Parkinson hastalığının çoğunlukla 60 yaş üstü bireylerde görüldüğünü belirten Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Süber Dikici, hastalığın daha genç yaşlarda da ortaya çıkabildiğini ve bu durumun genellikle genetik nedenlerle ilişkili olduğunu söyledi. Orta yaşta yapılan düzenli egzersizin, ileri yaşlarda Parkinson riskini önemli ölçüde azaltabildiğini vurguladı.
PARKİNSON NASIL ORTAYA ÇIKAR?
Parkinson hastalığının, merkezi sinir sistemini etkileyen kronik ve ilerleyici bir nörodejeneratif hastalık olduğunu ifade eden Dikici, hastalığın beyinde dopamin üreten hücrelerin hasar görmesi sonucu geliştiğini belirtti. Hareketlerde yavaşlama, titreme, kas sertliği ve denge sorunlarının en yaygın belirtiler arasında yer aldığını aktardı.
Hastalığın, beynin “substantia nigra” ve “locus coeruleus” bölgelerindeki sinir hücrelerinin kaybıyla ortaya çıktığını kaydeden Dikici, genetik yatkınlık, çevresel faktörler, ilaç kullanımı ve yaşam tarzının da etkili olabileceğini ifade etti.
Parkinsonun yalnızca hareketle ilgili bulgularla sınırlı olmadığını söyleyen Dikici, motor dışı belirtilerin hastalıktan yıllar önce görülebileceğine dikkat çekti. Kabızlık, koku kaybı, duygu durum değişiklikleri ve REM uyku davranış bozukluğunun erken dönemde ortaya çıkabileceğini belirtti.
İlerleyen süreçte denge kaybı ve yürüme güçlüğü gibi şikayetlerin daha belirgin hale geldiğini aktaran Dikici, Parkinsonun bazı cilt hastalıklarıyla da ilişkili olabileceğini dile getirdi.
RİSK FAKTÖRLERİ VE KORUYUCU ETKİLER
Hastalığın kesin nedeninin bilinmediğini ifade eden Dikici, yaşın en önemli risk faktörü olduğunu belirtti. 65 yaş üzerindeki bireylerde görülme oranının yüzde 1 civarında olduğunu, bu oranın 85 yaş üstünde daha da arttığını söyledi.
Çevresel etkenler arasında pestisit ve ağır metal maruziyetine dikkat çeken Dikici, kafeinin nöroprotektif etkisi sayesinde Parkinson riskini azaltabileceğine dair bulgular bulunduğunu da aktardı.
Tanının çoğunlukla nörolojik muayene ile konulduğunu belirten Dikici, gerekli durumlarda MR gibi görüntüleme yöntemlerinden de yararlanıldığını ifade etti. Tedavide temel yaklaşımın azalan dopamin seviyesinin yerine konulması olduğunu söyledi.
İlaç tedavisinin yanı sıra yaşam tarzı düzenlemeleri ve fizik tedavinin önemli yer tuttuğunu vurgulayan Dikici, dengeli beslenmenin de tedavi sürecinde etkili olduğunu belirtti. İleri evre hastalarda ise derin beyin stimülasyonu (DBS) yönteminin uygulanabildiğini ifade etti.
YENİ TEDAVİ YÖNTEMLERİ ARAŞTIRILIYOR
Gen tedavisi, hücre bazlı uygulamalar ve nörokoruyucu tedavilerin henüz araştırma aşamasında olduğunu belirten Dikici, düzenli egzersizin hastalığın her aşamasında önerildiğini söyledi.
Parkinson rehabilitasyonunda iş ve uğraşı terapilerinin önemli bir yer tuttuğunu belirten Dikici, ince motor becerileri geliştirmeye yönelik çalışmaların, yürümeyi destekleyici araçların ve ev içi düzenlemelerin hastaların yaşam kalitesini artırdığını ifade etti.
Ev içinde düşme riskini azaltacak önlemler alınması gerektiğini vurgulayan Dikici, yürüyüş sırasında yaşanan “donma” durumlarında basit yönlendirmelerin hastaya yardımcı olabileceğini sözlerine ekledi.
|
Yorumcuların dikkatine… • İmlası çok bozuk, • Büyük harfle yazılan, • Habere değil yorumculara yönelik, • Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan, • Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren, • Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen, yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR. |
Bunlar da ilginizi çekebilir...