Turk Time
DOLAR
47,7119 %0
EURO
55,1669 %-0.04
ALTIN
6670,0900 %0.14
BIST-100
13823,42 %0.32
PETROL
85,2500 %4.61
BONO
41,6000 %0.73
ISTANBUL
BUGÜN
24/29°
ISTANBUL
YARIN
23/30°

Diyanet İşleri Başkanı Açıkladı:

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, camilerdeki yeni düzenlemeyle ilgili açıklamalarda bulundu

  • Son Güncelleme:
Diyanet İşleri Başkanı Açıkladı:

Türkiye'deki tüm camiler bundan böyle en az 12 saat boyunca açık kalacak. Camilerde görev yapan din görevlileri ise günün belli saatlerinde cemaatin sorularını cevaplandırmak üzere namaz vakitleri dışında da camilerde hazır bulunacak.

Afyon ve Denizli'de din görevlileri ile bir araya gelen Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, camilerdeki yeni düzenlemeyle ilgili açıklamalarda bulundu. Dünyanın hiçbir yerinde namaz aralarında kapatılan cami olmadığını belirten Başkan Görmez, Türkiye'nin bu ayıptan kurtulacağını söyledi.

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez, Eğitim Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından Afyonkarahisar'da düzenlenen '10. Dönem Din Görevlilerinin Vaaz Becerilerini Geliştirme Hizmet İçi Eğitim Semineri'nin açılışının ardından Denizli'de din görevlileri ile bir araya geldi. Başkan Görmez konuşmasında hiçbir yerde camilerin namaz vaktinde açılıp namaz sonrasında kapatılmadığını belirterek, "Yayınlayacağımız bir genelgeyle camiler bundan böyle en az 12 saat açık kalacak. Görevli hoca efendilerimiz de günün belli saatlerinde cemaatinin sorularını cevaplandırmak üzere hazır olacaklar. Ülkemizin, Müslümanlığın, İslam dünyasının içinden geçtiği süreçleri dikkate aldığımızda vazifesine âşık hiçbir mihrap görevlisinin sadece günde beş vakit namaz vaktinde camiyi açıp, namaz bittikten sonra cemaatiyle bir sohbet bile etmeden camiyi terk etmesi en büyük hizmet kusurudur. Bu kabul edilemez. Onun için biz kendimizi böyle bir görev tanımına mahkûm edemeyiz" dedi.

100 BİN PERSONEL VARKEN MERKEZİ VAAZ OLMAZ

Din görevlileri ile buluşmasında merkezi vaaz sistemine de değinen Diyanet İşleri Başkanı Görmez, şunları söyledi:

"Bir ülke düşünün ki 100 bin insan o ülkenin dini hayatını manevi hayatını ayakta tutmak için seferber olmuş. O ülkede ibadet, ahlak, inanç sorunlarının asgari seviyede olması lazım. 100 binden fazla personeli olan bir kurumun sadece Cuma günleri bir kişinin merkezden yapacağı bir konuşmayı mekanik bir kutudan diğer camilerdeki cemaate dinletmek gibi bir hakkı olabilir mi? Bu uygulama nedeniyle 15 yılı aşkın bir süredir, din görevlilerinin, mihrap görevlilerinin dilleri paslandı. Bu kabul edilebilir bir şey değildi. Bu nedenle bu kablolar kesilecek ve mihrapta görev yapan her arkadaşımız, kürsüden de dinimizi anlatmaya başlayacak."

DİN GÖREVLİLERİ NAMAZ KILDIRMA MEMURU OLMAMALI

Diyanet İşleri Başkanlığında aslî ve tâlî olmak üzere iki tür görev bulunduğuna işaret eden Görmez, "Bütün idari görevlerin tamamı ikincil görevlerdir. Asli görev mihrap görevidir, minber görevidir, kürsü görevidir.... Hiç kimse bizi, bazılarının alay ederek yazdığı gibi namaz kıldırma memuru olarak tarif edemez. Hiçbir arkadaşımız da kendini bu tarifle sınırlı tutamaz" diye konuştu.

Din görevlilerinin mahallelerinde bir yılda kaç boşanma yaşandığını bile bilmesi gerektiğine vurgu yapan Görmez, "Eğer din görevlisi, kendi köyünde, kasabasında, mahallesinde bundan haberdar olmuyor ve bununla hiç ilgilenmiyorsa bu aslında bir görev ihmalidir. Kaç tane çocuk sokağa düşmüş, çevresinde kaç tane sokak çocuğu var, o bölgede görev yapan müftünün, vaizin, imam-hatibin bundan hiç haberi yoksa bu, kabul edilebilecek bir şey değildir. Bunları bilmekle mükellefiz biz" şeklinde konuştu.

Sendikaların meşruiyetine de değinen Görmez, "Eğer bizim hakkımızı, hukukumuzu koruyorsa, sorunlarımızı çözüyorsa tabi ki destekleriz. Bu hayırda yarışa da dönüştürülebilir. Ancak bir ayrılık getiriyorsa, küslüğe neden oluyorsa bu kabul edilemez. Bunu yapan bir arkadaş, cemaatine birlikten beraberlikten nasıl söz edebilir? Aramızda yüzlerce birliktelik var. Aynı işi yapıyor, birlikte Allah'a davet ediyoruz. Ama bir şekilde farklı sendikalara üye olmuşuz. Bu farklı üyelikten kaynaklanan problemler doğması kabul edilemez" dedi.

 

HT

YORUMLAR 

Misafir

Bu lâfı; Papa desenli giyime sahip, Diyanet İşleri başkanı mı söylemiş?Eyidir, eyiiii... Dinler arası diyalog.

Misafir

Almanyadan ben size Mail gönderdim mailime cevap bile vermeyen bir yetkili iken simdi o makamin basina gectikten sonra hic birsey degismez siz ancak laf ile gemi yürütürsünüz siz ilk önce size atilan mail ve mektuplara cevap verin milletin ricasini dinleyin.Mr.BY

Misafir

Bence de imamlarin AKP icin daha fazla calismasi lazim! Adamlar "%65 oy alacagiz" hedefine ulasmak icin her seyi yapmalilar! Hatta bence zaman kaybetmemek icin namazi da kildirmasinlar ve insanlari "egitsinler". Cünkü bu AKP icin daha hayirli! Hatta AKP'ye hizmet, sevaplarin en yücelerindendir! AKP'nin imamini bosuna peygambere benzetmiyorlar! Ülke iste bu VAHIM durumda, hala UYANAN MILLET YOK!

Misafir

"Son peygamber Hz.Muhammed aynı zamanda en büyük devrimcidir." ifadesi malumu ilam etmektir.(Bilinen ve açık olan bir şeyi söylemeye,açıklamaya kalkmaktır.TDK) Bu maluma itiraz edenlere,herkesin kolayca anlayıp cevap verebileceği bir sorum var:"Kabe'deki putları kim devirmişti?" Hz.Muhammed'in aynı zamanda en büyük devrimci olduğu iyi anlatılabilirse;camilere 5-6 kişi değil,50-60 kişi hatta 500-600 kişi gelecektir.Not:*Putları devirme*nin dar ve geniş anlamları vardır.Allah "Düşünün." diyor.

Misafir

türkiye bukadar camiden kurtulmalı oncelikle. yakın tanıdığım bir imam var kendisine vakit namazlarında camiye kaç kişinin geldiğini sorduğumda 5-6 kişi cevabını aldım şaşırdım. insanlar cuma ve bayram namazları haric camiye ugramıyorki. diyanetin bana gore yaptığı tek hayırlı iş tv projesi orada dini bilgiler verilsin sorular cevaplansın.

YORUM YAP 

Bu bölüm boş bırakılamaz
Bu bölüm boş bırakılamaz
Yorum Yapma Şartlarını Kabul Etmediniz