Kefir, yüzyıllardır susuzluğu giderdiği için Ramazanlarda tüketilen bir içecektir. İçerdiği faydalı bakteriler; hazımsızlığa ve mide ekşimesine de iyi gelir. Sahurda tüketilen iki bardak kefir, gün içerisindeki yaşanan susuzluğu giderir.
Bağışıklığı güçlendirerek oruç süresince vücudun virüslü hücrelere karşı direncini artırır.
Uzun süreli açlığa bağlı bağırsak ve midenin sağlığını korur.
Kandaki kötü kolesterolü düşürerek kan basıncını düzenler. Böylece kalp damar hastalıklarına da iyi gelir.
Sahurda tüketilen kefir aynı zamanda gün aşırı cildinde susuz kalmasını önler.
Yapılan bazı araştırmalarda kefirin böbrek üstü bezleri çalıştırdığında etkili olduğu gözlemlenmiştir. Bu sayede vücudun sıvı oranı sürekli yenilenmektedir.
Vitamin ve mineral bakımından zengin olan; kiraz, kayısı, çilek ve erik gibi meyveler oruç saatlerinde yaşanan susuzluğa iyi gelir. Bu meyvelerden yapılan komposto soğuk tüketildiğinde vücudun günlük su ihtiyacını fazlasıyla karşılar. Uzmanlar, bu meyvelerden yapılan kompostonun iftar ve sahurda birer kase tüketilmesi öneriyor.
Su oranının yanı sıra şeker oranında yüksek olduğu kavun ve karpuz gibi meyvelerin iftar ve sahurda tüketilmesi gerekir. Bu sayede oruç saatlerinde vücutta yaşanabilecek su ve şeker kaybı engellenmiş olur.
Soğuk çorbalar, serinletici ve tok tutma özelliği sayesinde, özellikle sahurda tüketilmesi gereken besinlerdendir.
Salatalık yüzde 96 oranda sıvı içermektedir. En yüksek sıvı oranına sahip olan bu besinden günde iki tane tüketerek vücudun günlük ihtiyacı oaln sıvının yüzde 40'ını karşılar. Aynı zamanda salatalık C,K ve B vitaminleri bakımından zengindir.
Salatalıktan sonra sıvı oranı yüksek oaln besin kabaktır. Ancak kabaktaki sıvı oranındna yaralanmak için kaynatılıp tüketilmesi gerekir. Kızartılan kabak su miktarını çok çabuk kaybeder. Özellikle diyet ve düzenli spor yapan kişilerin hafta da iki tabak kaynatılmış olarak yapılan kabak yemeği tüketerek vücudun ihtiyacı oaln sıvının yüzde 50'sini karşılayabilir.
En çok tüketilen besinlerden biri olan domates sıvı oranı yüksektir. Ancak domatesin içerisinde aynı zamanda asit içerikli maddelerde varır. Bu yüzden günde 3 ya da 4'ten fazla tüketilmemelidir. Ayrıca domates sadece sıvı oranı için fayda sağlayan bir besin değil aynı zamanda içerdiği flavanoid madde sayesinde antioksidan etkisi de göstererek vücudu kanserli hücrelere karşı korur.
Yüzyıllardır hem zayıflamak hem de vücuttaki toksinleri temizlemede etkili olduğu bilinen göbek marul, bu faydasını içerdiği sıvı oranı sayesinde yaptığı ortaya çıkarıldı. Düzenli tüketilen marul vücudun bağışıklığını güçlendirerek hastalıklara karşı bir kalkan oluşturur.