Erdoğan’dan Bomba Açıklama: Başkanlık Sistemi Türkiye Gündemine Gelebilir!
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ATV’de katıldığı Başbakan ile Gündem programında Başkanlık sisteminin Türkiye'nin gündemine gelebileceğini ve kendisinin de bu sisteme olumlu baktığını açıkladı. Konuşmasında TOBB'a çatan Erdoğan, 'istekleri hiç bitmiyor' dedi.
- Son Güncelleme:

Başbakan Tayyip Erdoğan, 2011 seçimlerinin ardından başkanlık sisteminin gündeme gelebileceğini, cumhurbaşkanını halkın seçmesinin bunun alıştırması olduğunu söyledi.
Bir TV programında konuşan Erdoğan, kendisinin başkanlığı düşünüp düşünmediği yolundaki soruyu “Başbakan olarak 7.5 yıllık tecrübem var, 18 yaşından bu yana siyasetin içindeyim. Şu anda bir şey söyleyemem. Ama böyle bir şeyi halkım kabul eder, başkanlık sistemi olarak konuşuyorum şahıs olarak değil, ondan sonrası ayrı” diye yanıtladı. Erdoğan şunları söyledi:
2011 sonrası geçiş
Yüksek yargıda biz bugün eğer bazı adımları atmak istiyorsak, hem yüksek yargının bu noktada güçlenmesini; ama bir taraftan da atanmış-seçilmiş ilişkisindeki dengesizliği ortadan kaldıralım istiyoruz. Çünkü şu anda yüksek yargının kimseye hesap verme diye bir sorumluluğu yok. Dünyanın hiçbir gelişmiş ülkesinde böyle bir anlayış, yaklaşım yok. Biz istiyoruz ki, buraya yavaş yavaş bir geçiş sağlayalım ki, bununla geçiş sağlanmıyor. Ama 2011’den sonraki atılacak adımlarda bu geçişin de sağlanması lazım. Belki Türkiye’nin gündemine yeniden başkanlık sistemi gelecek. Bu da olabilir.
Paradigmadan kurtulmalı
Yıllarca rahmetli Özal zamanında bu çok konuşuldu. Yepyeni bir Anayasayla, halkımız bize bu yetkiyi verirse bunlar gündeme gelebilir ve bunlar tartışılabilir, konuşulabilir. Sistemin rahat çalışması açısından bu olaya olumlu bakıyorum. Başkanlık sisteminin en önemli özelliği, orada kongre, parlamento çok daha etkili hale gelecektir. Ama şu anda durum pek böyle değil. Bakın görüyoruz, 411 çıkıyor; ama 411’in aldığı karar atanmışlar tarafından oluşmuş bir kurumda önü kesiliyor. Ondan sonra biz Türkiye’de ‘Usulden mi, esastan mı inceler?’ onun tartışmasını yapıyoruz. Türkiye’yi bizim bir defa bu paradigmalardan kurtarmamız lazım. İşi, şöyle tam manasıyla bir sağlam zemine oturtmamız lazım. Orada başkan tamamen layüsel (sorumsuz) durumda değil.
ABD’yi yakalamak lazım
ABD’de başkan kongreye teklif yapıyor. Kongreye onayı olmadan hiçbir karar alınmıyor. Bizde ise bunun tam tersi. Aslında mevcut yapıda o yarı başkanlık var, orada bir değişiklik olmadı. Sadece parlamento seçerken, biz burada aslında, başkanlık sistemine geçişin bu bir alıştırmasıdır. Başkanlık sisteminde başkanı halk seçiyor, burada da diyoruz ki, ‘Cumhurbaşkanını halk seçsin’. Bu yıllar yılı zaten halkımızın bir talebiydi. 7 yıl olmasın 5, artı icabında ikinci bir kez de seçilebilme şansı olsun. Bunu getirmiş olduk biz onunla. Bunu da başardık. Halkımızın da katkısının yüzde 70’lere ulaştığını gördük.
Sembolik değil güçlü
Halkın büyük bir talebi var. Böyle bir süreç cumhurbaşkanlığı makamını güçlendiriyor. Ama biz eğer başkanlık sistemine geçilecekse bu böyle olmalı. O zaman hakikaten o makam sembolik değil güçlü bir makam olur. Bunun altında kongre ve hatta Bakanlar Kurulu, 25-26 tane bakan olmasına da gerek yok, onların da yeniden dizayn edilmesinde faydalar olacaktır. Belki o zaman sayı 14-15’e inecektir; ama bakanın altında bakan yardımcıları olacaktır. Belki 1,2,3 tane bakan yardımcısı olacaktır. Dolayısıyla sistem çok daha farklı, daha güçlü bir şekilde çalışma imkanını yakalayacaktır. Bunu yakalamamız lazım.
Kafamda model var
Erdoğan, “Sizin kafanızda bir proje olduğu çok belli” sözleri üzerine, “Model var tabii” dedi. Anayasanın bu yönde değiştirilmesinde bir zorunluluk görüp görmediğinin sorulması üzerine Erdoğan, 2011’den sonraki süreçte bunu halka götürebileceklerini, halkın kabul etmesi halinde bu adımın atılacağını söyledi. Bu sözleriniz üzerine ‘Başkanlık sistemini kendisi için düşünüyor’ gibi değerlendirmeler gelecek. Bu yorum veya eleştirilere ne yanıt vereceksiniz?” sorusu üzerine Erdoğan, sadece Başbakan olarak 7.5 yıllık tecrübesi bulunduğunu, 18 yaşından bu yana siyasetin içinde olduğunu belirterek, “Şahsımla alakalı ben bu alanda şu anda bir şey söylemem, söyleyemem. Ama böyle bir şeyi halkım kabul eder, başkanlık sistemi olarak konuşuyorum şahıs olarak değil, ondan sonrası ayrı” dedi.
Bedelliyi müzakere edebiliriz
Başbakan Erdoğan, bedelli askerlikle ilgi çok talep olduğunun hatırlatılması üzerine, “Milli Savunma Bakanımız ve Genelkurmay Başkanımızla bu konuyu tekrar, bir daha müzakere ederiz” dedi.
Erdoğan, gazetecilerin, bedelli askerlikle ilgili kendilerine çok sayıda mail geldiğini belirtmesi üzerine şöyle konuştu:
“Bu mailleri bence bir klasöre koysanız da bunu Silahlı Kuvvetler’e gönderseniz çok isabetli olur veya Milli Savunma Bakanlığımıza. Milli Savunma Bakanımız ve Genelkurmay Başkanımızla konunun detaylarını bir görüşmem lazım. Detayları noktasında gerekli bilgi ve değerlendirmeyi yapmadan böyle bir açıklama yaparsam bu yanlış olur.”(HÜRRİYET)

YORUMLAR
evet tramvay son durağa yaklaşıyor.bir de hilafeti tekrar getirirsek,gelişme tamam.neden olmasın ,islamın lideri olarak ün yapmış,hatta bu konuda nobel benzeri bir ödül de almış olan kişiye ,halifelik yakışmazmı ?
ab ye üyelik,özelleştirme,açılım,ergenekon,hsyk allah a şükür hepsini konuştuk tartıştık hallettik.bir beş altı ayda başkanlık üzerine konuşuruk.bizde vaktin kıymeti yok.durmak yok boş işlere devam.
bir referandum yapsak ve halka sorsak "zina suç olsunmu,katil apo!yu idam edelimmi,dokunulmazlıklar kalksınmı ?" diye sorsak sonuç evet olur.ırak!da,afganistan!da da milli irade var.hitler ,musolini de milli irade ile geldi.peki o ülkelerde demokrasiden söz edilebilirmi.?
ne diyordu aristo,binlerce yıl önce :"kültür düzeyi düşük toplumlarda demokrasi olmaz. olursa demogoglar iktidara gelir,sonra oligarşi ve daha sonra da otokrasi doğar ".başkanlık sistemi özlemi ile son aşamaya yani otokrasi=diktatörlük geliyor.
yüzde 15 işşizlikle ne de güzel olur degilmi!!! enfazla destekte yüzde 20 işşizlikle ADANADAN gelir!
Bu gün bi referandum yapıp halka Apo'yu asalım mı diye sorsanız, % 80 evet alırsınız. Şimdi Milli irade böyle istedi diye, uluslararası hukuk kurallarını, yargı kararlarını hiçe sayıp Apo'yu tek bu referandum ve TBMM kararı ile asabilecek misiniz? Hala çağımız demokratik hukuk devletlerinde Egemenliğin Yasama, Yürütme ve Yargı kuvvetler ayrılığı ilkesi ile kullanılması gerektiğini ve hukukun her şeye üstünlüğünü idrak edemeyen orta çağ zihniyetliler var bu ülkede!
O günkü 411 gerçekten 411 midir,yoksa başka bir sayı mıdır? Mesela, 2 midir? A-)Gerçekten 411 olanın karşısında kimse duramaz,B-)O günkü 411,gerçek 411 olsa idi;yapacağı Anayasa değişikliğine ihtiyaç olmazdı.Çünkü böyle bir sorun mevcut olmazdı...Sanal araçlarla,gerçek eserler meydana getirilemez.Yani sanal demokrat partilerle gerçek demokrasi oluşturulamaz.(Bir karış kadar derinden düşünelim.)
Önce etnik kimlikler üzerinden siyasetle ayrımcılık, teröre, teröriste taviz, sonra Başkanlık sitemi ile Federasyon daha sonra self determinasyonla tam bağımsızlık. Okyanus ötesinden talimatlar alanlar efendilerinin seslerini taşıyorlar. BOP portresini yıllardır tekrarlıyoruz. Bu Ülkenin kurucu idaresini yok sayma girişimleri, anayasa değişikliği Ilımlı İslama selam. YAPAMAZSINIZ.. Bu ülkenin kurucu iradesi yapısını kurdu- Üniter-Laik- Ulus Devlet... KİMSE BUNU DEĞİŞTİREMEZ...
"411 El Kaosa Kalktı" diye manşet atan GÜRUH,bahsekonu anayasa değişikliğini,hangi HUKUK normuna göre iptal etmiştir.Hukuki gerekçesini açıkça yazsınlarda,bizde öğrenmiş olalım.Hangi Hukuk normu,kılık kıyafetten ötürü,insanların Eğitim hakkını ortadan kaldırabilir.Böyle bir hukuk anlayışı Dünyanın hangi gelişmiş ülkesinde vardır,Üstelik Halkın temsilcilerinin 411 oyuna rağmen.Halkın %80 nini yok sayan bir hukuk anlayışı,olsa olsa,Ortaçağ rejimlerinde bulunur.Türk Halkı cevabı verecek.Bekleyin.
411 şeriat devleti dese atanmışlar mı karşı çıkmış olacak. Hala Hukukun ne , hukukçunun mahkeme kararlarının ne anlama geldiğini öğrenemedi, ne de olsa tarikat yetiştirmesi, biatçı bir zihniyet. Onları senin gibi Amerika atamadı hepsi o noktaya gelene kadar hizmetleri ile yükseldiler, önce seçildiler, sonra liyakatlarına göre prosüdür gereği atandılar. O zaman her kes atanmış.Seni de Parti başkanlığına kısıtlı sınırlı sayıda insan atıyor.Devlet özel şirketiniz değil Patron biziz G. Md. atanmış. Hadi Partinin içinden bir Gn Krm Bşk.,, Yargıtay , Danıştay başkanı atasana. Damadının ortağın Çalık’a CIO olmasına benzemiyor değil mi? Çünkü burası bir Devlet.
arkadaşları bütün suçlardan berat etmiş,nasıl yargılanmışlar orası mechul dokunulmazlık varken nasıl yarılanmışta berat etmişler onu anlayamadım,koskoca başbakan yalanmı söler yalan degil dogruda rzahit akmanı dahi yargılayaman hukuk arkadaşlarını nasıl yargıladı allah allah o zaman sende yargılan berat et kimsede bundan sonra o kelimeyi agzına almasın