Turk Time
DOLAR
48,6397 %0.04
EURO
56,1775 %-0.03
ALTIN
6698,6030 %-0.33
BIST-100
14004,61 %-1.62
PETROL
102,8800 %-0.27
BONO
40,3800 %0.25
ISTANBUL
BUGÜN
19/23°
ISTANBUL
YARIN
19/21°

Çarpıcı araştırma: Unutkanlık başlamadan önce Alzheimer süreci başlayabiliyor

Araştırmacılar, Alzheimer'a ilişkin bazı biyolojik değişimlerin kişinin günlük yaşamında belirgin sorunlar başlamadan çok önce ortaya çıkabileceğine dikkat çekiyor.

  • Son Güncelleme:
Çarpıcı araştırma: Unutkanlık başlamadan önce Alzheimer süreci başlayabiliyor

Alzheimer'a ilişkin biyolojik süreçlerin, kişinin günlük yaşamında herhangi bir belirti fark edilmeden uzun süre önce başlayabildiği belirtildi. Nöroloji Uzmanı Doç. Dr. Ülkü Figen Demir, bazı değişikliklerin belirtilerden 10 ila 20 yıl önce ortaya çıkabileceğini belirterek, beyin sağlığının korunmasında erken dönemde alınabilecek önlemlere dikkat çekti.

Demir, Alzheimer'ın yalnızca yaşlılık döneminde görülen bir unutkanlık olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti. Beyindeki beta-amiloid ve tau proteinleriyle ilişkili değişikliklerin hastalığın belirtilerinden çok daha önce başlayabildiğini aktaran Demir, bu bulguların tek başına kişinin ileride Alzheimer geliştireceği anlamına gelmediğini vurguladı.


Hastalığın ortaya çıkmasında yaş ve genetik özelliklerin yanı sıra kontrol edilebilen risk faktörlerinin de rol oynadığını belirten Demir, bu nedenle yalnızca unutkanlığın başlamasını beklemenin doğru olmadığını kaydetti.

KAN TESTLERİ ERKEN DEĞERLENDİRMEDE KULLANILABİLİR

Alzheimer araştırmalarında son yıllarda kan biyobelirteçlerinin öne çıktığını belirten Demir, özellikle p-tau217 üzerinde yoğun çalışmalar yürütüldüğünü söyledi.

Bu biyobelirtecin, Alzheimer'la ilişkili tau değişiklikleri hakkında bilgi sağlayabildiğini aktaran Demir, kandaki p-tau217 seviyeleriyle hastalığa özgü beyin değişiklikleri arasında ilişki bulunduğunu belirtti.

Geçmişte benzer biyolojik değişikliklerin değerlendirilmesinde beyin-omurilik sıvısı incelemesi veya PET gibi daha zahmetli yöntemlerin kullanılabildiğini hatırlatan Demir, kan testlerinin gelecekte erken değerlendirmeyi kolaylaştırabilecek araçlar arasında yer alabileceğini ifade etti.

Bununla birlikte, yeni biyobelirteçlerin tek başına kesin tanı anlamına gelmediğini belirten Demir, kişinin şikayetleri, nörolojik muayenesi ve gerekli görülen diğer incelemelerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

TANSİYON, UYKU VE İŞİTME KAYBINA DİKKAT

Beyin sağlığının korunmasında değiştirilebilir risk faktörlerinin önemli olduğunu belirten Demir, uzun süre kontrol altında tutulmayan yüksek tansiyonun beyin damarları üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini söyledi. Kolesterol ve diyabetin de takip edilmesi gerektiğini belirten Demir, özellikle orta yaştan itibaren bu risklerin düzenli kontrolünün önem taşıdığını ifade etti.


İşitme kaybının da göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Demir, işitme güçlüğünün kişilerin konuşmaları takip etmesini zorlaştırabileceğini ve sosyal yaşamdan uzaklaşmaya yol açabileceğini söyledi. Gerekli durumlarda işitme cihazı gibi desteklerin değerlendirilmesinin beyin sağlığı açısından yararlı olabileceğini kaydetti.

Uyku düzeninin de bilişsel sağlık açısından önemli olduğunu belirten Demir, özellikle uzun süre devam eden uyku sorunları ve uyku apnesinin dikkate alınması gerektiğini ifade etti. Düzenli fiziksel aktivitenin ise tansiyon, kan şekeri, kilo ve damar sağlığı üzerinde olumlu etkiler sağlayarak sağlıklı beyin yaşlanmasına katkıda bulunabileceğini aktardı.

HER UNUTKANLIK ALZHEİMER ANLAMINA GELMİYOR

Demir, unutkanlığın tek başına Alzheimer hastalığını göstermediğini de hatırlattı. Vitamin eksiklikleri, tiroid hastalıkları, depresyon, uyku bozuklukları ve bazı ilaçların da bilişsel sorunlara neden olabileceğini belirtti.

Özellikle unutkanlığın günlük yaşamı etkilemeye başlaması halinde uzman değerlendirmesi gerektiğini ifade eden Demir, alışveriş yapma, para yönetme, randevuları takip etme veya daha önce kolaylıkla yapılan günlük işleri sürdürmede belirgin güçlük yaşanmasının araştırılması gereken bir durum olduğunu söyledi.

Erken değerlendirmenin yalnızca Alzheimer olasılığını ortaya koymak açısından değil, tedavi edilebilir diğer nedenleri belirlemek açısından da önemli olduğunu belirten Demir, hastalığın erken döneminde ilerlemeyi yavaşlatmayı hedefleyen tedavilerin bulunduğunu ancak bunların kaybedilen hafızayı geri getirmediğini ve hastalığı tamamen ortadan kaldırmadığını vurguladı.

Demir, beyin sağlığı için tansiyon ve kolesterolün kontrol altında tutulması, düzenli fiziksel aktivite, sigaradan uzak durma, işitme kaybının tedavi edilmesi, kaliteli uyku ile sosyal ve zihinsel aktivitelerin sürdürülmesinin uzun vadede önem taşıdığını belirtti.

YORUMLAR 

YORUM YAP 

Bu bölüm boş bırakılamaz
Bu bölüm boş bırakılamaz
Yorum Yapma Şartlarını Kabul Etmediniz