Depreminin yerle bir ettiği şehirde kritik uyarı: Hatay Fayı kırılmadı
Depremlerde oluşan hasarlarda zemin kadar, binaların sağlamlığının çok daha önemli olduğunu dile getiren Yoshinori Moriwaki, Türkiye’de bulunan 21 milyon binanın yarısından fazlasında ciddi problem bulunduğuna dikkat çekti.
Denetimin oturduktan sonra değil, iskan verilmeden yapılması gerektiğini söyleyen Moriwaki, “Japonya’da yapı denetim sistemi yok ama bina ruhsat oranı yüzde 100’dür. Yani ruhsatsız, denetlenmemiş binanın içine oturulması mümkün değil” dedi.
Mevcut yapı stoku içindekilerden sorunlu olanların bir kısmının yıkılıp yeniden yapılması gerektiğine işaret eden Moriwaki, Bir kısmının ise çok büyük masraflar yapılmadan iyi bir hesaplama ile güçlendirilebileceğini anlattı.
Temelinde özel kauçukların kullanıldığı sismik izolatörlerin bulunduğu binaların, depremin şiddeti ne kadar olursa olsun sıkıntı yaşamadığını vurgulayan Moriwaki, şu anda hastaneler için zorunlu olan uygulamanın öncelikle okullar olmak üzere tüm binalarda zorunlu olması gerektiğini kaydetti.
Bunun sistemin kurulduğu binalarda kolon ve kirişler için daha az malzeme kullanılacağına işaret eden Yoshinori Moriwaki, bunun bina inşa maliyeti içindeki payının sadece yüzde 2.5 olduğunu ifade etti.
'YEN BİNALAR DAĞA DOĞRU YAPILSIN'
Binası güçlü, dayanıklı okullar toplanma alanı olarak kullanılmasını öneren Moriwaki, burada jeneratör, battaniye, yemek, su gibi malzemelerin hazır bulunması gerektiğini bildirdi.
Depremde yıkılan binalar aynı yerlere değil, mutlaka dağ tarafına doğru yapılması gerektiğini ifade eden Moriwaki, sanayi tesisleri kurulurken de dikkatli olunması gerektiğini vurguladı ve “1999 yılındaki depremden sonra, İzmit, Yalova gibi şehirlerde yumuşak zeminlere fabrikalar yapıldı. Oysa o dönemin siyasilerinin de söylediği fakat hayata geçiremediği fikir bence mantıklı. Sanayi tesislerinin deprem riski az olan yerlerde toplanması gerekiyor. Yani herkes ve herşey bu bölgede olmasın, nüfus yoğunluğu azaltılsın” uyarısında bulundu.
Türkiye’de sürekli gündeme gelen imar affının çok kötü bir şey olduğunu söyleyen Moriwaki, “Japonya da imar affı, imar barışı diye bir şey yok. Af dediğiniz Japonya’da sadece hapishanelerde olur. O da mahkûm kendisini düzelttiyse yapılır. Binada bir şey düzeltmeden, kaçak bina için para ödeyip imar, ruhsat alabiliyorsunuz. Özellikle İzmir depreminde yıkılan binaların çoğunun imar affından yararlandığını görüyoruz” şeklinde konuştu.
Depremlerde insanların bu yüzden ölmesine rağmen af yapılmasını anlayamadığını söyleyen Moriwaki, “Adeta insanların hayatı para ile değiştiriliyor. Ben bir insan olarak imar affına karşı çıkıyorum. Paraya ihtiyaç olduğu için çıkarıldığı söyleniyor. Ama öbür yandan insan hayatı çalınıyor” dedi.
