Turk Time
DOLAR
49,5733 ▲ %0.07
EURO
55,7464 ▲ %0.29
ALTIN
6571,0340 ▼ %-0.38
BIST-100
11797,70 ▲ %3.22
PETROL
106,3400 ▼ %-0.51
BONO
39,5400 ▼ %-0.1
ISTANBUL
BUGÜN
12/22°
ISTANBUL
YARIN
13/22°

16 milyon kişilik dev araştırma: DEHB olanlarda ölüm riski %71 daha yüksek!

JAMA Network Open dergisinde yayımlanan kapsamlı bir araştırmaya göre, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) olan bireylerde herhangi bir nedene bağlı ölüm riski %71 daha yüksek bulundu.

  • Son Güncelleme:
16 milyon kişilik dev araştırma: DEHB olanlarda ölüm riski %71 daha yüksek!

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun (DEHB) uzun vadeli sağlık sonuçlarını inceleyen kapsamlı bir araştırma, DEHB tanısı bulunan kişilerde erken ölüm riskinin farklı nedenlere bağlı olarak artabildiğini gösterdi.

University College London ve Liverpool Üniversitesi araştırmacılarının yürüttüğü sistematik derleme ve meta-analiz, JAMA Network Open dergisinde 19 Ekim 2026’da yayımlandı. Üç kıtadan yaklaşık 15,9 milyon kişinin yer aldığı 19 çalışmanın değerlendirildiği araştırmada, katılımcılar farklı süreler boyunca takip edildi; bazı çalışmalarda izlem süresi 20 yılı aştı.

ÖLÜM ORANLARINDA DİKKAT ÇEKEN FARK

Araştırmacılar, DEHB tanısı bulunan kişilerde tüm nedenlere bağlı ölüm oranının, tanısı olmayanlara kıyasla yüzde 70 daha yüksek olduğunu belirledi. Ölüm nedenleri ayrı ayrı incelendiğinde de farklılıklar görüldü:

İntihar nedeniyle ölüm: Yaklaşık yüzde 90 daha yüksek.

Kasıtlı veya kazara yaralanmalara bağlı ölüm: Yüzde 55 daha yüksek.

Araştırmada doğal nedenler kapsamında kalp-damar hastalıkları ve metabolik rahatsızlıklar gibi sağlık sorunları da ele alındı. Bulgular, DEHB ile ilişkili sağlık eşitsizliklerinin yalnızca kazalar veya ruh sağlığı sorunlarıyla sınırlı olmayabileceğine işaret ediyor.

RİSK ARTIŞININ ARKASINDA NE OLABİLİR?

Araştırmacılar, DEHB olan kişilerin dürtü kontrolü, duyguları düzenleme ve riskleri değerlendirme alanlarında yaşayabildiği güçlüklerin bazı sonuçlarla ilişkili olabileceğini belirtiyor. Dikkat farklılıkları, trafik kazaları gibi istem dışı yaralanmalarda da rol oynayabilir.

Bunun yanında ruh sağlığı sorunları, toplumsal dezavantajlar ve sağlık hizmetlerine erişimde yaşanan güçlükler de tabloyu etkileyebilir. Tedaviye devam etme ve düzenli sağlık takibi konusunda karşılaşılan engellerin de olası etkenler arasında olduğu değerlendiriliyor.

Ancak araştırma gözlemsel çalışmalara dayanıyor. Bu nedenle DEHB’nin tek başına ölüm riskindeki artışa neden olduğu sonucuna varılamıyor; bulgular bir ilişkiyi ortaya koyuyor, doğrudan neden-sonuç bağlantısını değil.

İLAÇ KULLANANLARDA DAHA DÜŞÜK RİSK İLİŞKİSİ

Araştırmanın bir diğer bulgusu, DEHB ilacı kullanan kişilerde tüm nedenlere bağlı ölüm riskinin, ilaç kullanmayan DEHB’li kişilere göre yaklaşık yüzde 25 daha düşük olmasıydı.

Bununla birlikte araştırmacılar, ilaç kullanımına ilişkin sonucun yalnızca 19 çalışmanın üçünden elde edilen verilere dayandığını vurguluyor. Dolayısıyla bu bulgu, ilaçların ölüm riskini kesin olarak azalttığını kanıtlamıyor ve daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyuluyor.

Araştırmanın yazarları, DEHB’nin mutlaka yaşam süresini kısaltan bir durum olarak görülmemesi gerektiğini belirterek doğru tanı, uygun tedavi ve uzun vadeli desteğe erişimin önemini vurguluyor.

Bulgular, DEHB’nin yalnızca dikkat ve davranışlarla ilgili bir durum olarak değil, kişinin uzun vadeli fiziksel ve ruhsal sağlığıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor.

YORUMLAR 

YORUM YAP 

Bu bölüm boş bırakılamaz
Bu bölüm boş bırakılamaz
Yorum Yapma Şartlarını Kabul Etmediniz