Dünya Mutluluk Raporu’nda yayınlanan çalışma, sosyal medya platformlarının türüne göre kullanıcı refahı üzerindeki etkilerinin büyük ölçüde değiştiğini kanıtladı.
Araştırmaya göre, sadece bağlantı kurmaya odaklanan uygulamalar, içerik algoritmalarıyla yönetilen rakiplerine kıyasla çok daha az risk taşıyor.
ALGORİTMA ODAKLI PLATFORMLAR MUTSUZLUĞU TETİKLİYOR
Latin Amerika ve Orta Doğu genelinde yapılan incelemeler, görsel ağırlıklı ve influencer içerikleriyle dolu uygulamaların düşük yaşam memnuniyetiyle ilişkili olduğunu gösteriyor.
Buna karşılık WhatsApp ve Facebook gibi iletişim odaklı mecraların sık kullanımı, birçok bölgede daha yüksek mutluluk seviyeleriyle bağlantılı bulundu.
Gençler arasındaki mutsuzluk salgını, özellikle İngilizce konuşulan ülkelerde ve Batı Avrupa'da çok daha belirgin şekilde gözlemleniyor.
Çalışma, kullanılan sosyal medya türünün ve platformda geçirilen sürenin kullanıcı refahını doğrudan etkilediğini vurguluyor.
EN UYGUN KULLANIM SÜRESİ BELİRLENDİ
Uzmanlar, günde bir saat veya daha az süren kısıtlı sosyal medya kullanımının hiç kullanmamaya oranla daha yüksek memnuniyet sağladığını ortaya koydu.
Prof. Jan-Emmanuel De Neve, sosyal medyada orta düzeyde ve dengeli bir yaklaşımın kullanıcılar için en sağlıklı tercih olduğunu ifade ediyor.
|
Yorumcuların dikkatine… • İmlası çok bozuk, • Büyük harfle yazılan, • Habere değil yorumculara yönelik, • Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan, • Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren, • Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen, yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR. |
Bunlar da ilginizi çekebilir...