DSÖ'den korkutan rapor: Kızamık vakaları son 25 yılın en yüksek seviyesinde!
AŞILAMA ORANLARI PANDEMİ SONRASI DÜŞÜŞTE
1997 yılında 216 bin civarında olan kızamık vakaları, aşı kampanyalarıyla 2016’da 4 bin 440’a kadar gerilemişti. Ancak 2018 ve 2019’da yeniden artış gözlendi ve COVID-19 pandemisiyle aşı oranlarının düşmesi, vakaların yeniden tırmanmasına neden oldu. Birçok ülkede aşılama seviyeleri halen pandemi öncesine ulaşmış değil.
DSÖ Avrupa Bölge Direktörü Dr. Hans Henri P. Kluge, kızamığın tekrar gündeme gelmesinin alarm verici olduğunu belirterek, “Yüksek aşılama oranları sağlanmadığı sürece sağlık güvenliği mümkün değil. Ülkeler, aşılanmamış veya eksik aşılı topluluklara ulaşmak için çabalarını artırmalı” dedi.
2024 yılında dünya genelinde 359 bin 521 kızamık vakası kaydedilirken, Avrupa bu vakaların üçte birine ev sahipliği yaptı. Düşük aşılama oranları ve sınır aşan virüs yayılımı, salgının daha da büyüme riskini artırıyor.
DSÖ ve UNICEF, Avrupa Birliği ve Gavi (Aşı İttifakı) gibi ortaklarla birlikte aşılama kampanyalarını hızlandırmak için çalışmalarını sürdürüyor. Özellikle, sağlık çalışanlarının eğitimi, aşılama programlarının güçlendirilmesi ve kızamık aşısı telafi kampanyalarının genişletilmesi hedefleniyor.
HÜKÜMETLERE ACİL EYLEM ÇAĞRISI
DSÖ ve UNICEF yetkilileri, aktif salgın yaşayan ülkelerde vaka tespiti ve temaslı takibinin artırılması, acil aşılama kampanyalarının başlatılması gerektiğini vurguluyor. Salgın riskinin devam ettiği ülkelerin ise sağlık sistemlerini güçlendirmesi ve aşılama oranlarını yükseltmesi şart.
Uzmanlar, aşılama konusundaki tereddütlerin giderilmesi ve ebeveynlerin güveninin kazanılmasının, kızamıkla mücadelede belirleyici olacağını belirtiyor. Topluluklara yönelik bilinçlendirme çalışmaları, aşıya erişimin adil şekilde sağlanması ve sağlık sistemlerindeki yapısal eksikliklerin giderilmesi, kızamık salgınının kontrol altına alınması için kritik önem taşıyor.
