Fatih, Zeyrek Mahallesi’nde dün gece yarısı tüyler ürpertici bir kadın cinayeti ve kundaklama olayı yaşandı. Şebnem Sokak üzerinde bulunan bir apartman dairesinde, bir süredir ayrı yaşadıkları öğrenilen Semanur Algül (29) ile eşi H.A. (30) arasında henüz belirlenemeyen bir nedenle tartışma çıktı. Görgü tanıklarının ifadelerine göre şiddeti artan tartışma, kısa sürede korkunç bir cinayete dönüştü.

EŞİNİ ÖLDÜRÜP EVİ ATEŞE VERDİ
Zanlı H.A., iddiaya göre tartışma sırasında eşi Semanur Algül’ü öldürdü. İşlediği cinayetin ardından delilleri yok etmek amacıyla daireyi ateşe veren şahıs, binadan hızla uzaklaşarak izini kaybettirmeye çalıştı. Yükselen dumanları fark eden mahalle sakinlerinin ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye, polis ve sağlık ekibi sevk edildi.
İtfaiye ekiplerinin yoğun müdahalesiyle kontrol altına alınan yangın sonrası dairede inceleme yapan ekipler, Semanur Algül’ün cansız bedeniyle karşılaştı.
Polis ve itfaiye ekipleri, dairenin tamamen kullanılamaz hale geldiği yangında, cinayete dair kanıtları toplamak için saatlerce mesai yaptı.
Genç kadının cenazesi, ölümün boğulma, darp veya başka bir kesici aletle mi gerçekleştiğinin netleşmesi için Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.
Bina sakinlerinin, yangın başladığı sırada H.A.’nın evden kaçtığı yönündeki ifadeleri üzerine harekete geçen emniyet güçleri, geniş çaplı bir operasyon başlattı. Kaçış güzergahındaki kamera kayıtlarını inceleyen ekipler, zanlı H.A.’yı saklandığı adreste kısa sürede gözaltına aldı.
Bir çocuk annesi olan talihsiz kadının, bir süredir eşiyle sorunlar yaşadığı ve ayrı bir evde ikamet ettiği, olay günü ise bir görüşme için eve geldiği öğrenildi. Emniyetteki sorgusu devam eden katil zanlısının, işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilmesi bekleniyor.
Soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüphelinin emniyetteki işlemleri sürerken, olayın öncesine ilişkin ihmaller zinciri iddiaları dikkat çekti. Algül’ün annesi Suzan Aydın, şu ifadelerle saldırganın hastaneden taburcu edilmesine karşı çıktı: "8 yıldır evli benim kızım. O zaman da madde bağımlısıydı, ailesi sakladı bizden. Vermedim kızımı sonra evlendi, çocuğu oldu. Hamileyken de şiddet gördü. Bir hafta evindeyse 3 ay benim evimde kaldı. Doğuma bile benim evimden gitti. Aldı götürdü kayınpederi onu. 'Ben varım kızım, sana bir fiske dahi vuramaz' dedi. Her seferinde götürdü, geldiler aldılar kızımı. Yok Bakırköy'e yatırdılar yok madde bağımlısıymış. 'Kızıma zarar verecek. Kızımı öldürünce mi. Onu mu istiyorsunuz' dedim. Alın tedavi edin diye yalvardım; ayaklarına kapandım. 'Gel annem sen de benim oğlumsun. Ben seni tedavi ettireyim. Tamam Suzan teyze' dedi. Gitti ilaçlarını aldı yine aynı."
|
Yorumcuların dikkatine… • İmlası çok bozuk, • Büyük harfle yazılan, • Habere değil yorumculara yönelik, • Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan, • Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren, • Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen, yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR. |