Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Aile ve Nüfus 10 Yılı Vizyon Tanıtım Programı"nda önemli açıklamalarda bulundu.
"AİLE ZAYIFLADIĞINDA TOPLUM KAN KAYBEDER"
Ailenin insanın ilk okulu ve en korunaklı çatısı olduğunu dile getiren Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Hepimiz bir annenin, bir babanın evlatlarıyız. Hepimiz varlığımızı ailelerimize borçluyuz.
Evlat olmamız da anne baba olmamız da ailelerimiz sayesindedir. Hayata önce ailede hazırlanılır. Merhamet, şefkat, empati kurmak ilkin ailede öğrenilir. Sevgi ve kardeşliğin ilk tohumu ailede atılır. Vatan, millet sevgisinin ilk adresi ailedir. Şahsiyet ailede oluşur ve o çatı altında tekamül eder. İnsan neslinin ayakta durabilmesini sağlayan da yine ailedir. Aile güçlü olduğunda bireyler güçlü olur, dolayısıyla toplum güçlü olur. Aile zayıfladığında, zayıflatıldığında ise birey zayıflar, toplum kan kaybeder."

"3 ÇOCUK ÇAĞRIMIZIN HAKLILIĞI İSPAT EDİLMİŞ OLDU"
Geçmişte nüfus politikaları üzerinden kendilerine yönelik yapılan eleştirilere değinen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Nice akıl ve ahlak dışı ithama maruz kaldık. Sonuçta ne oldu, 3 çocuk çağrımızın haklılığı ispat edilmiş oldu. Bugün hakkımızı teslim etmek zorunda kalıyorlar. Aileye öncelik verdiğimiz için bizi kadını zayıflatmakla itham edenlerin absürtlüğü ortaya çıkacak. 1960'lardan beri devreye konulan yanlış politikaların sonuçlarıyla da yüzleşiyoruz. Bize nüfusla kalkınma arasında zıt bir ilişki olduğu söylendi. Nüfus kontrol politikalarını tabu haline getirerek aykırı sese müsaade etmediler. Yobazlıkla suçladılar.
1960'lardan beri devreye konulan yanlış politikaların sonuçlarıyla da yüzleşiyoruz. Bize nüfusla kalkınma arasında zıt bir ilişki olduğu söylendi. Nüfus kontrol politikalarını tabu haline getirerek aykırı sese müsaade etmediler. Yobazlıkla suçladılar.
"DOĞURGANLIK HIZI RAKAMLARI TEDİRGİN EDİCİ"
Evlilik yaşı yükselmekte, boşanma oranları artmakta, bunların bir sonucu olarak doğurganlık hızımız düşmektedir. Rakamlar hepimiz için tedirgin edicidir. Oysa bizim kültürümüzde çocuk evin neşesi. 10 yılda sofralarımızda yarım milyona yakın küçük kaşık eksildi. Her 2 vatandaşımızdan biri yaklaşık 35 yaşında.
"MİLLETÇE HAREKETE GEÇMEMİZ GEREKEN BİR TABLO BULUNUYOR"
Milletçe önümüzde geleceğimiz adına endişelenmemiz ve çözümü için harekete geçmemiz gereken bir tablo bulunuyor.
Türkiye AB'den hala 10 yaş daha gençtir. Şimdiden gerekli tedbirleri almaya başlıyoruz. Hükümet olarak uzu bir süredir güçlü birey, güçlü aile, güçlü toplum şiarıyla marjinal zihniyete rağmen çok önemli adımlar attık.
Yuva kuracak ailelere verilecek destek tutarını 200-250 bin liraya yükselttik. 1 Ocak 2025 itibarıyla doğum yardımlarımız tutarını yükselttik. Sosyal konutlardan yararlanmada 3 ve daha çocuklu ailelere öncelik tanıdık. Doğum izni sürelerini yeniden düzenledik. 24 hafta olarak kullanılabilecek. Koruyucu aile olacaklara da 10 gün izin tanıdık.
"MİLLİ AİLE HAFTASI İLE FARKINDALIĞIN ARTIRILMASINI SAĞLAYACAĞIZ"
2025 Aile Yılı ile ülke genelinde bir bilinçlenmeye vesile olduk. Şimdi bunu üst seviyeye çıkarmak istiyoruz. 2035' kadar Aile ve Nüfus 10 Yılı olarak belirledik.
10 yılın önceliklerini hayata geçirmek için çalışmalar yürüteceğiz. Mayıs ayının son haftasını Milli Aile Haftası olarak kutlamak toplumsal farkındalığın artırılmasını da sağlayacak.
|
Yorumcuların dikkatine… • İmlası çok bozuk, • Büyük harfle yazılan, • Habere değil yorumculara yönelik, • Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan, • Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren, • Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen, yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR. |
Bunlar da ilginizi çekebilir...