Başbakan Erdoğan İtalya ziyareti dönüşünde Esenboğa Havalimanı'nda gazetecilern sorularını yanıtladı. Erdoğan Başkanlık sistemiyle ilgili tartışmalar hakkında "Bu konuyla ilgili demokrasinin bir tartışma rejimi olduğunu kavramamız lazım. Nihayetinde bunun kararını halk verir." yorumunda bulundu.
İşte Erdoğan'ın konuşmasından satır başları:
GENELKURMAY BAŞKANININ ABD ZİYARETİ
Öncelikle Genelkurmay Başkanımızın yaptığı ziyaret, Genelkurmay Başkanımıza oradan yapılan bir davettir. Genelkurmay Başkanımızın ABD 'ye ziyaretinden daha tabi bir konu olamaz.
KILIÇDAROĞLU'NA YANIT
Sayın Kılıçdaroğlu siyasetin adap yönünün iyi anlayamadı. Önce eleştiri ve hakaret kelimelerini iyi anlaması lazım. Kılıçdaroğlu sürekli hakaretle yatıp kalktığı için , kalkıpta Türkiye'de Türk Silahlı Kuvvetleri ’nin başında bulunana bir komutan için, geçmişte ölmüş olan Gazi Mustafa Kemal'e kadar ki ‘paşa’ denir. Bu zat bütün kaleminden pislik akan bir zat olduğu için bunları yapıyor. Şu ana kadar Genelkurmay Başkanımız bir yılı doldurdu. Şu ana kadar birkaç cevap vardır ama bundan önce gün geçmiyordu ki açıklama olmasın. Bence paşaların bu işin hukuki yönünde de haklarını aramaları lazım. Daha önce böyle bir şey yazılmıştı, kalktılar tüm paşalar dava açtılar. Sayın Kılıçdaroğlu muhalefet etsin. Bu tür bir hakarete o makam ve o makamda bulunanların eyvallah etmemeleri gerekir. Seçilen cevaplar da gayet kibar cevaptır. Ben Milli Savunma Bakanımız’la da görüştüm. Siz de görüşün gerekirse siz de bu yanıtı verebilirsiniz dedim.
BAŞKANLIK SİSTEMİ
Bu konuyla ilgili demokrasinin bir tartışma rejimi olduğunu kavramamız lazım. Nihayetinde bunun kararını halk verir. Bir yeni anayasa yapılmasına çalışıyoruz. Yeni anayasada yerini alır ya da almaz bu ayrı konu. Biz gayet rahatız. Olmazsa olmaz diye biz bir şey söylemedik. Sayın Bahçeli'den böyle bir açıklama geldiği zaman benim aklıma Merhum Türkeş'in bir açıklaması geliyor. Türkeş’in Başkanlık sistemiyle ilgili sözleri vardır.
TEK DİN 'DİL SÜRÇMESİ'
Bilgidiğiniz gibi o olay Gençlik kongresinde oldu. İfade bir dil sürçmesidir. Bu konuda eleştiri yapanlar haklıdır. Orada tek vatan yerine tek dini söylemiş oldum. Bunu bir yere çekmeye gerek yoktur.
28 ŞUBAT SORUŞTURMASI
28 Şubat'la ilgili bir süreç işliyor. Böyle tek dalga, ikinci dalga... Böyle dalgalar arka arkaya geldikçe bu dalgalarda ülke boğulur. Bu kadar bu iş uzatılmamalı. Bu ülkede o dönemin sıkıntısını yaşamış olanlar bu süreç başladığında hakkını arayacaktır. Ben de hakkımı arayıp aramama kararını bu süreç başladığı zaman veririm.