Wall Street'te Fed beklentisi değişti: Faiz artışı gündemde
ABD'den gelen güçlü istihdam verisi ve yükselen tahvil getirileri, Fed'in faiz politikasına ilişkin beklentileri yeniden şekillendirdi.
- Son Güncelleme:

ABD'de ağustos ayında açıklanan 162 bin kişilik istihdam artışı, ekonominin beklentilerin üzerinde direnç gösterdiğine işaret etti. İş gücü piyasasındaki güçlü görünüm ve enflasyon baskısının devam etmesi, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz politikasında daha erken bir sıkılaşmaya gidebileceği beklentisini güçlendirdi.
Wall Street'te bazı finans kuruluşları, daha önce yıl sonuna doğru öngördükleri faiz artışını eylül ayına çekmeye başladı.
"FED ENFLASYONLA MÜCADELEDE GERİDE KALDI"
RSM Başekonomisti Joe Brusuelas, Fed'in enflasyonla mücadelede yeterince hızlı hareket etmediğini savundu. Brusuelas'a göre merkez bankasının güvenilirliğini koruyabilmesi için faiz artırımını değerlendirmesi gerekebilir.
Federated Hermes'ten RJ Gallo ise Fed'in faiz artırımı yönünde ilerlediğini düşündüğünü belirtti. Gallo, kısa vadeli faizlerin yükseltilmesinin Fed'in enflasyonla mücadeledeki kararlılığını göstermesi açısından önemli olabileceğini ifade etti.
Gallo'ya göre böyle bir adım, uzun vadeli tahvil getirileri üzerinde de aşağı yönlü baskı oluşturabilir.

FAİZ ARTIŞI İÇİN GÖZLER EYLÜL TOPLANTISINDA
Macquarie analistleri, son ekonomik verilerin ardından beklentilerini değiştirdi. Kurum, daha önce aralık ayında gerçekleşmesini beklediği faiz artırımını eylül toplantısına çekti. Macquarie ayrıca ikinci faiz artışının 2027'nin ilk çeyreğinde gelebileceğini öngördü.
Piyasalardaki fiyatlamalar da faiz artışı ihtimalinin güçlendiğini gösteriyor. Polymarket verilerinde, Fed'in 15-16 Eylül toplantısında faiz artıracağı beklentisi yüzde 53 seviyesine kadar yükselirken, faizlerin sabit bırakılması ihtimali yüzde 48 civarında fiyatlanıyor.
FED'DEN NET SİNYAL GELMEDİ
Fed Başkanı Kevin Warsh henüz para politikasının yönüne ilişkin net bir mesaj vermedi. Fed yetkilisi Christopher Waller ise gelecek enflasyon verilerinin fiyat baskılarında gevşemeye işaret etmesi halinde faizlerin mevcut seviyede tutulmasını destekleyebileceğinin sinyalini verdi.
Bu nedenle piyasaların gözü, toplantı öncesinde açıklanacak yeni enflasyon verileri ve Fed yetkililerinin vereceği mesajlarda olacak.
WALL STREET'İN GÖZÜ TAHVİL GETİRİLERİNDE
Piyasalar açısından asıl kritik konu ise olası bir faiz artışının ardından uzun vadeli tahvil getirilerinin nasıl hareket edeceği.
Yüksek petrol fiyatları, devam eden enflasyon baskısı, ABD'nin rekor seviyelere ulaşan borç yükü ve artan tahvil ihraçları yatırımcıların daha yüksek getiri talep etmesine neden oluyor.
ABD Hazinesi'nin tahvil geri alımlarını artırması ise piyasadaki baskıyı yalnızca geçici olarak hafifletebildi. Bu nedenle Wall Street'te Fed'in faiz kararının yanı sıra tahvil piyasasının vereceği tepki de yakından izleniyor.

YORUMLAR
İlk yorum yapan sen ol...