Turk Time
DOLAR
48,5249 %0
EURO
56,3246 %-0.3
ALTIN
6784,8780 %0.72
BIST-100
14467,25 %0.51
PETROL
101,7300 %-4.3
BONO
39,8900 %0.33
ISTANBUL
BUGÜN
20/30°
ISTANBUL
YARIN
21/24°

Ahmet Kekeç Bahçeli'ye Seslendi:

Ahmet Kekeç bugün MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye seslenmiş. 'Bağırma, Duyuyoruz!'

  • Son Güncelleme:
Ahmet Kekeç Bahçeli'ye Seslendi:
Bağırma, duyuyoruz!

Birileri, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye "Bağırma" desin.

Bağırma, duyuyoruz...

Mikrofon diye bir şey icat edildi. Hoparlör diye bir şey var... En cılız ses bile, bu aparatlarla en yüksek desibelle alıcısına ulaşabiliyor... Neden bağırarak konuşuyorsunuz?

Fakat Bahçeli için bunların bir önemi yok.

Bağırıyor...

Belki de bağırarak "etkili" olacağını düşünüyor.

Bağırarak "korkutucu" ve "caydırıcı" olabileceğini sanıyor...

Tamam, bağırsın, arada sırada kendini kaybedip sesini çatlatsın da, nihai olarak bize ne söylüyor? Her taşın altında "vatan haini" aramaktan, yapılan her şeyi "ihanet" terimleriyle yargılamaktan başka, vatandaşın hayatını kolaylaştıracak ne gibi önermelerde bulunuyor?

Hiç...

Tamam, bağıralım, sesimizin en yüksek perdesinden ünleyelim, düşmana gözdağı verelim, onları kahredelim, insan içine çıkamaz hale getirelim de, azıcık da şu "demokrasi", "özgürlükler" ve "insan hakları" meselesini dert edinelim.

Tamam, bağıralım, her cümlenin içine özenle bir "bölücü başı" tamlaması yerleştirelim, açılımcıların "İmralı'dan talimatlı" olduklarını söyleyelim de, elimizde güç ve fırsat varken "bölücü başı" meselesini niçin halletmediğimizin de hesabını verelim...

Bağıralım, çağıralım, bu hükümeti "varlıklarımızı yabancılara peşkeş çekmekle" suçlayalım da, zahmet olmazsa "IMF belasını" başımıza kimin tebelleş ettiğini de hatırlayıverelim...

Bağıralım, çağıralım, güzelleşelim de, biraz da "yapıcı" olalım.

Bağırmak, bir muhalefet tarzı ve yordamı olabilir mi oysa?

Şimdi bağırmadan, sesimizi yükseltmeden, etrafa adrenalin saçmadan konuşalım...

Sayın Bahçeli...

Muhterem büyüğüm...

Bu konuyu sizinle daha önce de konuşmuştuk... Tahsisli, onaylı, icazetli hükümetlerden istenen, sorun çözmesi ve "devlet-vatandaş" ilişkilerindeki olası ihtilafları gidermesi değil, bilakis siyasi merkezin tasarruflarına sahip çıkması, vatandaşa karşı "dokunulmaz devlet"in konumunu güçlendirmesidir.

İlk kez bu teamülü değiştirecek bir durumla karşı karşıyayız.

Muhalifiniz, muarızınız, siyasi düşmanınız da olsa, ilk kez bir Türkiye Cumhuriyeti hükümeti, "tahsis siyaseti"nin dışına çıktı; Kürt sorunu, Türk sorunu, terör sorunu, Güneydoğu Anadolu sorunu, adına ne derseniz deyin, bir sorunun çözümü konusunda elini taşın altına koydu. Risk aldı...

Hadi daha açık konuşalım:

Bu Türkiye Cumhuriyeti hükümeti, kendisini devletin ve siyasi merkezin değil, "çevre"nin taleplerine göre konuşlandırdığı için bu riski aldı.

Milliyetçi, halkçı, muhafazakâr umdeleri içselleştirmiş partinize de, bir dönem "çevre hareketi" nazarıyla bakılıyordu ve sizden korkuluyordu. Bu nedenle, MHP ıslah edilip devşirilmeli, siyasi merkezin taleplerine cevap verir bir hüviyete büründürülmeliydi.

Bugün, ne yazık ki, "ıslah pozisyonu"ndasınız ve hiçbir meşruiyeti kalmamış siyasi merkezin umdelerine göre hareket ediyorsunuz.

Bu ülke farklılıklarıyla vardır.

Farklılık dünyanın sonu değildir. Bilakis zenginliktir ve birliğimizin çimentosudur.

Kimse ülkeyi bölmüyor.

Kimse hainlere prim vermiyor.

Kimse vatanı küffara peşkeş çekmiyor.

Herkes, en az sizin kadar "vatanperver" ve bu topraklara bağlı.

Bağırıp çağırıp adrenalin yükselteceğinize, "çözüm siyasetine" katkıda bulunun.

Madem bunu yapmayacaksınız, bir süre susmayı deneyin.

Bu da bir "katkı"dır.

AHMET KEKEÇ/STAR

YORUMLAR 

BEKTAŞ

Devletin polis ve askeri dururken terörü koruyuculara teslim eden zavallı kafalar acaba bu olayları duyunca kıs kıs gülüyor mu? yoksa dizlerine mi ? vuruyor bilmiyorum.Bildiğim şu ki ya devlet başa yada kugun leşe.

yurtdaş

Dün Mardin , bugün Ergani, sonuç yine aynı:KATLİAM. Bu insanların ellerinden silahlar alınmalı, onlara gerekirse krediler sağlanıp, onların gerçek işlerine "tarım ve hayvancılık" yönlendirilmeli.Devlet, köylülerin ellerine silahlar dağıtarak, üstüne maaş bağlıyarak bu işleri çözemez.Devletin, askeri, polisi varken, korucuya gerek yok.PKK'nın koruculuğun kaldırılmasını savunuyor olması, bu yapının doğru olduğunu göstermez.Saygılar.

cengiz

burada sakat olan koruculuk sistemimi yoksa insanını zihniyetimi.amaç üzüm yemek değil bağcıyı dönmek ise koruculuğu bu işe karıştırmayın.onlar hain değil vatanseverdir.ama bu olayın kendisini kınıyorum.

ali

tabi tabi zaten pkk da koruculuk sistemi kaldırılsın diyor neymiş devletin silahıyla katliam yapılmış ya abd italyan rus silahları ile öldürülen askerlerimiz kim veriyor pkkya bu silahı pkk öldürünce kürt sorunu oluyor korucu öldürünce ise katliam hadi oaradan

üç çocuk az

Devlet de kimlerden oluşuyor? Siyasetçilerden ve devlet memurlarından. Bunlar da nerede yetişiyor- halkımızın arasında. Vatandaşın yüzde yetmişi(gariban da olsa,dini bütün de) "elimde imkan olsa, ben de malı götürürüm" demiyor mu? Diyor.Demek önce adam gibi adam yetiştirmemiz lazım. Firavunlar gibi mabet inşaatlarıyla bu mesele çözülmez.

Abuzer Abbas

Yok canım münferit (!) olaylar bunlar... Koruculuk sisteminin neden getirildiğini herkes biliyor... Mesele askerin yetersiz olması veya sürekli güvenlik sağlama mıdır sadece? Yoksa bu güne kadar bölgeye yapılmayan yatırımlardan doğan büyük işsizliğin bir şekilde giderilmeye çalışılması, açıkçası adama-iş bulma gayreti midir? Devletin otoritesini ve devletin silahını kimlerin eline verdiklerine dikkat etmezlerse böyle filmleri daha çok görürüz...

YORUM YAP 

Bu bölüm boş bırakılamaz
Bu bölüm boş bırakılamaz
Yorum Yapma Şartlarını Kabul Etmediniz