Kanser tedavisi sürecinde kalp ve damar sağlığımızı etkileyebilecek 3 temel faktör var; bunlardan ilki kanser hastalığının kendisi, aslında kanser daha çok dolaylı yollarla kalbi ve damarları etkiliyor, direkt etkidi de olabiliyor ancak bu daha sınırlı. İkinci faktör ise kanser için uygulanan tedavinin vücuttaki olası olumsuz etkileri, bu tedaviler kemoterapi/ immunoterapi gibi ilaç tedavileri olabiliyor, bazen de radyoterapi söz konusu olabiliyor.
Üçüncüsü ise kanser tedavisi alan kişilerin diyabet, tansiyon gibi zaten var olabilen bazı kronik rahatsızlıkları. Bu tarz kronik hastalıkların da tedavi sürecinde kontrol altında tutulması çok önemli. Bu nedenle günümüzde kanser tedavisi sadece kansere odaklanmak değil aynı zamanda olası diğer sağlık sorunlarının yönetimini de içermekte.
HANGİ TEDAVİLER KALBİ ETKİLEYEBİLİR?
Sevgili meslektaşım ve onkoloji alanının uluslararası alanda önde gelen isimlerinden olan Prof. Dr. Özlem Er ile kısa bir sohbet yaptık, bu konuda güncel bilimsel veriler bize ne sunuyor onları konuştuk. Aslında bazı kemoterapi ilaçları kalp kasını doğrudan etkileyebilir, nabız düzensizliklerine yol açabiliyor. Bazen damar pıhtılaşmalarına neden olabiliyor.
İmmunoterapi dediğimiz bazı hedefe yönelik tedaviler tansiyonu yükseltebiliyor. Göğüs bölgesine uygulanan radyoterapi ise yıllar içinde kalp damarlarının yapısında olumsuz değişikliklere yol açabilmekte. Tüm bu olası olumsuz etkiler aslında yıllar içinde daha az görülmeye başlandı ancak görülme sıklığı hala yüzde 10 seviyelerinin üstünde ve kanser tedavisi sürecini etkileyebilecek potansiyele sahip.

TEDAVİYE BAŞLAMADAN ÖNCE KALP KONTROLÜ NEDEN ÖNEMLİ?
Son bilimsel veriler, özellikle riskli gruptaki hastalarda kanser tedavisine başlamadan önce kalbin durumunun değerlendirilmesini öneriyor. Bu genellikle basit bir elektrokardiyografi, ekokardiyografi ve bazı kan testleri ile yapılabilmekte.
Bu basamakta hedef kalbin başlangıç durumunu bilmek ve tedavi süresince ortaya çıkabilecek değişiklikleri erken fark etmektir. Çünkü kalpteki değişiklikler bazen belirti vermeden başlayabilmekte.
Kanser tedavisi görürken şu belirtiler önemlidir: yeni başlayan nefes darlığı, çabuk yorulma, çarpıntı, beklenmedik tansiyon yükselmesi..
Bu şikâyetler “tedavinin doğal etkisi” diye düşünülmemeli, mutlaka doktora bildirilmelidir. Erken fark edilen kalp sorunları genellikle daha kolay yönetilir.
EGZERSİZ KALBİ NASIL KORUR?
Kanser tedavisi sürecinde düzenli egzersiz yapmak, kanser ve kanser tedavisinin neden olabileceği olumsuz kardiyovasküler etkileri azaltır. Kanser tedavisi sırasında birçok hasta doğal olarak hareketini azaltır. Oysa doktorun izin verdiği ölçüde yapılan hafif ve düzenli egzersiz, hem kalp hem de genel sağlık açısından çok değerlidir.
Yapılan araştırmalar şunu gösteriyor; düzenli yürüyüş kalp fonksiyonlarını destekler, kas kaybını azaltır, tansiyon kontrolüne yardımcı olur, yorgunluk hissini azaltabilir
Egzersiz her zaman yoğun spor yapmak anlamına gelmez. Günlük 20–30 dakikalık tempolu yürüyüş bile kalp sağlığı için önemli bir katkıdır. Elbette egzersiz planı mutlaka hekime danışılarak yapılmalıdır.
KANSER TEDAVİSİ SIRASINDA DAMAR SAĞLIĞI ÇOK ÖNEMLİDİR
Kalp sağlığından söz ederken damar sistemini de unutmamak gerekir. Kanserin kendisi ve bazı tedaviler, kanda pıhtılaşma eğilimini artırabilir. Bu durum özellikle derin ven trombozu (DVT) dediğimiz, bacak damarlarında pıhtı oluşumu ile kendini gösterebilir.
Bacakta ani şişlik, ağrı, ısı artışı veya tek taraflı gerginlik hissi varsa mutlaka doktora başvurulmalıdır. Daha nadiren pıhtı akciğere gidebilir ve ani nefes darlığına yol açabilir.
Bu risk her hastada görülmez. Ancak özellikle uzun süre hareketsiz kalan, hastanede yatan ya da ek risk faktörleri bulunan hastalarda daha dikkatli olunmalıdır.
Düzenli egzersiz burada da devreye girer. Doktorun önerdiği ölçüde yürümek ve aktif kalmak, damar dolaşımını destekler ve pıhtı riskini azaltmaya yardımcı olur.
Sonuç olarak kanserle mücadele ederken kalbi ve damarları ihmal etmemek gerekir. Düzenli egzersiz yapmak gibi basit önlemler, kanser hastalarını önemli kalp damar sorunlarından koruyabilir ve bu süreci daha rahat atlatmalarına destek olabilir.
KAYNAK: NTV
|
Yorumcuların dikkatine… • İmlası çok bozuk, • Büyük harfle yazılan, • Habere değil yorumculara yönelik, • Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan, • Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren, • Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen, yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR. |
Bunlar da ilginizi çekebilir...