Sırrı Süreyya Önder… Çünkü…
Meslektaşlarını patrona gammazlayıp işten atılmalarını isteme hastalığına yakalandığı için…
- Son Güncelleme:

Son bir haftadır Sabah yazarları Engin Ardıç ve Emre Aköz’ün seksist yazıları tartışılıyor medyada. Haklı olarak birçok kadın yazar Aköz ve Ardıç’a sert teki gösterdi. Birçok nitelikli yazı çıktı bu konuda. Haklılardı. Çünkü kadını aşağılayan, bir meta olarak gören faşist zihniyetin tipik örnekleriydi yazıları.
Radikal yazarı Sırrı Süreyya Önder de aynı topa girdi ve eleştiri dozu hayli yüksek, zaman zaman hakarete varan bir yazı kaleme aldı. Önder, temelde haklı olabilir. Ancak öyle bir hata yaptı ki yazdığı her şey sıfırlandı, sözlerinin hiçbir önemi kalmadı.
Sırrı Süreyya Önder yazısını direkt Ahmet Çalık’a açık mektup şeklinde kaleme alıyor ve açıkça “İşlerine son ver o yazarların” diyordu. Hem de hiç eğip bükmeden, açıkça gözdağı vererek.
Oysa vaktiyle meslektaşlarını patrona gammazlayan gazeteciler ne kadar da tartışılmış ve bunun kabul edilemez bir hastalık olduğu yazılıp çizilmişti. Kendi aralarında pek uzlaşma sağlayamayan gazeteciler bile neredeyse bu konuda tek ses olmuştu. O kadar ki patronlara elemanlarını en çok şikâyet eden Fehmi Koru bile o merakından vazgeçmek zorunda kalmıştı.
Ancak maalesef o hastalık Sırrı Süreyya Önder’de nüksetti ve yukarıda anlattığımız gibi meslektaşlarını patrona gammazlayan yazar unvanının yeni sahibi oldu. Ve bu unvanı ile KAYBETTİ.

YORUMLAR
burası türkiye gazeteci söylerse kaybeder siyasetçi söylerse kazanır
akp den önce yılda 62 kadın cinayeti işleniyorken 8 yıl sonra yılda BİN YÜZ-ikiyüz küsür cinayetler konuşuluyor.hiiişşşşt aileden sorumlu devlet bakanım sen ne iş yaparsın niye oturursun o koltukta.yoksa sen hükümetin aile işlerinden mi sorumlusun.
Sırrı bey adam gibi bir adam.Ve adam gibi bir yazı yazmıŞ.eĞER SİZ nEDİM şENER GİBİ,Ahmet Şık gibi,Balbay Gibi ve daha nice yiğit gazetecinin yanına Ardıç ve Aközü gazeteci diye koyuyorsanz "" sizin "KİM KAZANDI KİM KAYBETTİ"köşeniz magazin proğramlarındaki "KİM ŞIK KİM RÜKÜŞ " gibi duruyor....
Evde, işte, bir yerlerde çalışan ya da çalışamayan; var olanlar yanında ebediyete intikal edenler de dahil tüm kadınlarımız.. Sizler bu dünyada sadece biz erkeklerin değil, yaşamın en değerli ve en nadide çiçeklerisiniz.. Allah sizlerden razı olsun, iyi ki varsınız, iyi ki vardınız.. 8 Mart da ne ki?.. Yaşadığımız her gün için sizlere müteşekkiriz..
Sayın Sırrı Süreyya bey gerçekten harika bir yazı yazmış.Çünkü yazının hedefi olan kalemler,hiçbir yerde bu tür yazılar yazma hakkına sahip değiller.Eleştriler havada kaldı ki Aköz efendi Ece Temelkuran'a daha ahlaksız bir üslupla cevap yazdı.Bu tür pisliklere karşı nasıl mücadele edeceğiz.Adam sövecek,sayacak,kendince orgazm olacak biz de bakacağız.Başbakan bile bazı gazeteleri almayın veya patronlara"dükkan sizin,yazdırmayın"diyecek ama Süreyya bey diyemeyecek.Geçiniz,kaybettiniz.
her insan taraftır.ancak meslsk sahibi insanlar objektif olacaklar.hemide gazeteci olursanız daha dikkatli olacaksınız. bu yazı yeerine de oturmuş yerini de bulmuş.bir daha okuyun
Farkediyorum ki burada kaybeden olarak yazılanlar kamu vicdanında kazanan insanlar.Bu köşeyi kim hazırlıyorsa Engin Ardıç ve Emre Aköz'ün küfürlerine katılıyor demektir.Onlar küfrederken iyi sürekli etrafa küfrederek gazetecilik yapanları eleştirenler kötü oluyor sonuç olarak.Yoksa ileri demokrasilerdeki kendine demokrat internet sitelerinin değerlendirmeleri mi böyle oluyor?
Ardıç ve Aköz'ün tüm yazdıklarına ve düşüncelerine harfiyen katılıyorum.Lağım çukurunda asıl yüzenler okulunu asıp,devletten aldığı bursla hükümete yumurta yağdıran kara kuru çirkin sosyalist-marksist-leninist vs. kızlardır.Sırrı beyde sevdiğim bir yazardır ama bu yazısında biraz saçmalamış bana göre.
Ardıç ve Aköz yazar değiller,sadece etrafa çamur püskürten acaip kişiler.Sayısızlıktan başak yaptıkları hiç bir şey yok..
Hangi meslekdaşlar?Lağım içinde yüzenler mi?Başınızda bir olsa övünerek saçınızı okşarmısınız?Kim bu kazananı,kaybedeni ilan eden üstün yetenek(!).