E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Elif Hece Öztürk

13 Ekim 2012 Cumartesi

13 Ekim 1923 Ankara'nın Başkent Oluşunun 89.yıldönümü Hayırlı Olsun. İzmir, İzmirliler için neyse, Angarada, Angaralılar için O' dur. Çoğunluk ve hatta bir Angaralı olarak ben dahi pek sevgimizi verememiş olsak da  bu kente, her zaman gizli bir aşktır Angara...

 

“Bizİm sevgimizde tezahürata gerek yoktur, biz sevdik mi, nah buramızdan severiz” diyenlerin başkentidir Angara.

 

Cumhuriyet tarihinin, birbirinden farklı pek çok alanında yetişmiş, bu Cumhuriyete sanat-edebiyat-kültür ve dahi pek çok hizmette bulunmuş insanlarımızın çoğu, ya Angarada doğmuş, ya da yolu mutlaka Angaradan geçmiştir.

 

Angaralılar, balkona Hayat derler, balkon Hayat’a açılan penceredir,

Hayata çıkıyorum, Hayattayım derler. Angaralılar pek öyle, her geceyi gömmezler rakıya, kafası doğuştan güzeldir benim hemşerilerimin.

 

Hitaplarımız benzemez öyle, süslü püslü, elit kıvamında, bir samimiyetsizlikte değildir, canımız görmedikse, canım diyemeyiz, gülüm diye sadece yâre, yavukluya deriz, gardaş demişsek işte, ölümüne gideriz.

 

Sevdalarımız da, kavgalarımız da asil olur, ne kavgadan kaçarız çekilse bıçaklar, boş silahımızla dalarız, ne de sevdadan kaçarız, sonu hep bozkıra yenik düşse de, ardından tek kelam kötü laf etmeyiz, ettirmeyiz, Sevdamızdan da vazgeçmeyiz.

 

Cumhuriyetimize de sahip çıkarız, Dinimize de, hem ayrıdır yerleri biliriz, hem de aynıdır. En çok şehit veren iller arasında ilk sıralarda geliriz, Kur’an-ı Ker’im-i de okuruz manasıyla biliriz, amel ederiz, zamanın gereğine de uyar ama ne özümüzden vazgeçer ne de Atamızı reddederiz.

 

Bir angaralı bırakırsa angarayı, çıkarsa şayet gurbete, uzarsa yolu denize, bir tek şey içindir, bir tek şey için bırakır, ne ekmek derdi, ne manken olma hevesi, sevdası için “ la bebe “sevdası, sevda yarası…

 

La kelimesi, hayatımızın kodudur, kavgaya da, la diyerek, aşka da, yârimizi de,  la bebe diye severiz, canımıza tak edene de,  la bebe diye girişiriz. La kelimesi bu kadar güzel telaffuz edilemez başka bir kentte ve hatta Fransızlar bile bizden daha iyi, bir angaralıdan daha güzel diyemez La diye.

 

İkide bir, onun bunun şunun için yürüyüşe çıkmayız, öyle şu şuralı, bu buralı diye ayrımcılık yapmayız, bu kenti şunlar işgal ettiler diye zırlamayız, basarız La bağrımıza, bağrımıza.

 

Kim demiş bozkırın sevdası da kuraktır diye, kim demiş bozkırın kızları, angaranın kızları katı, kapalı, görgüsüz diye, Orhan Veli’ yi Veli eden güzel Angaralıdır, Angara kızları sevdalarının arkasında değil, yanındadır.

 

Çekingensek edebimizdendir, minnetsizsek edebimizdendir, öyle fırlama değilizdir, pat diye ortaya çıkanlardan, damdan bir anda düşenlerden değilizdir, Vardır çok şeye yeteneğimiz ve dahi bilgimiz, bir değil pek çok alanın aynı anda hâkimi oluruz da, mütevazıyızdır La mütevazı, çıkmayız öyle, atlamayız öyle hemen her yere. Angaralı layık olmadığına tenezzül etmez, Angaralı kendinde yok ise bir yetenek ortaya çıkıp kendini rezil etmez. Ağırdır, vakurdur Angaralı. Çıkarsa bir Angaralı meydana, hakkını da verir sonuna kadar.

 

Severiz, misketi, hüdaydayı, ama " hadi La kalk iki oynayak, kendi neşemizi kendimiz bulak " diye kolumuza sarılsa gardaşımız, naz da yaparız. Nazımız adettendir, nazlana nazlana kalkar oynarız, kalktık mı da oyuna, yerimize kolay kolay oturmayız.

 

Usulümüz, erkânımız ve adabımız vardır, hala büyüklerimizin elini öperiz, bayramlarda kaçmayız sağa sola, gelenimizi gidenimizi, eşimizi dostumuzu bekleriz. “ay ne kadar banal “diyenler olur bazen, göreneklerimize, aldırış etmeyiz, “la bebe sen ne bilin der “ uzatmayız, geçer gideriz.

 

Yakın zamanda kaybettiğimiz, ciğerimin paresi, bağrımı yakan, böğrüme acısı kalan, nurlar içinde uyusun, Neşet Ustamızın, en hızlı zamanlarında, sazının tellerine aşkla vurduğu, töngürdettiği kenttir Angara. Herhangi bir yaz akşamı geçtiğinizde bir mahallesinden, istisnasız her evinden marş gibi yükselen, aile kavgaları, tartışmalar değil, angara oyun havasıdır.

 

Oyun havasında sadece oynamayız, yaşarız da türkünün içinde yaşarız La, hatta oyun havasında bile hüzünleniriz, denizimiz yoktur amma gözlerimiz hep buğulu buğulu bakar. Denizi gökyüzünde, birbirimizin gözlerinde ararız.

 

Müştak Babanın müjdesi, Hacı Bayram Veliyullahın himmetiyle BAŞKENT olmuşuzdur, manevi değerlerimiz yücedir, kutsalımıza sahip çıkarız, bölmeyiz, böldürmeyiz, ne şirk karıştırır ne de şüpheye düşeriz, Edep Ya Hu ile yürür, Ya El Medet ile rızkımızı, zanaatımızla kazanırız. Bulaşmayız öyle harama, Öz Angaralı, Ahilik Ocağının külünü yutmuştur, Haram katmayız aşımıza.

 

Babalarımızla rakı tokuşturmayız, bırak rakıyı, babalarımızın yanında sigara içmez, bacak bacak üstüne dahi atmayız, Bu bizi eksiltmez biliriz.

 

İnkâr etsek de, Angara gri bir kent hiç sevemedim, sevemedik desek de,  için için Angarayı özleriz, Evet Angara Gizli bir Aşktır aslında, bir türlü açılamadığımız ve şanssız bir maşuktur aslında, aşkımızı itiraf edip bir türlü maşuku mutlu etmediğimiz. Angara cefakârdır bu bağlamda. İzmir’e herkes aşkını itiraf eder de, nedense Angara’ya gelince sıra, sevmedim ben ya Angarayı, bir denizi bile yok der geçer gideriz.

 

Yine Neşet Ustamın sözüyle;

 

" denizi seyretmek gibidir, bozkırda gökyüzünü seyretmek "

 


“Bir yerin başkent olabilmesi için, önce kent olmayı hak etmesi gerekiyordu. Oysa Ankara, Anadolu’nun ortasında bir bozkır kasabası idi. Onu başkent olmaya taşıyan en önemli unsur ise, coğrafi avantajlarından öte, Ankara halkının Mustafa Kemal’e ve Heyet-i Temsiliye’ye hissettirdiği olağanüstü Milli Mücedele inancı ve azmiydi. Ankara; eski, körüklü, arızalı üç araba ile gelen dokuz Heyet-i Temsiliye üyesini, üç şoförü ve tabii Mustafa Kemal’i bağrına basmıştı…”

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 8457 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Hazır mısın Türkiye?
9/30/2012
Biraz Kül Biraz Duman- Türkiye'nin Sınavı
9/19/2012
Simerenya'dan Mektup*
8/21/2012
Ah Biz Balıklar!
8/9/2012
7/31/2012
Coğrafya Kader midir?
7/21/2012
Arılar ve Sineklerin Savaşı
6/24/2012
Başkanlık Sistemi Öncesi
5/24/2012
3.Dünya Savaşına Doğru
4/12/2012
Komşularla Sıfır Sorun - Sorunlarla Sıfır Komşu
2/20/2012
Nice Çağlara Osmanlım
1/27/2012
Sağlıklı Reformlar Mars Başak’ta Retro Politik Etkileri
1/24/2012
2012’de Türkiye’yi Neler Beklemekte ?
1/12/2012
Sarkozy Sarkaçı – Anadan Oğula Nesil Bunlar
12/24/2011
2011’ i Uğurlarken Hafızaya Eklenenler
12/13/2011
2012 Yapay Kıyamet Provası Kıyam- Et !
12/4/2011
Balıkdaşım Dikkat Et Kendine
12/1/2011
1962-2012 Bir Filmin Finali- Nükleer İçgüdü
11/30/2011
İsrail Bir Yanlışın Bin İzinde...
11/20/2011
İran Kilit, Anahtar Türkiye’mi?
11/11/2011
Arap Baharı, Avrupa Rüzgarı
11/5/2011
Astroloji, Kaderin Yorumlanmasıdır!
10/30/2011
YORUMLAR
Toplam 16 yorum var, 5 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
ElifHÖztürk 18 Ekim 2012 Perşembe 21:59

Merhaba Hülya Hanım, bu minicik sorunumuz çözülmüş oldu. Memnun oldum tanıştığımıza. Türk Time Ailesi adına, buradaki varlığınız için teşekkür ediyorum. Sizinle aynı düşüncedeyim ve bu ailede yazar olmamdaki neden, başta Talat Atilla beyefendiye olan sonsuz güvenim ve Türk Time Ailesinin bunca haber portalı arasında apayrı bir sıcaklığı olmasından dolayıdır. sevgiyle Elif Hece

Yorumu oyla      71      49  
Misafir 18 Ekim 2012 Perşembe 21:45

Bu kadar seviyeli ve okyanuslar kadar bilgi dolu yazilari yazmanin sirlarini da bizimle paylasirsaniz diyecegim de demiyorum,o da siz de kalsin efendim.Hüda , korusun ve daima yüceltsin sizin gibi bilge´leri.

Yorumu oyla      65      51  
hulya 18 Ekim 2012 Perşembe 16:51

Bir çok haber sitesi var ben turktime'ı seviyorum.Aslında siyaseti sevmem ama hayatımızı düzenleyende onlar o yüzden duyarsız kalamıyorum.Turktime'ın yarı profösyönel yarı amatörmüş gibi duruşu benim hoşuma gidiyor. Elif hanım ilk defa sizin pencerenize yorum yazdım.Bunda sitede yapılan değişikliğinde payı var.Yazarların bir kısmı önceden görünmüyordu bunu bir kaç kes eleştirmiştim.Tanışmış olduk, bundan sonra yazılarınızı takip edeceğim:))

Yorumu oyla      65      50  
ElifHÖztürk 18 Ekim 2012 Perşembe 15:13

Sevgili 19.41 çok teşekkür ederim. benden yana dediğim gibi müsterih olun sorun yok. Hülya Hanım da anlamıştır umarım. sevgiyle Elif Hece

Yorumu oyla      63      50  
Misafir 17 Ekim 2012 Çarşamba 19:41

Elif hanim ve cok kiymetli okuru Hülya hanim.Buz de cok güzel bir söz vardir, yeri gelmisken zikr edeyim"bir deli kuyuya tasar atar,kirk tane akilli onu ora dan cikaraz imis.." iste o deli insan benim.Umarim bundan böyle Türkcemin cok zayif olmasin dan dolayi okudugunu daha iyi anlamaya calisirim.Yunus Emre´nin bir sözüyle kisisel kritik yorumumu bitiriyorum (sevelim sevilelim, bu dünya kimseye kalmadi kalmayacak)Normalde bu gibi anlasmazlik veya ciddi fikir tartismalarinda TEYZE müdahale ederdi

Yorumu oyla      65      49  
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
TÜFE
Ukrayna
1. Lig
uzaktan çalışma
haberler
haşim kılıç
İthalat
bakırköy
Medical Park