İŞTE O İLAÇLARIN SİZE YAPTIĞI KÖTÜLÜKLER! İYİ OLACAĞIZ DİYE İÇİYORUZ AMA BİZİ DAHA DA KÖTÜ YAPIYORMUŞ...
Ülkemizde en yaygın kullanılan ilaçların başında antibiyotikler geliyor... Bu ilaçların doktora danışılmadan kullanılmasının sağlığımıza büyük zararları var...
İşte o 8 tehlike! Antibiyotikler herhangi bir bakteri (mikrop) tarafından, başka saldırı yapan bir mikrobu öldürmek veya çoğalmasını durdurmak için kullanılıyor.
Bitkilerden elde edilebildiği küf mantarlarında bulunan bazı maddelerin geliştirilmesiyle de elde ediliyor. Ancak antibiyotiklerin doğru kullanımı konusunda ciddi sorunlar var. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Yaser Süleymanoğlu, antibiyotiklerin doktora danışılmadan kullanılmasının başlıca 8 zararı bulunduğunu belirterek, bu zararları şöyle sıralıyor:
1. Antibiyotiklere karşı vücutta direnç oluşuyor ve bu yüzden ilacın etkinliği azalıyor.
2. Böbrek ve karaciğer fonksiyonları olumsuz etkileniyor. 3. Kemik iliği ve bağışıklık sistemi baskılanıyor.
4. Mantar oluşabiliyor.
5. “Süper enfeksiyon” ve hastalık derinleşiyor. Örneğin, basit bir üst solunum enfeksiyonundan sonra zatürre, sinüzit gibi hastalıklar gelişebiliyor. Bu tip apse gelişirse buna süper enfeksiyon deniyor.
6. Kanlı ishal oluşabiliyor.
7. Çocuklarda diş sararması görülüyor. Anemi ve astım hastalığı tetikleniyor.
8. Çocukların büyüme süreci engelleniyor.
FAYDA SAĞLAMIYOR: Yaklaşık 60 yıldır ilaç sanayiinde ciddi gelişmeler olduğunu, ancak mikropların akıllı yapısı antibiyotiklere karşı direnç oluştuğunu belirten Dr. Süleymanoğlu, “Antibiyotiklere direnç oluşması şu anlama geliyor...
Antibiyotikler, kullanıldıkları hastalık gruplarına karşı önceleri etkiliyken, gereksiz yere kullanım sonucunda bu etkinliğini kaybediyor. Hasta ilacı kullanmasına rağmen faydasını göremiyor” dedi. Antibiyotikler hiçbir virüse karşı etkili değildir. Yani viral hastalıklarında antibiyotiklerin yeri yoktur. Daha kötüsü vücutta bazı bakteri ve mantarların çoğalmalarına sebep olabileceği için zararlıdır.
ATEŞ DÜŞÜRÜCÜ ETKİLERİ YOKTUR: Enfeksiyon hastalıklarının bir bölümü virüslere bağlı olduğuna göre, her ateşli hastaya hemen antibiyotik vermek son derece yanlıştır. Farenjit, grip, nezle gibi virüslerin neden olduğu hastalıklara karşı kesinlikle etkili değillerdir. Ateş düşürücü ya da ağrı kesici etkileri de yoktur.
Antibiyotiğe bağlı ağırkanlı ishal, deri egzamaları, hazım problemlerini kliniklerimizde çok görüyoruz.” Türkiye’de antibiyotiklerin reçetesiz verilmesi nedeniyle birçok uygunsuz durumda kullanıldığına değinen Dr. Yaser Süleymanoğlu, şu bilgileri verdi: Türkiye’de net rakamlar olmamakla beraber antibiyotik kullanımı Avrupa’ya nazaran daha yüksek.
Antibiyotiklerin sık ve uygunsuz kullanımının yarattığı en önemli sorun şüphesiz dirençli mikroorganizmaların oluşmasıdır. Bu mikroorganizmalar özellikle hastane enfeksiyonlarında önemli rol oynuyor.
HER HASTAYA VERİLMEMELİ?: Antibiyotik tedavisinin her hastaya verilmemesi gerektiğini, böbrek yetmezliği bulunan hastalara verilmesi halinde üre denilen zehirli maddenin yükselmesine neden olduğunu vurgulayan Dr. Süleymanoğlu, antibiyotiklerin yanlış kullanımının yaratacağı sonuçlar hakkında şunları söyledi: “Çoğu defa sık kullanılan antibiyotikler, iki üç ay sonra kemik iliğindeki kan hücrelerinin tahribine bağlı derin bir anemi veya lökosit baskılanmasına yol açabilir.
Bazı antibiyotikler kesinlikle belirli yaşlarda verilmemelidir. Mesela altı yaşından küçüklerde tetrasiklin grubu antibiyotiklerin kullanılması doğru değildir. Altı yaşından küçüklere tetrasiklin verildiğinde dişlerde kalıcı bir bozukluğa sebep olabilir.
ALKOLLE ALINMASI DA SON DERECE SAKINCALI: Bazı antibiyotiklerin bazı ilaçlarla, yemekle, meyve sularıyla, sütle alınmaması gerektiğine değinen Dr. Yaser Süleymanoğlu, “Süt ve antiasit mide ilaçları ile etkileşen birçok grup vardır. Antibiyotiklerin pek çoğunun hamilelikte kullanması sakıncalıdır. Bazıları, anne karnındaki çocukta birçok sakatlıkların meydana gelmesine sebep oluyor.
Eğer mutlaka antibiyotik vermek gerekiyorsa, güvenli olanların doktor tarafından seçilmesi gerekiyor. Antibiyotiklerin alkolle alınması son derece sakıncalıdır. Karaciğer yetmezliği, mide kanaması, anaflaktik şok dahi gelişebilir” dedi.