Turk Time
DOLAR
48,4773 %0.03
EURO
56,4125 %0.08
ALTIN
6848,7200 %0.91
BIST-100
14530,25 %0.87
PETROL
98,8400 %1.2
BONO
39,5800 %-0.23
ISTANBUL
BUGÜN
21/27°
ISTANBUL
YARIN
21/28°

Uzman isimden uyarı! Sonbaharda saç dökülmesine "mevsimseldir geçer" demeyin

Sonbaharda artan saç dökülmesinin her zaman kalıcı bir saç kaybına işaret etmediğini belirten Dr. Muhammet Emrah Cinik, dökülmenin aylar sürmesi veya saç yoğunluğunda azalmaya yol açması durumunda tıbbi değerlendirmenin şart olduğunu vurguladı.

  • Son Güncelleme:
Uzman isimden uyarı! Sonbaharda saç dökülmesine 'mevsimseldir geçer' demeyin

Mevsim değişikliklerinin saç döngüsü üzerindeki etkilerine dikkat çeken Dr. Muhammet Emrah Cinik, sonbahar döneminde belirginleşen saç dökülmelerinin her zaman kalıcı bir saç kaybı anlamına gelmediğini belirtti. Dr. Cinik, buna karşın uzun süre devam eden ya da saç yoğunluğunda belirgin kayıplara yol açan dökülmelerin mutlaka uzmanlarca değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Saçın sürekli aynı hızda büyümediğini aktaran Dr. Cinik, saç köklerinin biyolojik bir döngü dâhilinde çalıştığını vurgulayarak şunları söyledi:

"Sonbahar döneminde görülebilen değişimin temel nedenlerinden biri bu döngüyle ilişkili olabilir. Saç kökleri anajen dediğimiz büyüme, katajen geçiş ve telojen dinlenme-dökülme evrelerinden geçer. Yıl içerisindeki mevsimsel değişiklikler bu döngüyü etkileyebilir. Bu nedenle özellikle yaz sonu ve sonbaharda bazı kişiler normalden daha fazla saç döküldüğünü fark edebilir."

SONBAHARDA SAÇ DÖKÜLMESİNE DAİR 7 ÖNEMLİ MADDE

Dr. Muhammet Emrah Cinik, sonbahar aylarında artan saç dökülmesinin nedenlerini ve dikkat edilmesi gereken hususları 7 ana başlıkta sıraladı:

1. Geçici dökülmeler hastalık anlamına gelmez: Mevsimsel değişim tek başına bir saç dökülmesi hastalığı olarak tanımlanamaz. Değerlendirme yapılırken dökülmenin süresi ile saç yoğunluğundaki değişimin birlikte ele alınması gerekir. Mevsimsel dökülmelerin belirli bir süreçte azalması beklenirken, sürecin uzaması farklı nedenlerin araştırılmasını zorunlu kılar.

2. Uzun süren dökülmeler mevsime bağlanmamalı: Dökülmenin aylar boyunca sürmesi, saç yoğunluğunun azalması veya tellerinin belirgin şekilde incelmesi durumunda altta yatan sebepler incelenmelidir. Genetik yatkınlıkla ilişkili olan androgenetik alopesi, kadın ve erkeklerde ilerleyici saç kaybının ana nedenlerindendir. Bu noktada mevsimsel dökülme ile kronik saç kaybının ayrımı iyi yapılmalıdır.

3. Tel sayısından ziyade saç yoğunluğu izlenmeli: Gün içinde dökülen tel sayısını saymak yerine saçın genel görünümündeki değişim takip edilmelidir. Saç çizgisinin gerilemesi, şakaklarda açılma, tepe bölgesinde seyrelme ve tellerde incelme kritik işaretlerdir. Kişilerin 6 ay veya 1 yıl önceki fotoğraflarıyla mevcut durumlarını karşılaştırmaları değişimi fark etmelerini sağlayabilir. Gerekli hallerde trikoskopik inceleme ile saç yoğunluğu ve minyatürizasyon gibi detaylar tespit edilebilir.

4. Neden her zaman genetik veya mevsimsel olmayabilir: Yaygın dökülmelerde genel sağlık durumu göz önünde bulundurulmalıdır. Demir eksikliği, tiroid bozuklukları, hormonal değişimler, hızlı kilo kaybı, yetersiz beslenme, yoğun stres, sistemik rahatsızlıklar ve bazı ilaçlar saç döngüsünü bozabilir. Doğrudan takviyeye başlamadan önce tıbbi değerlendirme yapılmalıdır.

5. Vitamin takviyeleri her dökülmede çözüm değildir: Dökülme fark edildiğinde hemen vitamin ve mineral takviyelerine başvurmak yaygın bir davranıştır; ancak bu her zaman gerekli değildir. Vücutta kesinleşmiş bir eksiklik varsa tamamlanmalıdır fakat her dökülme vitamin eksikliğinden kaynaklanmaz. Gerekli tetkikler yapılmadan bilinçsizce takviye kullanılmamalıdır.

6. Saçlı deri sağlığı da değerlendirmeye dâhil edilmeli: Saç sağlığı sadece tellerin durumuyla sınırlı değildir. Saçlı deride görülen yoğun kepeklenme, kızarıklık, kaşıntı, kabuklanma ve uzun süreli lezyonlar dermatolojik muayene gerektirir. Ayrıca saçların sürekli sıkı toplanması, yüksek ısıyla şekillendirilmesi ve sık kimyasal işlemlere maruz kalması kök kaynaklı dökülmeden farklı olarak tel kırılmalarını ve yıpranmaları artırır.

7. Erken dönemde temel amaç mevcut saçları korumaktır: Saç kaybı yaşandığında ilk seçenek olarak hemen saç ekimine yönelmek doğru bir yaklaşım değildir. Öncelikle dökülmenin tipi ve aşaması belirlenmelidir. Uygun vakalarda medikal tedavi ve düzenli takip ile mevcut saçlar korunmaya çalışılmalıdır. Saç ekimi operasyonları ancak gerçekten ihtiyaç duyulduğunda ve hasta uygun bulunduğunda planlanmalıdır.

YORUMLAR 

YORUM YAP 

Bu bölüm boş bırakılamaz
Bu bölüm boş bırakılamaz
Yorum Yapma Şartlarını Kabul Etmediniz