Turk Time
DOLAR
49,5144 ▲ %0.09
EURO
55,6948 ▲ %0.1
ALTIN
6637,7690 ▲ %0.04
BIST-100
11721,72 ▼ %-2.89
PETROL
107,6800 ▲ %3.5
BONO
39,5200 ▲ %0.2
ISTANBUL
BUGÜN
10/13°
ISTANBUL
YARIN
9/16°

Yaşlılıkta sağlık eşitsizliği: Sağlıklı yaşam herkes için aynı başlamıyor

Uzmanlar, yaşlılığın yalnızca biyolojik değil, aynı zamanda sosyal ve ekonomik eşitsizliklerle bağlantılı olduğunu vurgulayarak sağlıklı yaşam ve bakım hizmetlerinin herkes için erişilebilir olması gerektiğine dikkat çekiyor.

  • Son Güncelleme:
Yaşlılıkta sağlık eşitsizliği: Sağlıklı yaşam herkes için aynı başlamıyor

Genç kalma ve yaşlanmayı geciktirme vaadi büyük bir sektöre dönüşürken, uzmanlar bu imkanlardan herkesin eşit ölçüde yararlanamadığına dikkat çekiyor. Prof. Dr. Nilüfer Korkmaz Yaylagül’e göre yaşlılık, biyolojik sürecin yanı sıra ekonomik eşitsizliklerle de şekilleniyor.

Akdeniz Üniversitesi Gerontoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nilüfer Korkmaz Yaylagül, uzun yaşam (longevity) endüstrisinin giderek ticarileştiğini belirterek sağlıklı yaşam imkanlarının herkes için erişilebilir olması gerektiğini vurguluyor.

Zeynep Gökalp'in Sputnik'te yer alan haberine göre Yaylagül, yaşlanmanın bir hastalık değil, yaşamın doğal bir parçası olduğunu ifade ediyor. Yaşlanmaya bağlı hastalıkların önlenmesine yönelik bilimsel çalışmaları önemli bulurken, pahalı gençleşme teknolojilerinin ekonomik gücü olanlarla sınırlı kalmasının eşitsizlikleri artırabileceğine dikkat çekiyor.

Uzmanlara göre gençliğin güzellik, başarı ve üretkenlikle özdeşleştirilmesi de yaşlılara yönelik olumsuz algıları besliyor. Yaylagül, yaş ayrımcılığının yaşlı bireylerin toplumdaki saygın konumunu ve yaşam kalitesini tehdit ettiğini belirtiyor.

TÜRKİYE YAŞLANIYOR, YOKSULLUK RİSKİ BÜYÜYOR

Türkiye’de yaşlı nüfusun artması; sağlık, bakım, sosyal güvenlik ve konut politikalarını daha önemli hale getiriyor. TÜİK verilerine göre 65 yaş ve üzerindeki nüfusun toplam nüfus içindeki payı 2025’te yüzde 11,1’e ulaştı. Bu oranın 2100’de yüzde 33,6’ya çıkması öngörülüyor.

Yaşlılıkla birlikte gelir kaybı ve bakım ihtiyacının artması, mevcut ekonomik eşitsizlikleri derinleştirebiliyor. Yaylagül, bu durumu “çifte risk” olarak tanımlıyor: Yoksulluk riski taşıyan bireyler, yaşlandıklarında daha fazla dezavantajla karşılaşabiliyor.

2025 verilerine göre Türkiye’de yaşlı nüfusun yüzde 22,8’i yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında. Yaşlı kadınlarda bu oran yüzde 23,6’ya yükseliyor.

Yaylagül’e göre çözüm, yalnızca yaşam süresini uzatmaya odaklanmak değil; sağlıklı yaşamı, sağlık hizmetlerini ve bakım olanaklarını herkesin erişebileceği bir hak olarak ele almak.

YORUMLAR 

YORUM YAP 

Bu bölüm boş bırakılamaz
Bu bölüm boş bırakılamaz
Yorum Yapma Şartlarını Kabul Etmediniz