Turk Time
DOLAR
48,7713 %0.08
EURO
56,0537 %-0.08
ALTIN
6865,8860 %0.94
BIST-100
13284,42 %-1.67
PETROL
99,7200 %-0.86
BONO
40,1100 %-1.23
ISTANBUL
BUGÜN
17/24°
ISTANBUL
YARIN
18/25°

Durun… Savaşa değil, seçime giriyoruz

Durun… Savaşa Değil, seçime giriyoruz. Artık günler kaldı. Türkiye, kader seçimine adım adım gidiyor.

  • Son Güncelleme:
Durun… Savaşa değil, seçime giriyoruz

Durun… Savaşa Değil, seçime giriyoruz.

Artık günler kaldı. Türkiye, kader seçimine adım adım gidiyor.

Gerçi Türkiye’deki bütün seçimler “bizi seçin” diyenler tarafından kader seçimi olarak etiketlenir.

Bu ilk değil.

Hiçbir seçim sıradan, demokrasilerin bir rutini olan süreç olarak lanse edilmez bu topraklarda. Ama bu kez bir ilk yaşanıyor. Hem de çok tehlikeli bir ilk.

İlk kez muhalif seçmende “İktidarı sandıkta yensek de vermeyecekler” algısı bu kadar görünür bir hal aldı.

Bu psikoloji, çok tehlikeli bir psikoloji. Ne yazık ki; bu psikoloji bir paranoyak muhalif davranışı olarak da belirmedi. İktidar ileri gelenlerinden gelen açıklamalar her geçen gün bu psikolojiyi besliyor.

Bu psikolojiyi besleyen açıklamalar tümüne bakıldığı zaman başka anlamlarda olsa da günün sonunda ortaya bu algının çıkmasını engellemiyor.

O yüzden; belki de son düzlüğe girerken iktidarıyla muhalefetiyle herkesin derin bir nefes alıp ne yaptıklarını, ülkeyi nereye sürüklediklerini, seçmen psikolojisini bu hale sokup bilerek ya da bilmeyerek neyi hazırladıklarını düşünmeleri gerek.

Öyle haller vardır ki; kazanmış görünseniz de aslında büyük kaybetmişsinizdir. Tersi de aynen geçerli.

Seçim gecesine ilişkin demokrasi dışı beklentilerden biri bile gerçekleşse kim kazansa ne olur? Seçim yapabilme yetisini kaybetmiş bir ülkeyi yönetseniz ne olur yönetmeseniz ne olur? Milli iradenin yansıdığı sandığı sakatlayan bir ülkede iktidar olsanız ne olur olmasanız ne olur?

O yüzden kazananı olmayacak, kaybedeni iktidarıyla muhalefetiyle tüm partilerin olacağı bu “savaş psikolojisi”nin terkedilmesi için bir an önce adım atılmalı, sorunlu ifadeler düzeltilmeli, zihinlere zerk edilen o zehir acilen temizlenmelidir.

Çünkü iktidarlar gelir iktidarlar gider. Ama kardeşliğimiz, tüm farklılıklara rağmen bir arada yaşayabilme becerimiz, elimizdeki en güçlü kart olan iç barış giderse, geriye bir şey kalmayacak.

Farkına varın. Düşmanla savaşa girmiyorsunuz, seçime giriyorsunuz. Hiçbirinizin koltuğu bu ülkeden daha kıymetli değil.

YORUMLAR 

Misafir

haberleşmede temel kural her iki tarafın alıcıları açık olmalı. Yoksa bunun adı haberleşme olmaz. Sizin söylediğinizin yerine varması için, karşı tarafın kulakları açık olmalı, sizi işitmeye hazır olmalı. Muhatabınız kulaklarını tıkamış, sadece ağzı açık ve var gücüyle bağırıyor, kendi söylediğini bile işitmiyor. KUlaklar tıkalı, ne söylediğin farkında değil. İnşallah Pazar günü o tıkalı kulakları açacağız, işte o zaman iletişim başlayacak, birbirimizi anlayacağız.

YORUM YAP 

Bu bölüm boş bırakılamaz
Bu bölüm boş bırakılamaz
Yorum Yapma Şartlarını Kabul Etmediniz