Turk Time
DOLAR
48,8551 %0.05
EURO
55,7517 %0.23
ALTIN
6725,7920 %-0.07
BIST-100
13251,85 %0
PETROL
98,8200 %0
BONO
39,6800 %0.13
ISTANBUL
BUGÜN
12/20°
ISTANBUL
YARIN
11/21°

Gizli iltihaplanma kalp krizi riskini yüzde 43 artırıyor

Avrupa Önleyici Kardiyoloji Dergisi’nde yayımlanan kapsamlı bir araştırma, sürekli devam eden stresin ve kronik düşük dereceli enflamasyonun kalpte yapısal değişiklikler oluşturarak kalp krizi ve felç riskini artırdığını ortaya koydu.

  • Son Güncelleme:
Gizli iltihaplanma kalp krizi riskini yüzde 43 artırıyor

Imperial College London’dan araştırmacılar, vücutta süreklilik kazanan kronik düşük dereceli enflamasyonun nedenlerini ve bu durumun kalpte yol açtığı fiziksel değişimleri inceleyen geniş çaplı bir çalışma gerçekleştirdi. Birleşik Krallık’taki veri tabanından 488 bin 79 kişinin kalp taramaları, kan parametreleri, genetik verileri ve 169 çevresel maruziyeti analiz edildi.

ARAŞTIRMANIN ÖNE ÇIKAN ÜÇ TEMEL BULGUSU

Söz konusu çalışmanın sonuçlarına göre öne çıkan başlıklar şu şekildedir:

Kalp Yapısında Değişim: Yüksek kronik enflamasyonun; kalpte daha küçük odacıklara, daha kalın duvarlara ve her atımda daha az kan pompalanmasına yol açtığı tespit edildi. Bu yapısal değişimlerin kalp yetmezliğine zemin hazırlayabileceği bildirildi.

Kalp Krizi ve Felç Riski: Enflamasyon seviyesi en yüksek yüzde 20'lik dilimde yer alan katılımcıların, en düşük dilimdekilere kıyasla kalp krizi veya felç gibi ciddi kardiyovasküler olay yaşama olasılığının yüzde 43 daha fazla olduğu belirlendi.

Sosyoekonomik ve Psikolojik Etkiler: Vücuttaki enflamasyon miktarının sosyoekonomik dezavantajlar, finansal zorluklar, yalnızlık, kaygı ve boşanma gibi psikolojik faktörlerle doğrudan bağlantılı olduğu görüldü.

RİSK FAKTÖRLERİ VE GELECEK ADIMLAR

TRTHaber'in aktardığına göre, araştırmayı yürüten kardiyovasküler araştırmacı Declan O'Regan ve ekibinin değerlendirmeleri ile sonraki adımlar şu şekildedir:

Sosyal ve Genetik Etkenler: Sosyal çevre ve ruh sağlığının; sigara kullanımı ile fiziksel hareketsizlik gibi geleneksel risk faktörleriyle benzer düzeyde kalbe etki ettiği vurgulandı. Bununla birlikte, kişilerin enflamatuar hasara karşı direncinde genetik faktörlerin de rol oynadığı ifade edildi.

Yeni Tedavi ve Teşhis İmkanları: Araştırmada elde edilen verilerin, biyolojik stresi azaltabilecek yeni ilaçların geliştirilmesine ve genetik risk puanlarıyla birleştirilerek risk altındaki kişileri belirleyecek kan testlerinin oluşturulmasına katkı sağlayacağı belirtildi.

Koruyucu Önlemler: Araştırmacılar, sosyoekonomik ve psikolojik şartların değiştirilmesinin zorluğuna dikkat çekerek; sigaranın bırakılması, dengeli beslenme, egzersiz ve obeziteyle mücadele gibi yaşam tarzı değişikliklerinin kalp sağlığı risklerini azaltmada en hızlı sonuç veren yöntemler olduğunu kaydetti.

YORUMLAR 

YORUM YAP 

Bu bölüm boş bırakılamaz
Bu bölüm boş bırakılamaz
Yorum Yapma Şartlarını Kabul Etmediniz