HİZMET ETTİĞİ İÇİN SUÇLU BULUNDU, YILMADI... ŞİMDİ DE İSTİHDAMA EL ATTI
Su tasarrufu için 10 tona kadar sudan para almayan ve Sayıştay denetçileri tarafından suçlu bulunan SHP'li Dikili Belediye Başkanı Osman Özgüven hizmete devam edeceğini söyledi.
- Son Güncelleme:

Özgüven, jeotermalin tarımda kullanımı ve termal hastane projeleri için çalıştıklarını açıkladı.
Su tasarrufunu sağlamak için 10 tona kadar sudan para almadığı için Sayıştay denetçileri tarafından suçlu bulunan, ucuz ekmek ve bedava ulaşım ile sosyal belediyecilik modelini hayata geçirmeye çalışan İzmir'in Dikili ilçesinin SHP'li belediye başkanı Osman Özgüven, istihdama da el attı.
Özgüven, "Bir belediyenin gündeminde sağlık da, açlık da, işsizlik de olmalı" dedi.
Belediyelerin görevlerinin yol, su, temizlikten ibaret olmaması gerektiğini savunan Özgüven, halkın iş sorununun da sosyal bir belediyeciliğin görevleri arasında yer alması gerektiğini söyledi. 12 bin nüfusa sahip olan Dikili'de ana uğraşlar balıkçılık, tarım ve turizm. İlçede işsizliğin önemli sorun olduğunu belirten Özgüven, "Yörede jeotermal kaynakları tarımsal üretimde kullanmak istiyoruz. Bu alanda seraların kurulmasına öncülük ediyoruz. Çiftçilere eğitim sunuyoruz. 1200 yataklı termal hastane projemiz var. Bu şekilde Dikili'deki turizm 3-4 aydan 8 aya kadar çıkabilecek. Bütün bu projeler ilçede çalışma imkanları yaratacak. Sadaka kültürü yerine insanlara balık tutmayı öğreteceğiz" diye konuştu.
Hukuka uyup suyu 50 kuruş yapacağız
Sayıştay denetçilerinin raporundan sonra su fiyatlarında geri adım atacaklarını ifade eden Özgüven, "Su paralı olacak diyorlarsa bu karara uyacağız. Biz hukuka saygılıyız. Ama suyun tonunu 50 kuruş yapacağız. Buna da 'su neden ucuz' diye bir suçlamada bulunamazlar herhalde" dedi.
Sudan 10 tona kadar kullanımda ücret alınmaması kararının belediye meclisinden oy birliğiyle alındığına belirten Özgüven, hukuka hiçbir zaman karşı gelmeyeceklerini söyledi. Halktan aldıklarını halka verdiklerini söyleyen Özgüven, Dikili'de 10 tona kadar su kullananların sayısının çok az olduğunu belirtti. Özgüven, "Bütçemize de fazla bir yük getirmiyor. En fazla su abonelerinin yüzde 5'i, 10 tona kadar su kullanıyor. Dikili'nin bir ucundan bir ucuna kadar uzunluğu 5 kilometre, öğrencileri ücretsiz taşıyoruz. Bir sağlık merkezimiz var tıbbi müdahale 1 YTL. Röntgen için 5-6 YTL para alıyoruz. Ekmek ise 25 YKr ve zarar etmiyoruz. Belediyeler hizmet kurumlarıdır" diye konuştu. İlçedeki ekmek fiyatlarını gündeme getirenlerin halkın ekmeğiyle oynadığını savunan Özgüven, ekmek de dahil olmak üzere uyguladıkları sosyal belediyecilikten zarar etmediklerini söyledi.
Jeotermal kaynak umut oldu
Dikili'de Bakırçay nehrinin altında saniyede 200 litre sıcak su debisi bulunuyor. Açılan kuyular seracılık, termal turizm, balıkçılık, kurutma ve ısıtma sektörlerinin gelişmesini sağlayacak. Dikili'deki turistik tesislerin termal su ihtiyacı karşılanacak. İlçenin termal tedavi merkezi haline gelmesi sağlanacak. Bu çalışmalar ile binlerce kişiye yeni istihdam imkanı doğacak.
Osman Özgüven ödül aldı
Şehir ve Başkan Dergisi'nin "Kent Ödülleri" kapsamında "Yılın Belediye Başkanı" unvanına layık görülen 19 belediye başkanı ödüllerini önceki gün aldı. "10 tona kadar kullanılan sudan ücret alınmaması" kararı nedeniyle hakkında "görevi kötüye kullanmak"tan dava açılmasına karar verilen Osman Özgüven'e de "Sosyal ve Kültürel Hizmetler Dalında Yılın Belediye Başkanı" ödülü verildi.
Referans

YORUMLAR
Zırvalama Cem Özdemir, Sen ne AB'nden bahsediyorsun burası Muz Cumhuriyeti değil. Bu ülkenin bir anayasası ve hukuku var, herkeste Anayasaya uymak durumunda her kim olursa...Bu kadar demokratsınız, Almanya'da ırkcı bir parti kurulabilir mi? Avusturya'da iktidar ortağı partiyi ırkcı diye bitirin, İspanyada Eta ile bağlantılı partiyi kapatın ve baskın yaparak 14 yöneticisini tutuklayın demokrasi.ama Türkiyeye sıra gelince AB müzakereleri durur deyin Hadi canım sende durursa dursun? Bu ülkeye tarihmi verdiniz? AB'ye girmek için olmazsa olmaz 8 müzakere başlığını durdurun sonrada müzakereler durur diye tehdit edin... Sizin gayeniz bu değil aslında, AKP iktidarına istediğiniz herşeyi yaptırma kolaycılığından korkmanızdır.Yoksa bizi AB'ye alacağınızda değil Özdemir efendi..İplerin elinizden gideceği korkusudur... Pkk denen ahlaksızları ülkenizde barındırın, onlara her türlü imkanı sunun sonra demokrasi öylemi??? Defolun beyler, AB'nizde müzkarelerinizde sizin olsun...