E-posta :
  Şifre :
    ► Üye olmak istiyorum
    ► Şifremi Unuttum

Yalçın Toker

Her Konuda Son Söz Atatürk ve Nutuk’ta
23 Ocak 2017 Pazartesi

Benim sadeleştirdiğim ve yayınevim tarafından yayınlanan Atatürk’ün Nutuk kitabı tükendi.. Son zamanlarda gelen siparişleri karşılayamadığımız için hemen yeni baskısını yaptık.. Bugün, yarın yeni basılan kitapları mücellitten teslim alacak ve dağıtım firmalarına vereceğiz.

Sadeleştirdiğim tam metin NUTUK’un ilk yayınlandığı 2008’de, şimdi sitemizin ve Sözcü’nün başyazarı olan ünlü gazeteci RAHMİ TURAN, Hürriyet Gazetesini yönetiyor ve makaleler yazıyordu. 14 Ocak 2008 tarihli makalesinde Nutuk kitabım hakkında özetle şunları yazmıştı:

NUTUK’ta Atatürkün kullandığı dil, o günlerde kolay anlaşılmaktaydı. Fakat bugünkü kuşak tarafından rahatlıkla okunup anlaşılması bir hayli zordur. Bu sebeple, Türk çocuklarının kolayca okuyup anlayabilecekleri bir dille sadeleştirilmesi gerekmekteydi.

İşte bunu gazeteci arkadaşımız Yalçın Toker başardı. Gazeteciliğin yanı sıra, yıllar önce Toker Yayınlarını kuran Yalçın Toker, bu kitabevi ile Türk kültürüne sayısız hizmet verdi. (Toker Yayınları.. 0212 6010035) Şimdi elimde, onun, tarihsel bir görevi yerine getirerek sadeleştirdiği Nutuk var. Bir defa okudum. Atatürk’ün amaçladığı anlamlara bağlı kalarak, uydurukçaya kaçmadan, herkesin anlayabileceği kelimeleri kullanarak, değerli bir kitap meydana getirmiş.. Yalçın Toker’in günümüz Türkçesi ile sadeleştirdiği ve kitapta, adı geçen bütün isimleri ilk defa dizin halinde yayımladığı bu büyük eseri okumalarını her Türk’e tavsiye ederim..”


Bugünün siyasi iktidarı, Atatürk ismini unutturma, ilke inkılaplarını ders kitaplarında çıkarma peşinde..  Başkanlığı getirme hırsı yüzünden, Atamızın, vatan topraklarımızı işgalci düşmandan kurtararak kurduğu Devletimizin temellerini  sarsacak Anayasal değişiklikler yapıyor.. Anayasa değişikliklerindeki  ilk aşamayı, Devlet Bahçeli’nin de desteğini kullanarak Meclis’ten geçirdi.. Şimdi sıra referandum aşamasında.. Yani artık son sözü Millet söyleyecek..

Emin olun, Mecliste iki haftadır süregelen gelişmeleri gördükçe, başta Atamız olmak üzere, Devlet, hukuk ve siyaset alanındaki bütün Türk büyüklerinin ruhuna azap çektirdiklerini düşündüm..  Bu Devletin çatısını oluşturan hukukçular, siyasetçiler, şimdi mezarlarında rahat uyumuyor dedim..

Meclisteki müzakereler sırasında sahnelenen manzaralar, itişip kakıp tokatlaşmalar, kapalı oylamayı ihlal ederek göstere göstere oy kullanmalar.. Değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek ilk dört maddeyi çiyneyen değişiklikler..

Bütün bu olanlar yüzünden, şu anda şunları düşünüyorum: Ben 1959-60 dönemi İstanbul Hukuk Fakültesi mezunu bir hukukçuyum.. Anayasa Hukukunu rahmetli profesörlerimiz Hüseyin Nail Kubalı, Ali Fuat Başgil, Tarık Zafer Tunaya hocalarımız okutmuştu bizlere.. Anayasamızın bugün başına gelenler şimdi mutlaka onlara da mezarlarında azap çektirmektedir.. Meclis’te her partiden pek çok hukukçular var.. Merak ediyorum.. Anayasal ilkeleri ayaklar altına alan o hükümlerin oylanması sırasında nasıl “evet oyu” verdiler onlar?..

Hocamız Kubalı veya Tunaya döneminde, eğer aramızda bugünün evetçilerine benzeyen talebeler olsaydı, mutlaka sınıftan kovulurlardı.. Belki Ali Fuat hocamız onlara böyle  davranmaz, tepkisini daha kibarca gösterir, kendisi kürsüyü terkeder, dersini erteler giderdi.. Bizim dönemin hukukçularından hayatta olanlar varsa bu tahminlerimle ilgili yorumlarını rica edecek ve bekleyeceğim.

Neyse neyse.. Geçelim.. İsterseniz başlangıçta sadeleştirerek vatandaşlarımın istifadesine sunduğum Atamızın Nutuk’undan bazı satırları birlikte okuyalım..

Atamızın “şu sözü, bu sözü” diye aramaya kalkışmadan Nutuk’tan rastgele sayfalar açıp okuyalım..  Çünkü oradaki her söz, bizler için altın değerinde, her Türk’e yol gösterecek değerdedir.. Nutuk’taki her satır başımızın tacıdır, olmalıdır..

İşte Nutuk’tan rastgele açtığım bir sayfa..

 

 NUTUK- sayfa  371: Türkiye  Büyük Millet Meclisi Dönemi:

“Efendiler, Meclisin açıldığı ilk günlerde, içinde bulunduğumuz durum ve şartları açıklayarak, izlenme ve uygulanmasını uygun gördüğüm düşüncelerimi Meclise sundum. Bu düşüncelerin başlıcası Türkiye’nin, Türk Milletinin izlemesi gereken siyasal ilkelere aitti. Bildiğiniz üzere, Osmanlılar döneminde çeşitli siyasal görüşler izlenmişti ve izleniyordu. Ben bu siyasal görüşlerin hiçbirinin, yeni Türkiye’nin siyasal sistemine temel olamayacağına inanmıştım. Bunu Meclis’e anlatmaya çalıştım. Bu nokta üzerinde, daha sonra da çalışmaya devam edilmiştir. Bu konu hakkında, önce ve sonra yapmış olduğum konuşmaların temel noktalarını, burada hep birlikte hatırlamamızı yararlı görüyorum.

Efendiler bilirsiniz ki, hayat demek mücadele ve kavga demektir. Hayatta başarı, kesin olarak mücadelenin kazanılmasıyla gelir. Bu ise maddî ve manevî yönlerden güçlü ve kuvvetli olmaya dayanır. Bir de, insanların uğraştığı bütün sorunlar, karşılaştıkları tehlikeler, kazandığı başarılar, toplumsal ve genel bir mücadelenin dalgaları içinden doğmuştur. Doğulu milletlerin Batılı milletlere saldırısı ve savaşı, tarihin belli bir bölümünü oluşturur. Doğu milletleri içinde de Türk varlığının, en güçlü ve en başta geleni olduğu bilinmektedir. Gerçekten de Türkler, İslâmiyet’ten önce ve sonra Avrupa içlerine girmişler, işgal ve toprak alımları gerçekleştirmişlerdir. Batıya saldırarak, yayılışlarını İspanya’da Fransa sınırlarına kadar uzatan Araplar da vardır. Fakat Efendiler, her taarruza karşı, daima bir karşı taarruz düşünmek gerekir. Karşı taarruz olasılığını hesaba katmadan ve ona karşı sağlam önlemler almadan hareket edenlerin sonu, yenilgi ve bozguna uğramak, yıkılıp gitmektir.

Batı’nın Araplara karşı taarruzu, Endülüs’te acı ve ibret alınacak tarihsel yıkımla başladı. Fakat orada bitmedi. Afrika’nın kuzeyinde izleme devam etti.

Atilla’nın Fransa ve Batı Roma topraklarına kadar yayılan İmparatorluğunu hatırladıktan sonra, Selçuklu Devleti yıkıntıları üzerinde kurulan Osmanlı Devleti’nin, İstanbul’da Doğu Roma İmparatorluğunun taç ve tahtına sahip olduğu tarihlere gözlerimizi çevirelim. Osmanlı Padişahları içinde Almanya’yı, Batı Roma’yı ele geçirerek, görkemli bir İmparatorluk kurma girişiminde bulunanlar vardı. Yine bu Sultanlardan biri, bütün İslâm dünyasını bir merkeze bağlayarak yönetip ve yönlendirmeyi düşündü. Bu amaçla Suriye ve Mısır’ı aldı. Halife unvanını elde etti. Diğer bir Sultan da, hem Avrupa’yı ele geçirmek, hem İslâm âlemini egemenliği ve yönetimi altına almak amacını izledi. Batının devamlı saldırıları, İslâm âleminin hoşnutsuzluğu ve başkaldırması, ayrıca cihangirce düşünce ve idealler sonucu, aynı sınırlar içinde bulunan çeşitli azınlıkların birbirleriyle çekişmeleri, son misalde olduğu gibi Osmanlı İmparatorluğu’nun sonunu hazırladı, onu tarihin sinesine gömdü.

Efendiler, dış politikanın en çok ilgilendiği ve dayandığı temel, devletin içerdeki toplum yapısıdır. Dış politikanın içerdeki toplumsal yapı ile uyumlu olması gerekir. Batı’da ve Doğu’da başka başka karaktere, kültüre ve ideale sahip farklı unsurları içinde toplayan bir devletin toplumsal varlığı, elbette temelsiz ve çürük olacaktır. O durumda elbette dış politikası da köklü ve sağlam olamaz. Böyle bir devletin özellikle toplumsal yapısı millî olmaktan uzak olduğu gibi, izlediği politika da millî olamaz. Osmanlı Devleti’nin siyaseti millî değil kişisel, belirsiz ve dengesizdi.

Çeşitli milletleri, ortak ve genel bir isim altında toplamak ve bu değişik milletlere aynı hakları tanıyıp, aynı şartları uygulayarak kuvvetli bir devlet kurmak, parlak ve çekici bir siyasal bakış olabilir. Fakat bu yanıltıcıdır..”

Yukarıdaki satırları özellikle seçmedim.. Rastgele açtığım sayfadaki satırlardı bunlar.. Atamız Türk tarihi özetliyor, dersler veriyordu.. Her dönemdeki heveslere ışık tutuyordu. Mesela karşı taarruzu hesaba katmadan taarruz olamaz, diyordu.. İleride, güncel olaylarla ilgili NUTUK satırlarını seçip, birlikte okumak dileğiyle..

(*) NUTUK/ATATÜRK, sadeleştiren: Yalçın Toker, Toker Yayınları- www.toker yayinlari.com Tel: 0535 3199349 ve [email protected]

E-posta   Facebook   Twitter     Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
Bu yazı 26533 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
Tayyip Bey’in ve Özal'ın Başkanlık Hayalleri
1/16/2017
Atatürk’ün Din ve Laiklik Anlayışı ve Bugünküler
1/8/2017
Dünya Türk birliği konusunda Atatürk ve bugünküler
1/2/2017
DEVLETİMİZİN TEMEL İLKESİ ATATÜRK VE MİLLİYETÇİLİKTİR
12/26/2016
Suriye Olayları ve Dadaloğlu
12/19/2016
YAZIK ETTİLER GÜZELİM ÜLKEYE!
12/12/2016
BEN, MERAL AKŞENER’İ KÖROĞLU’NA BENZETİRİM
12/5/2016
Son Acılar: İsmet Tongo ve Kayınvalidemi Kaybettim
11/28/2016
Yavuz Selim Köprüsü ve Şiri Pençe
11/21/2016
Adaları Kaybedişimiz ve CHP’nin Sorumluluğu
11/14/2016
Eşi “Etol” Almış, Faturayı “Otel” Diye Okumuşlar ve..
11/7/2016
Deli Dumrul’dan Bugüne Köprüler ve Geçiş Ücretleri
10/31/2016
EGE ADALARIMIZ GİBİ KIBRIS’I DA MI YUNAN’A VERECEKSİNİZ?
10/24/2016
BAŞKANLIK SİSTEMİ HİKAYELERİ
10/17/2016
Gıcık Olduğum İşler
10/10/2016
SPOR YAZARLARI... ESKİ DOSTLAR...
10/3/2016
Atatürk'ün Başına Şişe Atan Doktor
9/26/2016
Hukuksuzluktan Söz Edince, Ali Fuat Hocamı Hatırladım
9/19/2016
Hukukçunun Hukuka Saygısı...
9/2/2016
Atatürk'ün Eserleri Yok Ediliyor
8/24/2016
Atatürk Cepheye Giderken
8/15/2016
Her Gün Her Dakika Atatürk! Demeliyiz
8/8/2016
Devlet Adamlarımızla İlgili Hatırlatmalar...
8/1/2016
MHP'lilere Önerilerim
7/25/2016
İki Acı Kaybım: 1. RASİM Ağabeyim, 2. Aziz Dostum TURGAY ŞEREN..
7/11/2016
Halit Ziya Uşaklıgil'den Bugüne de Geçerli Satırlar...
6/27/2016
Kemalettin Kamu Olduk Hepimiz; ''Gurbette Değiliz, Gurbet İçimizde...''
6/20/2016
Almanlara Göre Biz En Alttakileriz
6/6/2016
Atatürk, Devrimler, Laiklik ve Bugünlükler...
5/30/2016
Din ve Hukukun, Siyasi Çıkar İçin İstismarı Devam Edecek mi?
5/23/2016
Dertlerimizi İçimize Ata Ata İleri...
5/17/2016
Laikliğe Son Verip, İslami Anayasa Getirmeye Çalışanlara Sorularım Var...
5/9/2016
Üstad Necip Fazıl Bugün Sağ Olsaydı, Mutlaka İsmail Kahraman'ı Azarlardı...
5/2/2016
Devleti Yönetenlerin Yanlışları Üzerine...
4/18/2016
Büyüklerle Anılarımda-1 Adnan Menderes
4/11/2016
Başbuğ Türkeş'i Rahmetle Anarken
4/4/2016
Bizde ve Başka Ülkelerde Devlet Adamlığı Anlayışı...
3/28/2016
İçki Konusu...Atatürk,Baburşah ve Nevai
3/14/2016
Atatürk Döneminde ve Günümüzde Türk Kadını...
3/7/2016
Atatürk Dönemi yazarları... Yahya Kemal Beyatlı ve bugünler
2/29/2016
95 Yıl Öncesi ve Bugünkü Türk Basınının Özgürlüğü
2/22/2016
Atatürk Beşiktaşlı!
2/15/2016
ORTA DOĞU GAZETESİ ile RAHMİ TURAN Arasındaki ihtilaf üzerine ilk Söyleyeceklerim..
2/5/2016
Erdoğan'ın Başkanlık Hayalleri ve Türkeş'in Gönül Seferberliği!
2/1/2016
Ruslar Bizden Özür Dilemişti!
1/26/2016
Yavru Vatan Kıbrıs ve Rauf Denktaş!
1/18/2016
Hendek Kazanlar Acaba Közüm Han Destanımızı mı Uyguluyor?
1/11/2016
Ruslar, Tarih Sahnesine, Türk Egemenliği Altında Çıkmışlardı...
1/4/2016
Devletler Arası İlişkiler ve Türkiye-Rusya Konusu...
12/28/2015
65 Yaştan Büyüklere Noter ve Doktor Eziyetleri Konusunu Noktalarken...
12/23/2015
65 Yaşından Büyüklere Çektirilen Eziyetler
12/16/2015
NECATİ BİLGİÇ’i de Kaybedince...
12/9/2015
Hayalle Hakikatin Karıştığı Bir İstanbul Hikayesi
12/2/2015
MHP'deki Hüsran ve Bekleyiş devam Ediyor!
11/25/2015
Devlet Bey Ülkücüleri ve Milliyetçileri Hala Üzüyor!
11/16/2015
Sportif Konular... Kaf Sin Kaf... Baba Oğul Demirörenler v.b
11/9/2015
Devlet Bey Daha İstifa Etmedi mi?
11/3/2015
Genel Seçimler ve Tayyip Bey'in Başkanlık Özlemi!
10/22/2015
Sabiha Gökçen ve Dersim İsyanları
10/13/2015
Üç Türk Büyüğü: Atatürk, Ziya Gökalp ve Nasrettin Hoca
10/5/2015
Atatürk'ün Adalete Saygısı ve Bugünkü Saygısızlıklar!
9/28/2015
Arşiv Belgelerinde Ermeni Vahşetleri...
9/21/2015
Ermeni tehciri Kararnamesi ve İttihatçıların Yargılanmaları
9/14/2015
Tuğrul Türkeş ve MHP'deki Yıllarımdan Anılar
9/7/2015
Osmanlı'nın 'Teba-i Sadıka'sı, Ermenilerin İsyan ve Hainlikleri!
8/31/2015
Rumların Kıbrıs Planları, İngiliz’in Kalleşlikleri ve Türk-İslam Dünyasının Umursamazlığı..
8/24/2015
Yunanlıların Pontus Hayalleri...
8/17/2015
Çinlilerin Acımasızlıklarına Tarihten Bazı Örnekler...
8/10/2015
İki Ahmet Davutoğlu!
8/3/2015
IŞİD ve PKK Terör Örgütleri Türkiyemizi Kana Buladılar
7/27/2015
Irak ve Suriye'deki Türkmen Kardeşlerimizin Dramı
7/20/2015
Bu Çinliler Ne Yapmak İstiyor?
7/13/2015
Milliyetçi Harekete Yakışmayan Gelişmeler!
7/6/2015
Ellerinde Kuran'la Kürsüye Çıkanlar!
6/29/2015
Fikret Orman'ın İbrahim'e Sözlerini Beşiktaş Başkanına Yakıştıramadım!
6/26/2015
Merhaba Turktimeseverler
6/22/2015
YORUMLAR
Toplam 1 yorum var, 1 adet görüntüleniyor. Onay bekleyen yorum yok.
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik,
Diğer kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Misafir 23 Ocak 2017 Pazartesi 22:27

Yalçı abim, Yazında öğrencisi olmakla gurur duyduğum hocalarımız, Hüseyin Nail Kubalaı, Tarık Zafer Tunaya , Ali Fauat Başgil, gerçekten de şu anda kemikleri sızlıyordur.Bu hoclarımızın emeklerini boşa çıkarmamak, öğrencileri olarak , ülkemiz ve hukuk adına , borcumuz ve görevimizdir. Kalemine devamlılık , sana sağlık diliyorum. Pakize TOKER ÖÖzbenli

Yorumu oyla      4      1  
Rahmi Turan, Memleketim,
İnternet oku, Turktime, medya,
SOSYAL MEDYADA TAKİP ET
FACEBOOK'TA TURKTIME
TWITTER'DA TURKTIME
ANKET
ABD ve Rusya ile yapılan Güvenli Bölge mütabakatları Türkiye'ye fayda sağlar mı?



Sonuçları göster Anket arşivi
 
KATEGORİLER
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
ETİKETLER
  •KÜNYE
  •İLETİŞİM
  •REKLAM
  •SİTENE EKLE
 
 
  •Güncel
  •Siyaset
  •Dünya
  •Medya
  •Magazin
  •Spor
  •Kültür
  •Sağlık
  •Ekonomi
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
  •Dünya
  •Spor
  •Kültür
  •Ekonomi
  •Sağlık
  •Medya
  •Siyaset
  •Güncel
  •Aktüel
fenerbahçe
Sağlık
Christoph Daum
Kızılyıldız
emrah yılmaz
Ferit Şahenk
Yükseköğretime Geçiş Sınavı
Binyamin Netanyahu
Sacramento King