Kurbanlarını özellikle küçük çocuklardan seçen Alber Fİsh, 12 yaşındaki kurbanının annesine yazdığı mektupla yeryüzünün gelmiş geçmiş en acımasız seri katili olmaya hak kazandı...
Anüsüne iğneler batırarak kendine de acı çektirdiğine inanan seri katilin yakalanmasına neden olan küçük kurbanı Grace Budd hikayesi oldukça ilginç..
12 yaşındaki Grace'i yeğeninin doğum günü bahanesiyle ailesinin yanından alıp ormanlık alanda bulunan bir eve götürdü...
En büyük merakı insan etinin tadına bakmak olan Fish bu evde küçük Grace'i öldürüp parçalara ayırdı. Ve bu parçaları buzdolabında saklayarak her gün bir parçasını yedi...
Fish'i tam anlamıyla cani yapan bu da değil. Minik Grace'in annesine kızını nasıl öldürüp yediğini anlattığını bir mektup yazarak yeryünün gelmiş geçmiş en acımasız seri katili olmaya hak kazandı...
Bu korkunç seri katili elektrikli sandalyeye mahkum eden ise bu cinayetten sonra yakalanması oldu...
Son sözlerinde ise öldürme fikrinin hoşuna gittiğini söylemiştir.
İşte 12 yaşındaki kurbanı Grace Budd'un annesine kızını nasıl öldürdüğünü yazdığı o korkunç mektubun bir kısmı....
1894'te bir arkadaşım Steamer Tacoma gemisinde denizci olarak denize açılmıştı. San Francisko'dan Hong Kong'a gitmek üzere yola çıkmışlardı.
Limana varınca iki arkadaşı ile karaya çıkmışlar ve çok içip sarhoş olmuşlar. Döndükleri zaman geminin limandan ayrıldığını görmüşler. Bu sırada orada kıtlık hüküm sürmekteymiş. Etin kilosu 2-6 dolar arasındaymış....
Çok fakir olanlar arasında açlık sıkıntısı o kadar büyükmüş ki diğerlerinin açlıktan ölmesini önlemek amacıyla 12 yaşından küçük tüm çocuklar, et olarak pazarlanmaları için kasaplara satılıyorlarmış.
Herhangi bir kasaba gidip pirzola, biftek, kuşbaşı isteyebilirmişsiniz...