Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yurt Dışı Müteahhitlik Hizmetleri Başarı Ödülleri Töreni'nde yaptığı konuşmada, Suriye'deki gelişmelerden bahsetti.
Terörün artık raf ömrünün dolduğunu söyleyen ve oyuna gelinmemesi konusunda da uyaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Devlet içerisinde devlet olmaz" dedi.
Daha önce yaptığı açıklamalarda da sık sık Suriye'nin birliğine ve bütünlüğüne dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:
"SURİYELİ ÇOCUKLAR ARTIK BOMBA SESİ DUYMAK İSTEMİYOR"
Şunu bir defa herkesin görmesi ve kabullenmesi gerekiyor: Suriyeli kardeşlerimiz çatışmalardan, yıkımlardan bunalmış durumda. Suriye halkı barış istiyor, huzur istiyor. Arabıyla, Türkmeniyle, Kürdüyle, Nusayrisiyle kardeşçe yan yana yaşamak istiyor.

Yıllardır çatışmaların bütün yükünü omuzlarında taşıyan Suriyeli çocuklar artık silah ve bomba sesi duymak istemiyor. Gelinen noktada kimsenin ne uğruna olursa olsun Suriye halkına yeni bedeller ödettirmeye hakkı yoktur.
"TERÖRÜN, ŞİDDETİN VE SİLAHIN RAF ÖMRÜ DOLDU"
Terörün, şiddetin, silahın raf ömrü dolmuş, bunların devri kapanmış; bilhassa daha 14-15 yaşındaki çocukları öne sürüp çocukların arkasına saklanıp onların kanı ve canı üzerinden netice alma imkanı kalmamıştır.
Devlet içinde devlet olmaz. Devlet içinde ayrı silahlı güç olmaz. Paralel ordu olmaz. Varılan anlaşmanın ruhuna uygun şekilde meseleyi suhuletle çözmek yegane çıkış yoludur. Biz bu konuda aklıselimin, hırsa ve ihtirasa galip gelmesini istiyoruz.
"KÜRT KARDEŞLERİMDEN RİCA EDİYORUM İSTİSMARCILARA PRİM VERDİ"
Bilhassa Kürt kardeşlerimden, Kürt vatandaşlarımdan rica ediyorum: Bizim ezeli ve ebedi kardeşliğimize darbe vurmayı, aramıza nifak sokmayı amaçlayan oyunlara gelmeyin. İstismarcılara prim vermeyin. Fitneyi, fesadı, ayrışmayı, nefreti körüklemeye çalışanlara lütfen itibar etmeyin.
Türkiye Cumhuriyeti 86 milyon vatandaşıyla, özellikle önünü ve yönünü kendisine dönmüş 10 milyonların da en güvenli sığınağıdır, yuvasıdır, güvencesidir. Bu devlet, adını duyunca gözleri umutla parıldayan herkesin devletidir.
Türkiye sadece sınırlarının ötesinde değil, dünyanın hiçbir yerinde dost ve kardeşlerinin sıkıntı çekmesine kayıtsız kalmaz, seyirci kalmaz.
"BİZ İHTİYAÇ SAHİPLERİNİ AYRIM YAPMADAN BAĞRIMIZA BASARIZ"
Biz tarihimiz boyunca ihtiyaç sahiplerini hiçbir ayrım yapmadan bağrına basan bir millet olduk, bugün de aynı samimiyetle hareket ediyoruz.
Sınırımızın ötesinde yaşayan Kürt kardeşlerimizden gelen insani yardım taleplerini, Suriye hükûmetiyle yakın işbirliği içinde karşılıyoruz.
AFAD'ımızın, Kızılay'ımızın yanı sıra insani yardım kuruluşlarımız da Suriye'nin kuzeyindeki ihtiyaç sahiplerine el uzatıyor, yardım ulaştırıyor.
"10 MART MUTABAKATINA UYULMADI, HATA YAPILDI"
Burada şunu önemle hatırlatmakta fayda görüyorum: İki yanlış bir doğru etmeyeceği gibi üç yanlış da bir doğru etmez. Biliyorsunuz Suriye'de 10 Mart mutabakatına uyulmayarak büyük bir hata yapıldı.
4 Ocak'taki görüşmeler sonuçsuz bırakılarak bir diğer yanlışa imza atıldı. 18 Ocak'ta tesis edilen ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasının hayata geçirilmesini bu bakımdan çok ama çok önemsiyoruz.
Aklın yolu, vicdanın yolu birdir. Suriye için en doğru yol da bellidir. Aynı hataları, aynı yanlışları tekrarlayarak hiçbir yere varılamayacağını herkesin görmesini arzu ve temenni ediyorum. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum.
|
Yorumcuların dikkatine… • İmlası çok bozuk, • Büyük harfle yazılan, • Habere değil yorumculara yönelik, • Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan, • Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren, • Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen, yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR. |
Bunlar da ilginizi çekebilir...