuzca ilmi çoğaltmanın ne gereği var…
Sevgimle Kalın Emi