Hülya Avşar Haliç Üniversitesi’nde Girişimcilik ve Pazarlama Kulübü’nün düzenlediği ‘Pazarlama Dahileri Zirvesi’ konulu panele katıldı.
Konusunda pek çok uzman yöneticinin yer aldığı panelde Avşar, 45 dakika süren konferansta öğrencilere marka olmanın püf noktalarını aktardı. Meslek hayatındaki deneyimlerini örneklerle paylaşan Avşar, ‘Kişisel Marka Yönetimi’ konusunda öğrencilere başarılı olmanın yollarını anlattı.
Kızı Zehra’nın sonunda avukat olmaya karar verdiğini aktaran Avşar Kızı, gençlere “Benim hayatta bir şeyden korkum olmadı mesleki anlamda yeri geldiği zaman yanlışın arkasında durup yumruğumu masaya vurdum.
Hırs asla, azim daima olmalı. Çok fazla hırslanıp hayatınız mahfetmeyin sevdiğiniz mesleği seçin. Tuttuğunuzu koparmayı, sabretmeyi, terbiye ve saygı çizgisinde devam etmeniz lazım.
Çok duygusalım, çok üzülüyorum böyle şeyler yok hayatta. Kendi kendizi güçlendirin” sözleriyle tavsiyelerde bulundu.
Asıl mesleğinin sinema oyunculuğu olduğunu anlatan Avşar, televizyona iş yapmak istediği dönemde karşılaştığı zorlukları ise “Asıl mesleğim sinema oyunculuğum ama televizyona atlama istediğini daha ilk yıllarda düşündüm.
Elime talk show projesi aldım ve televizyon televizyon gezmeye başladım ki en popüler ve gündemde olan sanatçı olmama rağmen o zaman da herkes bana “Senin talkshow’la ne ilgin olabilir” dedi.
Ben sonra 10 yıl talk show yaptım” diye anlattı.
Marka olmasını aile içindeki ilişkileri ve samimiyetine borçlu olduğunu söyleyen Avşar, “Markalaşmaya en büyük etkenlerden biri aile için ilişkiler.
Çok ilgisi var. Aileden koptuğunuz an markalaşmanız ve attığınız adımlarınız doğru ve mümkün olmayacaktır.
Bana göre bir insan okuyor, başarılı oluyor ve para da kazanıyorsa başarılı değildir hayatta ama bunların yanı sıra iyi aile kurduysa...
Bana göre bir insan okuyor, başarılı oluyor ve para da kazanıyorsa başarılı değildir hayatta ama bunların yanı sıra iyi aile kurduysa...
Mesleki yaşantıda duygusallığa yer olmadığına “Bir zamanlar mesleki anlamda ölmemek için öldürün” sözünü hatırlatarak örnek veren Avşar, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Evet bizim camiada kimseyle dost olunmaz. Olmam.
Niye olayım niçin olacağım? Aynı meslekte olup onun başarılı olması için ‘Ah canım arkadaşım sen başarılı ol yeter ki ben mutluluktan havalara uçarım..’
’ Yok canım! Hiç öyle birşey yok. O değil, ben başarılı olacağım. Bu işin duygusal tarafı yok”
Avşar, bir öğrencinin “Kendinizi bir ürün ya da marka olarak mı görüyorsunuz? Yoksa gurunuz mu okşanıyor?” sorusuna ise “Bilinirlikle marka olduğumu düşünmüyorum. Marka için önce istikrar, güvenilir olmak lazım. Saygı duyulan biri olmak lazım.
Marka çizgiyi aşmamak demektir. Ben sevildiğimi ve kabullenildiğime inanıyorum. Belki yaşam şeklimden bana güvenilirlik ödülü veriyorlar son beş sene.
Kafamda soru işaretleri var. Neyimi gördüler de güvendiler?” sözleriyle yanıt verdi.
Toplantı boyunca zaman zaman öğrencilerle şakalaşmayı da ihmal etmeyen Hülya Avşar, “Kızınızın da bilinir olmasını istiyor musunuz?” şeklindeki bir soruyu “Ben zorlanıyorum bu konuda zarar görsün istemiyorum. Basında çıkmaktan keyif almıyor. Onun çıkan resimlerini ben göstermiyorum. Alışkanlık yapar korkusu taşıyorum.
Zehra marka değil ama artık bilinirliği olan çocuk. Ben çocuğumu yurtdışına kaçırarak saklayarak ortamdan uzak büyüsün istemem. Onu da düşünmüyorum. Türkiye’deki eğitime çok güveniyorum. Burada okusun istiyorum.
Artık biliniyor bilinsin. Bir yere gittiği zaman kim olduğunu biliyorlar güveniyorlar” diyerek cevapladı.
Kendisine soru soran bir öğrenciye “Söyle tombişim” diyerek şakayla takılan Avşar, yaşlanmaktan korkup korkmadığına ise “Yaşlanmayı gerçekten seviyorum. Bu saatten sonra arsızlık olur ‘Yaşlanmayım da böyle kalayım’ demek. Güzel yaşlanmak istiyorum hani kilo alan, yayılmak gibi değil. Daha zayıf yani… Daha ne yapayım turşumu mu kuracaklar? Sanat camiasından hiç ahpabım yok. Sevdiğim insanlar var o ayrı. Bambaşka bir hayat yaşıyorum. Benim dizilerin içinde en sevdiğim isim Yalan Dünya. Gerçekten de yalan dünya. Gerçekler var .
O gerçeklerden hiç kopmadım. Hiç ailemden kopmadım. Evdeki halimi görseniz şaşırırsınız. Hayata bakış açımdan dolayı. Bir köşkte oturuyordum şimdi tek katlı bir eve geçtim. Hayatımın en doğru işini yaptım. Çünkü neden? Kızımla daha yakınım. Köşkte dahili telefonlarla konuşuyorduk. Ne kadar aptalca bir şeymiş. Şimdi yan yana odalardayız” sözleriyle açıklık getirdi.
Avşar, sözün dönüp dolaşıp evliliğe gelmesiyle gülerek “Evlilik dünyanın en güzel şeyi ama evlenmiş ayrılmış çocuk sahibi olmuş kişiler için ikincisi hiç doğru değil. Hayatımın en güzel günlerini yaşıyorum. Özgür olmak kadar güzel bir şey yok. Tabii ki sevgilim olacak o başka. Herşeyin bir zamanı var. Hayatın tadını çıkar, gez, toz. İstiyorsa gitsin, gelsin” diye konuştu. Oyuncu, tekrar evlenip evlenmeyeceği sorularına ise “Kim uğraşacak onunla. Şimdi kalk malları ayrıştır, mallar da gidiyor yani. Ne yani malları mı paylaşayım?” diye cevap verip, herkesi güldürdü.
6-7 yıl sonra siyasete girmeyi düşündüğünü belirten Avşar, kendisini ise eski porno yıldızı İtalyan milletvekili Ciciolinia’ye benzetip “Hatırlıyor musunuz? Neydi o göğüsleri açık bir milletvekili vardı Ciciolinia miydi İtalya’da? Yani ben onun kafasındayım. Ne fark eder milletvekili olabilirsin ben yine tütümü giyip tenis de oynarım mini eteğimi de giyerim. Renk dediğimiz şey var ya o olmalı” diye konuştu.