Zeyid Aslan… Çünkü…
Meclis'teki üç dönemlik vekilliğini küfürbazlık seviyesinde kilitlediği için...
- Son Güncelleme:

Aslında sadece ismini yazsak ve kaybetti desek, devamını getirmesek yeterli olacaktır. Çünkü üçüncü dönemdir Meclis’te olan AKP vekili Aslan’ı kamuoyu ancak isminin önüne küfürbaz sıfatı gelince tanıdı. Küfürlerinin dışında bir vekil olarak nasıl bir varlık gösterdiği meçhul.
Ama yine de vukuatlarını bilmeyenler olabilir diye biz Zeyid Aslan isimli vekilin neden kaybeden olduğunu birkaç satırla anımsatalım.
Onu ilk önce CHP’li Kamer Genç’e analı avratlı ağza alınmayacak küfürler etmesiyle tanıdık. Sonra “Annesinin öldüğünü bilmiyordum” gibi akla hayale sığmayan özür dileme girişimiyle.
Derken Türkiye gibi her mevzunun jet hızıyla unutulduğu bu memlekette Aslan’ın o küfürleri de unutuldu. Tabii bu unutturma olayında AKP’nin payını da yabana atmamak lazım. Önce dostlar alışverişte görsün kabilinden bir disipline verme tiyatrosu düzenlendi, sonra o yüz kızartan küfürlere hiçbir ceza verilmedi.
Eh… Madem partisi bir vekilin ölmüş annesinden kendisine kadar en ağır küfürleri bile hoş görüyordu, serde de zaten küfürbazlık vardı, neden dursundu ki Zeyid Aslan.
Ve durmadı.
Meclis’te uyuklarken fotoğrafının çekilmesi üzerine 4 kadın gazeteciye “Ben de sizin bacak aranızın fotoğrafını çeksem ve yayınlasam…” diye başlayan edep sınırlarını hayli zorlayan sözlerle sarfedince küfürbazlığı ve ağzı bozukluğu iyice perçinlendi.
Şimdi sözde tepkiler ve ikinci disiplin muhabbeti başladı AKP’de. Sonuçta ne olur bilmiyoruz. Belki yine hiçbir ceza verilmeyecek, belki bu kez usulüne göre göstermelik bir cezaya çarptırılacak.
Ama fark etmez.
Partisi ne yaparsa yapsın Zeyid Aslan kayıtlara küfürbaz olarak geçti bir kez. Ve KAYBETTİ.

YORUMLAR
Zeyid Aslan kaybetti, bence de seçim doğru olmuş. Acaba başka kim kaybetti? Bence yine biz kaybettik. Daha önce de yazmıştım, bu vekiller bizim vekilimiz. Malum, vekil asili temsil eder. Onları bizi temsil etsinler diye bizler seçip gönderiyoruz. Partiler kanunu partinin liderliğini partinin sahibi haline getirdiği için gönlümüze göre milletvekillerini tespit etme şansımız olmuyor, dolayısıyla mecburen önümüze ne konarsa onu yiyoruz. Özetle, güzel bir sözümüz var hani, BÖYLE BAŞA BÖYLE TARAK.