Cansağlığı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar ise kongrede insan vücudunun en gizemli organı olan beyni konuşmak üzere bir araya geldiklerini belirtti.
Bayraktar, yıllar içerisinde tıp ve mühendisliğin asla iki ayrı disiplin olmadığını ifade ederek "Mühendislik ve tıbbın bir araya gelmesi her ne kadar yakın dönemde gerçekleşse de bu topraklarda yaşamış olan ve benim de ekolünü takip ettiğim büyük alim Cezeri, yüzyıllar önce bunu gerçekleştiren belki de ilk isimdi. Çalışmaları arasında dünyanın ilk medikal ölçüm cihazlarından biri de bulunuyordu." dedi.

Robotiğin babası Cezeri'nin hekimin tecrübesini mekanik bir hassasiyetle birleştirdiğini dile getiren Bayraktar, bugün sağlıkta yapay zeka çalışmalarında Cezeri'nin misyonunu devam ettirdiklerini söyledi.
Bayraktar, bu birlikteliğin gücünün en yakın zamanda Kovid salgınında görüldüğünü belirterek şunları kaydetti:

"MÜHENDİSLİK ÇÖZÜMÜ İNSANLIĞA NEFES OLUYOR"
“Kovid döneminde hekimlerimiz hastanelerde savaşırken biz mühendisler onlara teknolojik destek verdik. Yerli yoğun bakım solunum cihazımızı, mühendis ve hekimlerimizin omuz omuza vermesiyle rekor sürede ürettik. O gün gördük ki, bir mühendislik çözümü, hekimlerin ellerinde binlerce cana dokunuyor, insanlığa nefes oluyordu. İşte bu nedenle sağlık teknolojilerinde tam bağımsızlığı çok önemsiyoruz. Milli Teknoloji Hamlesi'nin önemli rotalarından biri, insanlık yararına yapılacak bu çalışmalar. Sağlıkta yapay zekanın yolculuğu, Cezeri'nin mekanik ölçümlerinden dijital dünyaya evrildi. 1970'lerde kural tabanlı sistemlerle teşhis denemeleri başladı. 1990'larda bilgisayar destekli teşhis sistemleri devreye girdi. Bugün derin öğrenme ile medikal görüntülemede devrim yaşıyoruz. Dünyada çığır açan 'AlphaFold3' ve 'Boltz-1' gibi açık kaynaklı modeller sayesinde peptit, protein ve akıllı ilaç tasarımları yapılıyor. Hatta 2025 yılı itibarıyla yapay zekayla tasarlanan ilaçlar faz-2 testlerini dahi geçti.”

AR-GE çalışmalarıyla birlikte "SYBİL" modeliyle altı senelik akciğer kanseri risk skorlarını tahmin edebilecek noktaya gelmeye başladıklarını dile getiren Bayraktar, "Bu projeyi MİT Jameel Clinic ve Sağlık Bakanlığımız ile ortak yürütüyoruz. Şu anda pilot hastanelerde AR-GE çalışmamız aktif olarak ilerliyor. Günde yaklaşık 200 hastanın görüntüsü işleniyor. Şimdiye kadar yaklaşık 7 bin hastaya ulaşıldı. Dünyanın en güçlü sağlık sistemlerinden birine sahibiz. Ülkemizde büyük ve güçlü bir veri kaynağı var. Hedefimiz, bu veri kaynağı sayesinde 2026 yılında en az 100 bin kişilik bir havuzdan elde edilen verilerle, SYBİL modeli üzerinde dünyanın en büyük validasyon çalışmasını yayınlamak. Akabinde ise daha güçlü yeni modeller geliştirmeyi amaçlıyoruz." diye konuştu.
Bayraktar, yeni nesil hekimlerin mutlaka mühendislik formasyonuna da sahip olması gerektiğini vurgulayarak "Geleceğin tıbbında, algoritmayı anlamayan, veriyi yorumlayamayan hekim eksik kalacak. Sizler yapay zeka modellerini eğitecek, Da Vinci benzeri robotik cerrahi sistemleri yönetecek ve veriyle teşhis koyacaksınız. Tam da bu nedenle vakfımız bünyesinde, tıp ve mühendislik öğrencileri ile akademisyenleri bir araya getiriyoruz." dedi.
|
Yorumcuların dikkatine… • İmlası çok bozuk, • Büyük harfle yazılan, • Habere değil yorumculara yönelik, • Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan, • Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren, • Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen, yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR. |
Bunlar da ilginizi çekebilir...