Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, “Laikliği Birlikte Savunuyoruz” bildirisine karşı dava açtığını açıkladı. Bildiride kullanılan ifadeleri hakaret olarak niteleyen Tekin, kendisine destek açıklaması yapan MHP Lideri Bahçeli'ye de teşekkür etti.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, AK Parti grup toplantısı öncesinde yaptığı açıklamada kamuoyunda tartışılan, Ramazan etkinlikleri ve üzerine yayınlanan “Laikliği Birlikte Savunuyoruz” bildirisine karşı dava açtığını duyurdu.

Tekin, bildiride kullanılan bazı ifadelerin eğitim faaliyetlerine katılan öğrenci, öğretmen ve velilere yönelik hakaret içerdiğini savunarak, bu nedenle hukuki süreç başlattıklarını belirtti.
“ANAYASAYI YORUMLAMA TEKELİ YOK”
Türkiye’de anayasa ve hukuk kurallarını yorumlama hakkının tek bir kesime ait olmadığını vurgulayan Tekin, farklı yorumların “gericilik” ya da “azınlık” gibi kavramlarla damgalanmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti.
Bildirinin, toplumun dini inanç ve ibadetlerini belirli bir perspektiften tanımladığını ileri süren Tekin, bu yaklaşımı “entelektüel düzeyde totaliter bir tutum” olarak nitelendirdi.
“HAKARETE UĞRAYANLAR DA BAŞVURMALI”
Bakan Tekin, söz konusu ifadeler nedeniyle yalnızca kendisinin değil, hakarete uğradığını düşünen herkesin bireysel olarak yargıya başvurmasının doğru olacağını söyledi.
Eğitim faaliyetlerinin anayasa ve kanunlara uygun şekilde yürütüldüğünü savunan Tekin, Milli Eğitim Bakanlığı’nın görevlerinin temel hak ve özgürlüklerin korunması, fırsat eşitliğinin sağlanması ve toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi olduğunu dile getirdi.

BAHÇELİ’YE TEŞEKKÜR MESAJI
Tekin ayrıca, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin süreçle ilgili açıklamalarına teşekkür ederek, milli birlik ve dayanışmayı güçlendiren her adımın desteklenmesi gerektiğini söyledi.
Bakan Tekin'in açıklamaları şöyle:
"Kimin gerici, kimin yobaz, kimin temel hak ve hürriyetler anlamında totaliter bir perspektif olduğunu göreceğiz. 168 kişi, yüzde 99'u Müslüman olan bir kitlenin, bir toplumun dini inanç ve ibadetlerini kendi perspektiflerinden tanımlayarak onları azınlık statüsüne sokuyor. Bu, totalitarizmin entelektüel düzeyde vücut bulmuş hali. Bu anlamda hakarete muhatap olan herkesin de yargıya başvurmasının doğru olduğunu düşünüyorum"
"Ben, Türkiye'de Milli Eğitim Bakanlığı'nın Anayasa ve kanunlara dayanan görev, yetki ve sorumluluklarını yerine getirmeye çalışan bir kamu görevlisiyim. Hem Anayasamızın amir hükmü hem de Milli Eğitim Temel Kanunu'nun, Milli Eğitim Bakanlığı'na yüklediği görevler içerisinde en başta geleni; ayrım gözetmeksizin tüm vatandaşların temel hak ve hürriyetlerden maksimum düzeyde faydalandığı, eğitimde fırsat eşitliğinin maksimum düzeyde sağlandığı, milli birlik ve Anayasa'nın 2. maddesinde ifadesini bulan 'toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı' çerçevesinde vatandaşlarımızın, çocuklarımızın ve gençlerimizin bu değerleri içselleştirdiği bir eğitim-öğretim ortamı oluşturmak bizim görevimiz."
"Milli birlik ve dayanışmayı önemseyen tüm vatandaşlar, kamu kurumları, sivil toplum örgütleri ve siyasi partiler bu sürece sahip çıkıyor. Dün, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin kendisine şükranlarımı sunuyorum. Tam bizim yapmak istediğimiz şeyleri açıklayan, bir devlet adamına yakışır ciddiyette, milli birlik ve beraberlik sürecine sahip çıkan bir açıklama yaptı. Gerçekten şükranlarımı sunuyorum. Bu çerçevede ben, herkesi milli birlik ile ilgili attığımız adımlara, toplumda çocuklarımız ve gençlerimiz arasında dayanışma, beraberlik ve kardeşliği geliştirecek etkinliklere katılmaya davet ediyorum. Yaptığımız şeylerin kanunlarımıza ve Anayasamıza uygun olduğunu, bizim açımızdan bize yüklenen sorumlulukları yerine getiren düzenlemeler olduğunu tekrar ifade etmek istiyorum."
|
Yorumcuların dikkatine… • İmlası çok bozuk, • Büyük harfle yazılan, • Habere değil yorumculara yönelik, • Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan, • Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren, • Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen, yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR. |
Bunlar da ilginizi çekebilir...