Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, sınır ötesi operasyona ilişkin Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) yetkilendirilmesi konusunda, ''Bunun zamanlamasını her halde tezkereyi verenler yapacaktır'' dedi.
İNTES'in 23. Olağan Genel Kuruluna katılan Erdoğan, toplantıdan ayrılırken gazetecilerin çeşitli konulardaki sorularını yanıtladı. Erdoğan, bir gazetecinin, sınır ötesi operasyon konusundaki tezkerenin TBMM'den geçmesinin ardından ''TSK'nin yetkilendirilmesinde gecikildiği'' yönünde muhalefetten gelen eleştiriler bulunduğunu hatırlatması üzerine, şunları söyledi:
ZAMANLAMA SİYASİ İRADEDE
''Bunun zamanlamasını herhalde tezkereyi verenler yapacaktır. Biz tezkere için Meclis'e müracaatımızı yaptık. TBMM'de ekseriyetle bize bu noktada Meclis'ten tezkere ile ilgili yetkiyi verdi. Biz de bu konuda teknik çalışmalarımızı kiminle yaptık? Bütün güvenlik güçlerimizle, başta TSK olmak üzere, onlarla bu çalışmalarımızı yaptık. Zamanlamamızı ve saire...
SÜRECİ HEP BİRLİKTE İZLEYECEĞİZ
Tüm bunların hepsinin en ince detay, teferruatına varıncaya kadar değerlendirmesi yapılmıştır ve ondan sonra da şu anda yetkilendirme 28 Kasım itibariyle Silahlı Kuvvetlerimize yapılmış. Bundan sonraki süreci artık hep birlikte bizler izleyeceğiz, takip edeceğiz. Temennimiz odur ki, en verimli neticeyi alalım.
MUHALEFETE ELEŞTİRİ
Ama olay şudur: Burada muhalefet hala bir birliğin, bir beraberliğin, mutabakatın olması gereken bu süreçte 'bunu nasıl gölgeleriz' bu anlayış içinde. Bu çok yanlış anlayış. Bakın, biz bütün bu süre içerisinde, dikkat ederseniz durmadık. Bu işin siyasi zeminini, içeride ve dışarıda oluşturmanın gayreti içinde olduk. Bunun diplomatik boyutunu içeride ve dışarıda oluşturmanın gayreti içinde olduk.
OLAYIN TEK BOYUTU YOK
Olayın tek boyutu yok. Olay sadece bir sınır ötesi operasyon değildir. Bunu söyleyenler bu konuda ne kadar acemi olduklarını da ortaya koyuyorlar. Geçmişte bunun örneklerini sadece sınır ötesi operasyon olarak gördük. Bu çok yönlü bir olaydır. Terörle mücadelenin çok çeşitli boyutları vardır ve bunu her boyutta yapmak zorundasınız ki, uluslararası hukuk noktasında da sizin bir haklılığınız olsun.''