Saadet Partisi Genel Başkanı Numan Kurtulmuş, ''Ermeni meselesine'' ilişkin tartışmalarda, ''kamplaşma üslubuyla, husumetleri körükleyecek bir üslupla, hele ki Ermeni diasporası ağzıyla hiç konuşulmaması gerektiğini'' söyledi.
İstanbul Ticaret Üniversitesi'nin ''Ermeni meselesi'' konulu panelde konuşan Kurtulmuş, bunun siyasi bir mesele olmadığını, tamamen bilim adamlarınca, bilimsel yöntemlerle tartışılması gerektiğini ifade etti. ''Ermeni meselesinin tarihi bir vaka olduğunu'' anlatan Kurtulmuş, ''Bu vaka, siyasetin bir aracı olarak kullanılmamalıdır. Mesele, aynı 'Ergenekon' gibi çok anlamsız bir kamplaşmanın konusu haline getirildi. Özellikle kendi içimizde olmak üzere bu meselenin, bir kamplaşma haline getirilmemesi lazım'' diye konuştu.
KAVGA VE DÜŞMANLIK HALİNE GELMEMELİ
Konuyla ilgili temel meselelerden birinin de ''üslup meselesi'' olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, ''Tartışmalarda, kamplaşma üslubuyla, husumetleri körükleyecek bir üslupla, hele ki en önemlisi Ermeni diasporası ağzıyla hiç konuşulmaması gerekir'' dedi. Numan Kurtulmuş, ''her iki tarafta da yaşanan acıların ve ölümlerin olduğunu, ancak bu durumu bir kavga ve düşmanlık haline getirmenin büyük bir yanlış olacağını'' kaydetti.
Yapılan tartışmaların ''kimin haklı olduğu yönünde olmaması gerektiğini'' belirten Kurtulmuş, şöyle konuştu:
KONUYU İDRAK ETMEK ZORUNDAYIZ
''Bu tartışmalarda eğer bir şeylerin ispatı yönünde uğraşırsak, daha tartışmanın ilk cümlesinde taraf oluruz. Hain bir saldırıyla öldürülen Hrant Dink'in şu tespiti önemlidir. Diyor ki, 'Türkiye, Ermeni meselesinde inkar veya ikrar konusunda bir zorlamaya itiliyor.' Yani insanlar, bu meseleyi ya görmezden gelmeye ya da kabul etmeye zorlanıyor. Halbuki doğru olan şudur; biz bu konuyu idrak etmek zorundayız.''
Kurtulmuş, Türk kültüründe, medeniyetinde ''ötekileştirmek'' diye bir şeyin olmadığını, Batılıların bunu anlamakta çok zorlandığını söyledi. ''Bu konuyu anlayamayanların kendi kültürlerinde ötekileştirmek üzerine siyaset üretenler olduğunu'' dile getiren Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:
DÜNYAYA BİR MESELE OLAMDIĞINI GÖSTERELİM
''Gerçekten bu meseleyi sonuçlandırmak istiyorsak eğer, Artin Penik'i hatırlamamız lazım. Artin Penik, Ermeni asıllı bir Türk vatandaşıydı. ASALA terör örgütünün eylemlerini yoğunlaştırdığı bir dönemde Penik, Taksim Meydanı'nda bu ASALA terörünü kınamak ve Türk-Ermeni dostluğunu sabote etmek isteyenleri protesto etmek amacıyla üstüne benzin dökerek kendisini yakmıştır. Biz, Artin Penik'in hatırasını yaşatmak durumundayız. Kendisini yaktığı yere Artin Penik kitabesi veya anıtı dikelim. Ben bunu öneriyorum. O zaman tüm dünyaya bizim içimizde bir mesele olmadığını göstermiş oluruz.''
Panelde konuşan Prof. Dr. Mim Kemal Öke de ''Özür Dileme Kampanyası''nın çok yanlış bir eylem olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Öke, ''Bu özür belgesini imzalayanlar, hangi bilgiyle, hangi vasıfla imzalıyor? Gerçekten çok merak ediyorum'' dedi. Meselenin, tarihçiler tarafından incelenmesi ve çözümlenmesi gerektiğini söyleyen Öke, ''Türkiye'de bir kesim, demokratik olabilmek için soykırımı kabul etmeliyiz diyorlar. Ben gayet demokratik olduğumuzu düşünüyorum. Sırf birilerine jest yapmak için olmayan bir soykırımı kabul edemem. Kimse kusura bakmasın'' şeklinde konuştu
|
Yorumcuların dikkatine… • İmlası çok bozuk, • Büyük harfle yazılan, • Habere değil yorumculara yönelik, • Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan, • Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren, • Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen, yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR. |