Utku Çakırözer… Çünkü…
Bazı meslektaşları gibi "Hükümet istemiyor, Esad Röportajı da neyime" demek yerine sadece gazetecilik refleksiyle hareket edip Esad röportajıyla tarihe not düştüğü için...
- Son Güncelleme:

Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Utku Çakırözer’in Suriye lideri Beşar Esad’la yaptığı röportajın yankısı kaç gündür sürüyor.
Nasıl sürmez ki? Türkiye-Suriye savaşı çıkacak mı çıkmayacak mı diye hop oturup hop kalkarken, gün aşırı basın üzerinden karşılıklı restler çekilirken, fısıltı gazetesi doğru yanlış onca mesajı son hız taşırken Esad’ın bir Türk gazeteciye birinci elden yaptığı açıklamalar tabii ki gündem olacak.
Biliyorsunuz… Esad ile röportaj yapmak için dört gazeteci başvurmuş ama Hükümetin “Bu kritik dönemde Esad propagandasına malzeme olmayın” drektifi sonrası o ekipten üçü başvurularını geri çekmişti. Ve Utku Çakırözer bu drektife rağmen geri adım atmadı ve röportajını yaptı.
Şimdi… Diyebilirsiniz ki bir Türk gazeteci nasıl olur da kavgalı olduğumuz bir ülkenin lideri ile röportaj yapar? Onun mesajlarını iletmeye nasıl aracı olur?
Şunu anımsatmak isteriz. Gazeteci, gazetecidir. Siyasi erkin bir uzantısı değil. Bir gazeteci için gazetecilik faaliyeti her şeyden önce gelir. Bu faaliyeti yürütürken acaba attığım adım siyasi denklemin neresine oturur gibi kaygılar gütmez. En azından kağıt üstünde böyledir.
Esad şimdi tu kaka ilan edilmiş olabilir. Unutmayın, bundan birkaç yıl önce de şu an Esad’a demedik laf bırakmayan hükümet adamlarının kol kola fotoğraf verdiği, karşılıklı dostluk mesajlarının boca edildiği bir isimdi. Bunun birkaç yıl sonra yine bu şekilde olmayacağını da kimse iddia da garanti de edemez. Ki buna siyaset denir.
Ve siyaset kendi mecresında, kendi dinamikleri içinde akar. Beklenen; gazetecilerin bu akışa kendilerini kaptırmaları, siyasilerin yancısı ya da kuyruğu olmaları değil, gazetecilik refleksini tek belirleyici olarak kabul edip işlerini yapmalarıdır. Dolayısıyla; siyasi kavga bir tarafa, tam da gündem bu şekilde oluştuğu için Esad röportajı başlı başına bir gazetecilik faaliyetidir.
İşte bu yüzden; yani diğer üç gazeteci gibi “Hükümet istedi, aman kızdırmadan kararımızdan hemen geri dönelim” diye jet hızıyla randevu talebini geri çekmek yerine gidip röportajını yapıp tarihe not düştüğü için UTKU ÇAKIRÖZER kazandı.

YORUMLAR
kazanmıştır veya kazancı artmıştır doğrudur,maliyeye beyanname verip matrahı yükseltmesi vergisini de arttırması boynunun borcudur.
13.37 müjde ,sarılacak bir ipin daha oldu,altanlar kesmedi zahir,
Utku Çakırözerin adını hiç duymamıştım,bu gazeteci sadece temel bir gazetecilik işlevi yapmış vede yandaş basını ait olduğu yere,yerin dibine bir kez daha sokmuştur.Telefon emri olmadan röportaj bile yapamayan zavallılar deşifre ola ola kabak haline geldiler fakat hala ortada dolaşabiliyorlar.Bari gazeteciyiz demesinler yada basın ilkelerinden bahsetmesinler yav,iyice kepaze oldular.
yandaş basın var herşey iyi,güzel,doğru bir de yoldaş-düşman basın var,herşey kötü,75 milyonun 74 milyonu açlıktan sefaletten ölmek üzere,ülkenin yok olması an meselesi,iktidar düşmanlığı ile ülke düşmanlığı atbaşı gidiyor,her iki taraf a da millet fazla itibar etmiyor,kaale almıyor,iktidar düşmanlığı adına ülkeye düşmanlık edenler biraz fazlaca kızıyor...yörük
yanardöner-yalaka olmak yerine görevini yapan gazeteci elbette KAZANAN , yalakalıklarıyla başbaşa kalanlar da elbette bir gün KAZINAN olacaklardır.
15:58'e:Daha düne kadar iktidarımız da Suriye'nin safında değil miydi? Bu kadar saf olma lütfen.
brütüs'cülük meziyet oldu,bekri mustafa'nın ayasofyaya imam olması gibi.
bunlar bişeymi,asrın kazananı kılıçdaroğlu,tek baykal kasetiyle hayalini bile kuramayacağı atatürkün,inönünün makamına oturdu...yörük
Türkiyedeki siyasi görüş ve dini inanışın hayata bakış açısındaki etkisi ve yorumlaması üzerine çok ciddi bir araştırma yapılmalı; kendi içindeki tezatlıkları tek tek ortaya çıkaracak şekilde de kayda alıp Türkiye deki her bireye tek tek ulaştırmak gerekmektedir.Bugün esada diktatör ve halkını öldürüyor diyenler arabistan kralına bir şey demez, abd ırakı işgal eder işbirliği yapmak için çırpınır.Bu tezat değilde nedir?
Savaş zamanlarında dahi düşman ülke güçleri birbiri ile irtibat halinde iken bir gazetecinin gidip esad ile görüşmesini vatan hainliği ile itham edenleri eleştirmeye gerek yoktur.Eğer eleştirilmesi gereken bir şey var ise bu görüşmeye gidecek olan diğer 3 gazeteci neden gidememiştir?Bunu eleştirmek lazımdır.Apo ile bile görüşmeye gitmek mübah iken iyi veya kötü bir devlet başkanı ile görüşmeye gitmenin neresi vatan hainligidir.
psiko-askeri operasyon denir buna,o gazeteci ve gazetesi net olarak düşman safında yeralmıştır.
Kazanan,Kaybeden!Bir gazetecinin herkesle röportaj yapması doğaldır.Bu yüzden onu ne hain nede kahraman ilan etmemek gerek.Ancak ülkesi aleyhine yorumlar ve çarpıtır ise o zaman eleştirilebilir.Esad a özel bir gıcığım da yok sempatim de ne dünya üzerinde iltifat gören diktatörlerden daha iyi nede daha kötü.Sadece planın aşamalarından biri ve bu planda imha edilmesi gereken biri.Suriye bizim düşmanımız değil düşmanımız haline getirilmek için ne gerekiyorsa yapılıyor.Bu benim fikrim.
Utku Çakırözer;Savaşı körüklemediği için,her şeye rağmen Türkiye'nin komşularına kaşı hassas olduğunu hissettirdiği için,Esad'a insan olmayı ve takip edildiğini,insanlığını unutursa desteğin kesileceğini hatırlattığı için ve Türkiye'ye zerre zarar vermeyen bu röportajı iktidara rağmen yapma cüretini gösterdiği için tabiki kazanan olmalı.Turktime bazen böyle şaşırtıyor İktidarı da:))
sıradan insanların iğrendiği işleri yapan biri doğal olarak kazanır,yemek nasip olmasın.
Turktime, "kazanan" tercihinde son derece objektif ve hakkını haklıya teslim eden bir duruş sergiliyor. Bunu sulandıranları kınıyorum. Sn. Utku Çakırözer ve gazetesi Cumhuriyet çok ciddi bir gazetecilik başarısına imza attı. Tebrikler Utku, Talat, Ersin, sağğ duyulu okuyucu... Tebrikler Cumhuriyet, Turktime, sağlam kurum ve kuruluşlar...
allah turktime edep izan idrak akıl fikir nasip etsin,ihaneti yere ğöğe sığdıramıyorsunuz.
kazanmaz mı yav,çok önemli bir görevi yaptı,türk halkının kafasına mikser oldu.
kazanmıştır kazanmıştır,hemide çok kazanmıştır,yedi sülalesine yetecek kadar kazanmıştır.
kazanmıştır mutlaka,yaşadığı ülkeye ihanet,hasım devletin sözcüsü olunca efendileri ceplerini mutlaka doldurmuştur...YÖRÜK