Turk Time
DOLAR
48,2453 %0.2
EURO
56,0069 %-0.34
ALTIN
7077,8700 %-0.63
BIST-100
14641,56 %0.45
PETROL
87,9400 %-0.45
BONO
40,1000 %-0.1
ISTANBUL
BUGÜN
22/25°
ISTANBUL
YARIN
22/26°

ÇALINAN HAFIZA

Batı Bilim Tarihinin Muazzam İntihali

Bir milletin kendine olan güvenini yok etmek ve onu kalıcı bir aşağılık kompleksine mahkûm etmek istiyorsanız, onun tarihî hafızasını ve insanlığın ortak bilimsel mirasına yaptığı devasa katkıları unutturmanız yeterlidir. Batı dünyası, yüzyıllardır yürüttüğü oryantalist tarih yazımı vasıtasıyla, modern bilimin, matematiğin ve tıbbın temellerini bütünüyle kendine mal ederek İslam medeniyetinin muazzam keşiflerini tarihten sistemli bir şekilde silmiş, yani intihal etmiştir. Bu entelektüel hırsızlık, Doğu insanında "biz üretemeyiz, bilim bütünüyle Batı'ya aittir" algısı oluşturarak zihinleri felç etmeyi amaçlayan en tehlikeli sömürgecilik yöntemidir.

 

Gasp Edilen Keşifler ve İntihal Üzerine Kurulan Batı Bilim Hegemonyası

Batı’nın ders kitaplarında ve küresel akademik literatürde "bilimin öncüleri" olarak sunulan pek çok ismin, aslında İslam alimlerinin eserlerini kaynak göstermeden kopyaladığı gerçeği bugün uluslararası arşivlerde sabittir. Batı dünyası Kopernik’i gökbilimin babası olarak ilan ederken; onun gezegen hareketleri formüllerini, kendisinden asırlar önce yaşayan Şamlı astronom İbnü'ş-Şatır’ın eserlerinden birebir kopyaladığı deşifre edilmiştir. Yerçekimini Newton’a, optik bilimini Kepler’e mal eden sistem; Newton’dan 700 yıl önce yerçekimi kanununu matematiksel olarak formüle eden İbn-i Heysem’i ve El-Hazini’yi bütünüyle görünmez kılmıştır. Tıbbın babası olarak Harvey gösterilirken, küçük kan dolaşımını ondan 300 yıl önce haritalandıran İbnü'n-Nefis’in hakkı gasp edilmiştir. Bu muazzam intihal, basit bir akademik hırsızlık değil; Doğu’nun entelektüel hafızasını sıfırlayarak sahte bir Batı üstünlüğü dogması yaratma operasyonudur.

Zihinsel Felç ve Entelektüel Sömürgeciliğe Karşı Bilimsel Uyanış Şartı

Bu çalınan hafıza, bugün üniversitelerimizdeki gençliğin ve akademisyenlerin en büyük prangasıdır. Kendi medeniyetinin bilim üreten, dünyaya yön veren o muazzam dehasından habersiz büyütülen nesiller, Batı'dan gelen her türlü fikri akımı ve sinsi projeyi mutlak birer bilimsel gerçekmiş gibi kabul etmektedir. Ömrünü bu küresel hırsızlığı deşifre etmeye adamış büyük bilim tarihçimiz Fuat Sezgin hocanın o uyarısı, bugün zihinlerimizi sarsmalıdır: "Müslüman alimlerin insanlık tarihine yaptığı katkıları bilmeden, modern dünyada bağımsız bir duruş sergileyemezsiniz. Batı, bilimin sadece mirasçısıdır, mucidi değil." İslam medeniyeti Bağdat’ta Beytü'lhikme’yi kurup dünyayı aydınlatırken, Batı dünyasının karanlık çağda engizisyon mahkemelerinde bilim insanlarını yaktığı gerçeği hafızalardan kazınmıştır. Bu zihni felci kırmak, millî uyanışın en hayati basamağıdır.

Entelektüel Esaret Karşısında Millî Bilim Tarihi Seferberliği ve Eğitim Hattı

Batı'nın bilim tarihindeki bu muazzam intihaliyle zihinlerimizi kuşatmasına karşı durmak, bugün ekonomik ve askeri bağımsızlık mücadelesi kadar hayati bir millî beka meselesidir. Ulus devletimizin entelektüel hafızasını ve gençliğin özgüvenini yeniden inşa etmek adına, devlet aklıyla acil ve radikal bir "Milli Bilim Tarihi ve Zihni İhya" eylem planı hayata geçirilmelidir. İlk iş olarak, Millî Eğitim Bakanlığı ve Yükseköğretim Kurulu ortaklığıyla, ilkokuldan üniversite kürsülerine kadar tüm müfredat baştan aşağı revize edilmelidir. Batı merkezli eksik bilim tarihi anlatısı bütünüyle terk edilmeli; fizik, kimya, matematik ve astronomi derslerinde İslam alimlerinin (Harezmi, Biruni, Cabir bin Hayyan, El-Cezeri) dünyaya yön veren orijinal buluşları ve Batı'nın bunlardan yaptığı alıntılar kaynaklarıyla ve somut örnekleriyle ders kitaplarına yerleştirilmelidir. İkinci adımda, Fuat Sezgin hocanın bıraktığı paha biçilemez miras temel alınarak üniversitelerde zorunlu "İslam-Türk Bilim Tarihi Enstitüleri" kurulmalı, Batı'nın akademik intihallerini uluslararası mahkemelerde ve literatürde deşifre edecek yerli bilim tarihçileri yetiştirilmelidir. Kendi bilimsel geçmişinin büyüklüğünü bilmeyen nesiller, Batı'nın teknolojik kölesi olmaktan kurtulamazlar.