Denize girmeden önce bir daha düşünün! Hayatınız risk altında
Prof. Dr. Turhan, özellikle kalp ve kalp damar hastalıkları olanların sıcak havalarda dikkat etmesi gereken bazı şikâyetleri (belirtileri) şöyle sıraladı:
* Göğüs ağrısı, kalp hastalarında en sık karşılaştığımız şikâyettir. Yaz aylarında artan sıcaklık ve neme bağlı olarak kalbin oksijen ihtiyacı artar, bunun sonucunda kalp damar hastalığına bağlı göğüs ağrısı ortaya çıkabilir.
* Sıcak hava ve neme bağlı olarak kalbin iş yükündeki artış, özellikle kalp yetmezliği ve kalp kapak hastalarında nefes almayı zorlaştırabilir.
* Sıcak havanın dolaşımını zorlaştırmasına bağlı olarak özellikle kalp yetmezliği ve kalp kapak hastalarında bacaklarda şişlik (ödem) gelişebilir.
* Sıcaklık artışına bağlı olarak damarlarda meydana gelen genişleme ve vücuttaki sıvı kaybı tansiyon düşüklüğüne yol açarak hastada göz kararması, baş dönmesi gibi şikâyetlere yol açabilir. Bu durum yaşlıları ve zeminde ciddi yapısal kalp hastalığı olanları daha önemli boyutta etkileyerek bilinç bulanıklığı veya bayılmaya yol açabilir.
Terleme nedeniyle potasyum ve magnezyum gibi minerallerin kaybı, kalbin elektriksel ileti sistemini etkileyerek hayatı ciddi şekilde tehdit edici ritim bozukluklarına yol açabilir” ifadelerine yer verdi.
‘KALP HASTALARI YAZIN GÜNDE 2-2.5 LİTRE SU TÜKETEBİLİR’
Yaz mevsiminde kalp hastalarının yeterli su tüketmesinin kalp ve dolaşım sisteminin sağlıklı çalışması için önemli olduğunun altını çizen Prof. Dr. Turhan, “Yeterli su tüketimi, kişinin sağlık durumuna bağlı değişkenlik gösterebilir. Kalp hastalarının sıcak yaz aylarında günde ortalama 2-2,5 litre sıvı tüketmeleri önerilir. Ancak kalp yetmezliği, ciddi kalp kapak hastalığı veya böbrek yetmezliği olan hastalarda aşırı sıvı tüketimi de vücutta sıvı birikimine yol açarak hastanın sağlığını olumsuz yönde etkileyebilir. Bu tür hastalarda ne kadar sıvı tüketileceği, hastayı takip eden doktorun önerisine göre ayarlanır” dedi.
Prof. Dr. Turhan, kalp hastalarının kendilerini takip eden doktorlarının önerileri doğrultusunda yürüyüş ve egzersiz yapabileceklerini ancak doktorlarının tavsiyesi dışında günün sıcak saatlerinde yapılan egzersizlerin ciddi sağlık ve hayatı risklere yol açabileceğini söyledi.
Prof. Dr. Turhan, kalp hastalarının nasıl egzersiz yapabilecekleri konusunda şu önerilerde bulundu:
* Yürüyüş ve egzersiz, yaz aylarında havanın en serin olduğu, nemin ve güneş ışığının en düşük olduğu sabah 06:00-08:00 saatleri arasında ve güneşin etkisinin azaldığı akşam 19:00- 21:00 saatleri arasında yapılmalıdır. Sıcaklık ve nemin en yüksek olduğu, güneş ışınlarının dik geldiği ve sıcak çarpma riskinin en yüksek olduğu 11:00-17:00 saatleri arasında yürüyüş ve egzersiz yapmaktan kaçınılmalıdır.
* Kalp hastalarının soğuk suya ani girmeleri kalp krizi, ritim bozukluğu veya bayılma riskini artırabilir, bu yüzden soğuk suya ayak bileklerinden başlayarak yavaş yavaş girilmesi gerekir.
* Kalp hastalarının yaz tatilinde denize ya da havuza uygun saatlerde girmeleri gerekir, sabah 08:00-10:00 arası veya akşamüstü 17:00-19:00 saatleri arası en uygun saatlerdir.
* Aç karnına suya girmek kan şekerinin düşmesine ve tansiyon düşüklüğüne bağlı olarak bayılmaya yol açabilir. Yemek yer yemez suya girilmesi kalbi zorlayabilir, bu yüzden aç karnına veya yemekten hemen sonra havuz ya da denize girilmesi uygun değildir. Yemekten en az 1- 1,5 saat sonra suya girilmesi en uygun yaklaşımdır.
* Sıcak yaz günlerinde uzun mesafeli veya hızlı yüzme kalp hastaları için riskli olabilir. Kısa süreli ve hafif tempolu yüzmeler kalp hastaları için daha uygundur.
* Denize veya havuza yalnız girmemek, güneşten koruyucu gölge oluşturan materyaller kullanmak yeterli su tüketmek diğer dikkat edilmesi gereken konulardır.
