DTP Grup Başkanvekili Fatma Kurtulan, ''Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik çıkmazın nedeni ve mali krizlere karşı korunma gücünü ciddi boyutlarda zayıf olması, hiç şüphesiz, 25 yıldır devam eden, Kürt sorunu kaynaklı iç ve dış çatışmalardır'' dedi.
Kurtulan, 2009 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı üzerinde söz aldı. Dünyada yaşanan ekonomik kriz nedeniyle Türkiye'nin büyüme oranının düştüğünü belirten Kurtulan, bununla birlikte işsizliğin ve enflasyonun arttığını bildirdi.
Türkiye'nin dış borçlarının 296 milyar doları geçtiğini ileri süren Kurtulan, bütçede en büyük payın faiz ödemelerine ayrıldığını, son yıllarda bütçenin temel harcama kalemini borç ve faiz ödemelerinin oluşturduğunu söyledi.
52 MİLYON VATANDAŞ YOKSULLUK SINIRINDA
Kurtulan, tasarının ''borç ödeme'' bütçesi olarak hazırlandığını savunarak; bütçenin, toplumsal sorun haline gelen işsizliğe yönelik olarak, istihdam arttırıcı tedbirler sağlayıcı düzenlemelerden yoksun olduğunu ifade etti.
Sermaye ile işçi ve emekçiler arasındaki gelir uçurumunun son yıllarda daha da arttığına dikkati çeken Kurtulan, ''52 milyon vatandaşın yoksulluk sınırında olduğunu, satın alma gücünün artan bir hızla düştüğünü, ''sosyal devlet'' ilkesinin dönüşsüz olarak terk edildiğini, geniş halk yığınlarını piyasada tüketici yurttaş konumuna getirildiğini görmezlikten gelindiğini'' belirtti.
Kurtulan, sosyal devlet anlayışının vazgeçilmez bir gereği olarak, etnik unsurların, kadınların, çocukların, işçilerin durumlarında, her geçen yıl biraz daha düzelme sağlayacak adil bir bütçe oluşturulması gerektiğini ifade ederek, şöyle devam etti:
''Bütçe paylaştırılırken, katı devlet yapısını koruyacak unsurlara öncelik verilmekte, büyük payın çoğu doğrudan ya da dolaylı olarak savunma unsurlarına harcanmakta ve 25 yıldır devam eden çatışmalı ortamda savaş malzemesi olarak harcanarak heba edilmektedir. Eğitimde, sağlıkta, yoksulluğu azaltma hizmetlerinde devlet harcamaları görünürde artsa bile mevcut durumda iyileşme yaşanmamıştır. Yıl içerisinde savunma harcamalarına bakıldığında ise, bütçede ayrılan payın çok üzerinde bir harcama gerektiren uygulamaların hayata geçirildiği görülmektedir.
Faizin bütçenin dörtte birini yuttuğu 2008'in ilk 8 ayında, tarıma, yoksullara, küçük esnafa, kimsesiz çocuklara ayrılan pay toplamda bütçenin yüzde 6'sının altında kalırken, sınır ötesi operasyonlarda milyonlarca dolar harcanmış, halkın emeği, alın teri; top, tüfek, bomba olarak bu ülkenin yabancısı olmadığı anlamsız savaşta kullanılmıştır.''
DTP'li Kurtulan, yoksullara ayrılan bütçenin, savunmaya ayrılan payın ancak beşte biri kadar olduğunu iddia etti.
KRİZİ BAHANE EDEREK...
Mali disiplin adı altında, sosyal harcamaların her geçen yıl azaltıldığını ileri süren Kurtulan, artan nüfusa rağmen sosyal harcamaların ve tarıma desteğin giderek düşürüldüğü savundu.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ''Gelir bölüşümünün iyileştirildiğine'' ilişkin sözlerinin iddiadan öte bir şey olmadığını söyleyen Kurtulan, ''Krizin en derin etkilerini göstereceği, büyümenin durup vergi gelirlerinin azalacağı 2009 yılında, gelir bölüşümünün iyice muğlaklaşacağı ve hedeflerin tutturulamayacağı gün gibi ortadadır'' dedi.
Türkiye'nin ekonomik krizden en çok etkilenen ülke olacağını ileri süren Kurtulan, ''Hükümetlerin görevi, vatandaşın, bu gibi durumları en az maliyetle atlatmasını sağlayacak bir ekonomik istikrar oluşturmaktır. Güvencesiz çalışanların sayısının giderek artığı ülkemizde, işçiyi ve emekçiyi sermayenin krizinden koruyacak bir program olmadığı gibi, süreç yoksula karşı zengini koruma refleksinin iyice açığa çıkması olarak işlemeye başlamıştır. Krizi bahane ederek zengini daha zengin yapmanın formülünü bulmuş ve adeta rehavet içinde olan hükümet yoksulu da daha çok yoksullaştırmaktadır'' diye konuştu.
ZENGİNLE FAKİR ARASINDAKİ UÇURUM BÜYÜMÜŞTÜR
Çiftçilerin satın alma gücünün 2002 yılı sonuna göre tüketim mallarında ortalama yüzde 45, girdilerde ortalama yüzde 35 azaldığını kaydeden Kurtulan, ''Bu rakamlar, çiftçimize verildiği ifade edilen desteklerin hiçbir anlam taşımadığını; çiftçinin, hükümetin uyguladığı politikalarla sürekli fakirleştiğini ve üretemez hale getirildiğini ortaya koyuyor'' dedi.
Ekonomik krizin teğet geçeceğini iddia eden Hükümetin, yavaş yavaş gerçeği itiraf etmek zorunda kaldığını bildiren Kurtulan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Gerçekte, bu ekonomik krizden nasibini alacak olan ülkelerin başında Türkiye gelmektedir. Çünkü hükümetin küreselleşme iddiaları arttıkça; özelleştirme, işten çıkarma, ücretleri düşürme, sendikasızlaştırma ve iş güvencesinden yoksun bırakma artmış ve zenginle fakir arasındaki uçurum giderek büyümüştür. İktidara geldiğinden beri 8,2 milyon tona yakın bir kömür dağıtımı yapan hükümet, vatandaşa kendi kömürünü alacak bir ekonomik yapıyı oluşturmaktansa kendisine muhtaç bırakmayı ve bununla da ömrünü biraz daha uzatmayı bir taktik olarak benimsemiştir.
Halkın vergilerini kendi cebine koyup sadaka olarak dağıtması yalnızca mevcut hükümete has bir olgudur. Halkı daha çok yoksulluğa mahkum edip halkın alım gücünü kendi elinde bulundurması tam bir ekonomik despotizmdir. Ekonomi politikasını sadaka dağıtma olarak özetleyebileceğimiz AKP, bunu yaparken de eşit davranmamakta, bu süreçte de yerel seçim stratejisine göre bir kategori oluşturmuş durumdadır.''
İÇİŞLERİ BAKANLIĞINA AYRILAN BÜTÇE
''Ülkemizin içinde bulunduğu ekonomik çıkmazın nedeni ve mali krizlere karşı korunma gücünü ciddi boyutlarda zayıf olması, hiç şüphesiz, 25 yıldır devam eden, Kürt sorunu kaynaklı iç ve dış çatışmalardır'' diyen Kurtulan, GAP, KÖYDES ve BELDES gibi projelerle bölgede hiçbir ekonomik iyileşme sağlanamadığını ileri sürdü.
Başbakan Erdoğan'ın ''Havaalanı ve hastane yapıyoruz daha ne istiyorsunuz?'' dediğini belirten Kurtulan, ''Sayın Başbakan, havaalanlarına getirilen tabutları, hastanelere taşınan ölü ve yaralı genç insan bedenlerini artık görmek istemeyen feryatlara ise kulaklarını tıkamıştır'' dedi.
DTP'li Kurtulan, Hükümetin bu yıl savunma harcamalarını göstermelik olarak aşağı çektiğini ve bütçeden pay ayırmadığını söyledi.
Kurtulan, hazırlanan bütçenin, adil ve ülke gereklerine uygun olmadığını, bu haliyle onaylanırsa, yaraları sarmayacağı, vatandaşın hayatına hiçbir kolaylık getirmeyeceğini kaydetti.
Fatma Kurtulan'ın konuşma süresinin son 5 dakikasında Meclisin elektrikleri kesildi. Jeneratörlerin devreye girmesine rağmen Genel Kuruldaki ses sisteminde teknik arıza meydana geldi.
TBMM Başkanı Toptan, görüşmelere 5 dakika ara verdi. Teknik sorun giderildikten sonra Kurtulan, konuşmasının son bölümünü tamamladı.
|
Yorumcuların dikkatine… • İmlası çok bozuk, • Büyük harfle yazılan, • Habere değil yorumculara yönelik, • Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan, • Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren, • Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen, yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR. |