Otuz yılı aşkın bir süredir bu mesleğin içindeyim. Haber kovaladım, şehit cenazeleri, sel, deprem afet gördüm, siyasetin, yargının en tarihi anlarına tanıklık ettim.
Sevinç de yazdım acı da…
Ama bazı haberler vardır ki,
sadece gazeteci olarak değil,
insan olarak da içinizi yakar.
25 Mart 2009’dan beri içimde yanan ateş de onlardan biri.
ÖLMEK ÜZEREYİM…
İsmail karlar altında aranırken, ekran başında, telefonun ucunda, o dönem çalıştığım Star Haber haber merkezinde beklerken içim yanıyordu. Dualar ediyordum.
Bir mucize olsun diye.
Sonra o ses geldi kulağımıza:
“Ölmek üzereyim, bir şey bulamadınız mı? “
Bir gazetecinin, üşüyerek, yaralı halde, dağın ortasında; hem hayata hem mesleğine tutunma çığlığıydı o. Ve o ses, aradan geçen bunca yıla rağmen hâlâ yüreğimde.
Bugün 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü…
İsmail Güneş’i unutmamak,
bu mesleği yapan herkes için bir vicdan meselesi.
|
Yorumcuların dikkatine… • İmlası çok bozuk, • Büyük harfle yazılan, • Habere değil yorumculara yönelik, • Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan, • Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren, • Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen, yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR. |
Bunlar da ilginizi çekebilir...