Turk Time
DOLAR
49,6918 ▲ %0.08
EURO
55,7233 ▼ %-0.14
ALTIN
6384,7620 ▼ %-0.62
BIST-100
11116,99 ▼ %-0.92
PETROL
112,1300 ▲ %2.83
BONO
39,8300 ▲ %0.53
ISTANBUL
BUGÜN
12/18°
ISTANBUL
YARIN
13/19°

Kalp krizini şaka sandı!

Kolundaki uyuşma ile hastaneye giden ve test sırasında kalp krizi geçirdiği belirlenen 42 yaşındaki Arif Renkyorgancı: 'Ben sağlıklı bir insandım. 'Böyle bir şey mümkün değil, hastaneden gitmek istiyorum' dedi ve hastaneden kaçmaya çalıştı.

  • Son Güncelleme:
Kalp krizini şaka sandı!
Eşinin ve doktorlarının ısrarı  üzerine bir gün sonra ameliyat masasına yatan Arif Renkyorgancı'nın tümü tıkalı kalp  damarları değiştirildi. 
 
Renkyorgancı,  zaman zaman kolunda oluşan hafif uyuşma nedeniyle eşi  41 yaşındaki Saliha Renkyorgancı'nın ısrarı üzerine Selçuk Üniversitesi (SÜ) Tıp  Fakültesi Hastanesi'ne başvurdu.
 
Randevusuna gelmeyen başka bir hastanın yerine bildirilenden bir saat  önce efor testine giren Renkyorgancı, bilincini kaybedip yere yığılınca kalp  krizi geçirdiği anlaşıldı ancak ikna edilemedi. Sorumluluğu üzerine alarak evine  dönen hasta, doktorların ve eşinin ısrarı üzerine geçirdiği ameliyat sonrası  yaşama tutundu.
 
 Hastaneden kaçmaya çalıştı
 
Renkyorgancı, normal yaşamını  sürdürürken, hastaneye adım attıktan sonra her şeyin birden değiştiğini söyledi.
 
 Yemesinde, içmesinde, hareketlerinde hiçbir sıkıntısı bulunmadığını  ancak hafif bir kol uyuşması nedeniyle başvurduğu hastanede kalbindeki damarların  tıkalı olduğunu öğrendiğini dile getiren Renkyorgancı, şunları kaydetti:
 
"Efor testi yapıldığı sırada bayıldım ve sonrası adeta bir rüya.  Kendime geldiğimde her şeyin şaka olduğunu düşündüm. Kalp krizi geçirdiğime  inanmadım. Hatta o gün hastaneden kaçmaya bile çalıştım. 'Sen bombasın, seni  bırakamayız' dediler. Tüm sorumluluğu üzerime aldığıma dair imza atıp hastaneden  ayrıldım. Bir gün sonra eşimin ve doktorlarımın ısrarı üzerine ameliyata razı  olup yeniden hastaneye döndüm. Hala yaşadıklarım sanki bir rüya, inanamıyorum.  Ben sağlıklı bir insandım. 'Böyle bir şey mümkün değil, hastaneden gitmek  istiyorum' dedim."
 
Sağlığına kavuştuğu için yaşadığı mutluluğu ifade eden Renkyorgancı,  "Biraz geç kalmış olsaydım ya da hastanede değil de başka bir yerde kalp krizi  geçirseydim belki de şu an yaşamıyordum. Kimse gençliğine güvenip, 'ben kalp  krizi geçirmem' demesin. Herkese tavsiyem, sigarayı bırakmaları. 42 yaşındayım.  Henüz bu yaşımda ağır şeyler kaldıramayacağım, her şeye dikkat edeceğim. Bana  'sağlıklıydın sana ne oldu?' diyorlar. Kendim inanamadım ki insanlar nasıl  inansın." diye konuştu.
 
Renkyorgancı, doktorlarının kendisini yaşatmak için verdikleri  mücadeleye yakından şahit olduğunu belirterek, teşekkür etti.
 
Saliha Renkyorgancı da eşinin yaşamasının adeta "mucize" olarak  değerlendirildiğine vurgu yaptı.
 
Yaşananlar karşısında ne yapacağını bilemediğini aktaran Renkyorgancı,  "Sadece muayeneye gelmiştik. Ameliyatta eşimi her an kaybedebileceğimiz söylendi.  Eşime ameliyat olması için yalvardık. Bizi hiç yalnız bırakmayan doktorlarımıza  ne kadar teşekkür etsek az."  dedi.
 
"Genç ve sigara içen bir hasta"
 
SÜ Tıp Fakültesi Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı  Başkanı Prof. Dr. Mehmet Öç ise kendilerine getirildiğinde hastanın durumunun çok  kötü olduğunu söyledi.
 
"Kalbin tüm damarları tıkalıydı. Genç ve sigara içen bir hasta. Her an  kaybedilebilecek olan hastanın, muayene için geldiği hastanede hayata dönmüş  olması bizi de çok mutlu etti." ifadelerini kullanan Öç, koroner baypas ameliyatı  ile damarları değiştirdiklerini ifade etti.
 
Kalp rahatsızlığının genç hastalarda da görülebileceğine dikkati çeken  Öç, "Kalp krizi genetik olabilir. Ailesinde kalp krizi geçirmiş olanlar mutlaka  düzenli kontrol yaptırmalı. Sigara kesinlikle içilmemelidir." şeklinde konuştu.

Vatan

YORUMLAR 

YORUM YAP 

Bu bölüm boş bırakılamaz
Bu bölüm boş bırakılamaz
Yorum Yapma Şartlarını Kabul Etmediniz