KAMER GENÇ: AK PARTİLİLER BENİ ÖLDÜRECEKTİ... CANIMI CHP VE MHP'Lİ DOSTLARIMA BORÇLUYUM!
Bağımsız Tunceli Milletvekili Kamer Genç, AK Parti'li milletvekillerinin dün TBMM Genel Kurulunda kendisini linç etmek istediklerini iddia ederek, ''Bugün yaşıyorsam, CHP'li ve MHP'li dostlarımın etrafımda etten duvar örmesinden dolayıdır'' dedi.
- Son Güncelleme:

Genç, dün Genel Kurulda yaşanan gerginlik ile ilgili olarak Parlamentoda basın toplantısı düzenledi.
Katar ile yapılan uluslararası anlaşmaya ilişkin tasarının görüşmeleri sırasında konuşmasına başlar başlamaz, kendisine sürekli laf attığını öne sürdüğü, AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Halil Aydoğan'ın kendisine gene laf attığını dile getiren Genç, kimseye hakaret etmeden, eleştirisi sınırları içerisinde yaptığı konuşmasını bitirdikten sonra yerine oturduğunu kaydetti.
"CHP VE MHP'Lİ MİLLETVEKİLLERİ CANIMI KURTARDI"
Kamer Genç, daha sonra yaşanan olayları şöyle anlattı:
''Yerime oturduktan sonra, AK Parti'li bazı milletvekilleri birden etrafımı sardılar. O sırada CHP'li ve MHP'li milletvekili arkadaşlar yanıma gelerek, beni korudu. Bu sırada Meclis TV yayınını kesti. Yayının kesilmesini şuna bağlıyorum; biliyorsunuz, İsmailağa Camiinde bir tane vatandaş linç edildi. Bunların hesabı, anlamadığım kadarıyla beni dün linç etmekti. Verilen arada, bazı arkadaşlar, AKP'lilerin, 'Biz bu Kamer Genç'i susturacağız'' dediklerini söylediler. Yayının kesilmesi, bu tehdidin bir parçası olduğunu gösteriyor. Meclis televizyonu yayın kesmese bunlar bu kadar acımasızca üzerime saldırmazlardı.
Meclis Başkanının çıkıp bunu açıklaması lazım. Ben bugün yaşıyorsam, CHP'li ve MHP'li dostlarımın etrafımda etten duvar örmesinden dolayı yaşıyorum. Yoksa bunlar kafalarına koymuşlar. Muhsin Yazıcıoğlu dedi ki; 'Bunlar her gittikleri yerde (bu Kamer Genç'i nasıl susturmuyorsunuz) diyorlar.' AKP'li milletvekilleri tarif edilemez bir tedirginlik ruh hali içinde.''
BAŞBAKAN VE CUMHURBAŞKANINA 'SAYIN' DEMEM
Kamer Genç, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a sayın demek mecburiyetinde olmadığını dile getirerek, ''Ama Cumhurbaşkanı makamına seçtikleri kişinin karısında 65 milyar liralık bir yüzük varsa, bunu nereden aldığını sormak hakkımdır'' dedi.
''TAYYİP ERDOĞAN KINASIN''
Genç, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Eğer Tayyip Erdoğan çıkıp da bu davranışı kınamadığı takdirde, bu hareketin baş sorumlusunun kendisi olduğu konusunda kesin bir kararım olacaktır. AKP'li milletvekilleri Tayyip Erdoğan'ın talimatı dışında kılını kıpırdatmazlar. Eğer bu olayı kınarsa, anlarım ki bunun iradesi dışında gelişmiş bir olaydır. Kınamazsa, demek ki bu olayın oluşumunda kendisinin de katkısı vardır.
KONUŞMAYA CESARET EDEMEDİM
Kuliste geldiler. Etrafımda dolaşan bir kaç tane milletvekili, 'Seni öldüreceğiz, seni temizleyeceğiz' dediler, çok galiz küfürler ettiler. Biz ölüme de her yere de gideriz. Onlar gibi beyaz gömlek de giymeyiz. Kulisten içeriye girip yerime oturdum. Hepsi böyle bana bakıyorlar, mırıldanıyorlar.''
Tunceli Milletvekili Genç, ''Daha sonra konuşma hakkım vardı, ancak çıkıp konuşmaya cesaret edemedim. Bile bile de kendimi ateşe atamazdım'' dedi.
''AYILARI TAKLİT ETSEYDİM...''
Genç, başka bir soru üzerine, kuliste kendisine vuran milletvekili olmadığını, kargaşa sırasında darbe almadığını ifade ederek, ''Alabilirim de yani 20-30 kişi saldırırsa... Ben de bir ejderha değilim ki yani onları def edeyim, ben de bir insanım. Ben buraya yumruk atmaya değil, meşru zeminlerde siyaset yapmaya geldim. Eğer dağ başında ayıları taklit etseydim, dağlara giderdik ayılar gibi dövüşürdük'' diye konuştu.
Bir soru üzerine, yargıya başvurmayacağını belirten Genç, ancak cumhuriyet başsavcılığına ve TBMM Başkanlığına can güvenliğinin olmadığı konusunda dilekçe vereceğini söyledi.
Bu arada, daha önce kendisine verilen polis korumasının da Kamer Genç'in yanında görev yapmaya başladığı görüldü.

YORUMLAR
Çalışan kesimin büyük çoğunluğu çok zor durumdalar. Aldıkları aylıklarla geçinemiyorlar. Ek iş de yapamıyorlar. Artık, çalışanların insanca yaşaması için aylık ya da ücretler, lütfen yeterli seviyeye çıkarılsın. Hele, EMEKLİLERİN DURUMLARI ÇOK DAHA VAHİM. Halen Çalışanları da, Emeklileri asla unutmayın. Hükümetimizin 2002 Genel Seçimlerinde tüm çalışanlara ve EMEKLİLERE şeref sözü vardı. Verilen sözler unutulmasın, yerine getirilsin. İnsan onuruna yaraşır şekilde yaşamak herkesin hakkıdır. Sayın Başbakanımıza ve Sayın Bakanlarımıza sesleniyoruz. Evet, belki emekliler asla sizin gibi olamayacaklar, ama sizler yarın mutlaka EMEKLİ olacaksınız. Hükümetimizden ve her şeyi şekillendiren bürokratlarımızdan beklentimiz, çalışanları, emeklileri ve dar gelirlileri asla unutmayınız. Ne eziniz, ne de ezdiriniz. Sevgi ve saygılar.