• IMKB:  57,080  
  • USD:  1,825  
  • EURO:  2,330  
  • ALTIN:  93,323  
Yargının Kuşatması Pahalıya Patladı:
Maliyeti 600 Milyar Dolar!
Yargının Kuşatması Pahalıya Patladı:
 
Son yirmi beş yıldır, Türkiye'de yargı istediği takdirde yürütmeyi ve yasamayı kuşatıp, bu organları iş yapamaz hale getirebiliyor.
9 Mart 2010 - 11:02

Bu kuşatmanın nasıl yapıldığını anlamak için yargı ekonomi ilişkisine bakalım. Özelleştirme karşıtı görüşlerin siyasal mücadelesi ülkemizde yargı üzerinden yapılıyor. Siyasi düzeyde tartışılıp çözümlenmesi gereken özelleştirme konularının tümü yargıya götürülüyor. Siyasi iktidarların ekonomideki hareket alanı bu yolla iyice daraltılıyor.

Hatırlayalım... Özelleştirmeye karşı ilk dava 1984'te Halkçı Parti tarafından açıldı. O dönemde ana muhalefet partisi olan Halkçı Parti, özelleştirmenin Anayasa'ya aykırı olduğunu ileri sürdü. O tarihte Anayasa Mahkemesi, "çok partili demokratik rejimi benimseyen Anayasamızda, Anayasa ilkelerine ters düşmemek koşuluyla iktidarların ekonomi alanında müdahaleci ve liberal bir politika izlemelerine bir engel bulunmadığına" karar vererek Halkçı Parti'nin itirazını geri çevirdi.

Anayasa Mahkemesi'nin söz konusu kararının ardından, özelleştirme karşıtları uzun bir süre sessiz kaldılar. Zaten o sırada Türkiye'de bir özelleştirme henüz gerçekleşmemişti. Ne zaman ki özelleştirme projesi pratiğe döküldü ve uygulamalar başladı, özelleştirme karşıtları gene harekete geçti. 1989 yılında bu defa özelleştirme uygulamalarına karşı idari yargıya başvurulmaya başlandı.

USAŞ ve beş çimento fabrikasının özelleştirilmelerine karşı yargı şöyle devreye girdi. Bu şirketlerin özelleştirilmelerinin durdurulması için idari yargıya başvurular, aralarında bugün AK Partili milletvekillerinin de bulunduğu siyasi parti grupları adına yapıldı. Bu nokta önemli. Özelleştirmeye karşı idari yargıya yapılan başvurular genellikle hep siyasi partiler tarafından gerçekleştirildi.

Yargıya başvuran siyasi partiler, Halkçı Parti hariç DYP, SHP, ANAP, RP, Fazilet Partisi, DSP'ydi...

Bunlar, muhalefet dönemlerinde "Biz özelleştirmeye karşı değiliz ama hukuka uygun yapılsın" söylemini kullandılar hep. Açtıkları davaları kazanıp iktidar olduklarında ise, bu sefer "muhalefetteyken bozduğumuz özelleştirme işini nasıl düzeltiriz" diye uğraş verdiler. DYP-SHP hükümeti döneminde, halkın bu tutarsızlığı öğrenmesinden çekinip, yargı kararlarını uygulamamak için gizli bakanlar kurulu kararı bile çıkarttılar. Sonunda olan gene Türkiye ekonomisine oldu tabii. Devletin yükü, özelleştirmeler aracılığıyla zamanında azaltılmayınca, kamu açıklarının maliyeti sürekli yükseldi.

Bu ülkede yapılan her özelleştirme uygulaması yargıya götürülüp durduruldu. Mesela... Dönemin başbakanı tarafından 1994 yılında 40 milyar dolar değer biçildiği ileri sürülen Türk Telekom (TT) özelleştirmesi, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildi. Halbuki o zaman TT özelleştirilseydi, Türkiye'ye alternatif getirisi şimdi 167 milyar dolar olacaktı. TT, ancak 2006'da 12,5 milyar dolar şirket değeri üzerinden özelleştirilebildi. Böylece, bilirkişisiz alınan yargı kararları adeta Türkiye ekonomisine bir darbe vurdu.

Daha sonra limanlardan, enerji üretim ve dağıtımına, işletme hakkı devri, yap-işlet, yap-işlet-devret yöntemleri için açılan davalar geldi. Bilirkişi raporu hazırlanmadan doğrudan mahkeme kararlarıyla, 1980'li ve 1990'lı yıllarda, özelleştirme uygulamalarının iptal edilmesinin bugün Türkiye ekonomisine alternatif maliyeti 586 milyar doları buluyor.

Bazılarının, "yargı iptal etti, ama özelleştirmenin de hukuki altyapısı yoktu" diye itiraz edeceklerini biliyorum. Bunu söyleyenler aslında özelleştirme karşıtı olduklarını açıkça dile getiremeyenler. Zira artık onların da kesinlikle biliyor olmaları gerekir ki, Türkiye'de devlet mallarının nasıl satılacağı ve özel sektöre nasıl kiralanacağı daha Cumhuriyet'in başlarında 1927 tarihli Muhasebe-i Umumiye Kanunu ile belirlenmiş.

Hatta KİT'lerin hisselerinin halka devredileceğini, Mustafa Kemal Atatürk, Sümerbank'ın mevzuatında düzenletmiş. Osmanlı Devleti döneminde de kamu hizmetlerinin nasıl özelleştirileceği "imtiyaz" düzenlemeleriyle olanaklı kılınmış. Dolayısıyla, özelleştirmenin uygulama tarihi, Türkiye'de çok eski ve yasal dayanakları ile örnek olaylar oldukça fazla.

Özelleştirmenin 1984 yılından beri yapılan yeni yasal düzenlemelerinde hiçbir hukuki altyapı eksiği yok.

Merkez Bankası'ndan bile daha sağlam bir hukuki alt yapısı olduğu halde, özelleştirme, tamamen ideolojik nedenlerle yargı üzerinden engellendi ve hâlâ engellenmeye devam ediliyor. Türkiye ekonomisi bu nedenle sürekli zarara uğratılıyor.

Gelelim başka bir konuya. Bankacılık düzenlemeleri ve yargının iptal kararlarına...

2001 yılında yaşanan mali krizin, Anayasa Mahkemesi'nin 3182 sayılı Bankalar Kanunu'nun, bankaların içini boşaltanları cezalandırılmasını düzenleyen 69. maddesini 1995'te iptal etmesinden kaynaklandığını söyleyebiliriz. Bu iptalin ardından meydanı boş bulanlar, bankaların içini boşalttılar.

   
Bu haber 1153 defa okunmuştur.
E-posta  Facebook  Twitter    Yazdır  Önceki sayfa  Sayfa başına git  
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz. Üye olmak için tıklayın.
  Yorumcuların dikkatine…

İmlası çok bozuk,
Büyük harfle yazılan,
Habere değil yorumculara yönelik yazılan,
Diğer kişi ya da kişilere hakaret niteliği taşıyan,
Argo, küfür ve ırkçı ifadeler içeren,
Bir iki kelimelik, konuyu zenginleştirmeyen,

yorumlar KESİNLİKLE YAYIMLANMAYACAKTIR.
Toplam 1 yorum var, 1 adet görüntüleniyor.  Onay bekleyen yorum yok.
Hasan Tahsin 09 Mart 2010 Salı 11:18

Malesef Emperyalist güçlerin,Ülkemizde yapılandırdığı JÜRİSTOKRASİ yapısı vasıtası ile Türk Ekonomisinin beli bükülmüş,Türk halkının yaşam sıtandartları sürekli olarak düşürülmeye çalışılmıştır. Terörü besleyen militarist yapılarla, Jüristokrasi yapısının işbirliğinin tarihi 1870 li yıllara kadar uzanmaktadır.1870 li yıllardan günümüze, bu yapılar Türk Milletine sürekli olarak çelme takmaktadır.

Yorumu oyla      0      0  
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...


İŞKUR'dan İç Karartan Rapor:

Hastalar'dan Katkı Payı Çözümü:

Gayrimenkulde Yeni Gözde:
»  Sınır Barajları Projesi Sil Baştan
»  Kartı Borçlusuna Büyük Müjde
»  Üretim Rakamlarını Değerlendirdiler
»  Elazığ'da Karayolları'nın Derdi Başka:
»  Yunanistan Krizi Ders Oldu... Avrupa Birliği Olası Krizlere Karşı Kendi IMF'sini Kuruyor
»  İhracat Artıyor, Sanayi Üretimi Yükseliyor
»  IMF Başkanı: "Afrika Geri Döndü"
»  Kart Borçluları 2 Milyona Koşuyor
»  Çeyrek Altın 100 Liraya Gidiyor
»  Hazine 2 Milyar TL Borçlandı
»  TMSF 24 Taşınmaz İçin Teklif Alacak
»  ANKARA'DA HAYAT FELÇ:
»  Rekor Vergi Kaçırdılar
»  Cepten Bedava Konuşmanın Yolu
»  Döviz Haftaya Nasıl Başladı
»  Kadınlar Gelirin Onda Birini Alıyor
»  Altın Yükselişe Geçti
»  İşsizlerin Üçte Biri Kadın
»  Hazine Haftaya Hızlı Başlayacak
»  Maliye Muhbirlere 800 Bin Lira Ödedi
»  KONTÖR 1 NİSAN'DA BİTİYOR...
  • Tren Seferleri İptal

    Tren Seferleri İptal

    TCDD Yakından Takib Ediyor!

  • 12 Eylül Komisyon Başkanı Bostancı:

    12 Eylül Komisyon Başkanı Bostancı:

    Dinleyeceğimiz İsimler Belirleniyor!

  • Askerlik Kanunu Değişti

    Askerlik Kanunu Değişti

    ERTELEME YAŞI 29!

  • Öğrenci Yurduna Bomba Atıldı

    Öğrenci Yurduna Bomba Atıldı

    KİMLİKLERİ BELİRSİZMİŞ!

  • Eker`den Süt Projesi Açıklaması:

    Eker`den Süt Projesi Açıklaması:

    Birileri Bunu Lekelemeye Çalıştı!

  • Kılıç IOC 2020 Nöbetinde

    Kılıç IOC 2020 Nöbetinde

    BU GECE UYUMAYACAĞIM!

  • Arınç`tan Büyük Türkiye Yorumu:

    Arınç`tan Büyük Türkiye Yorumu:

    SÖZÜ DİNLENEN BİR ÜLKEYİZ!

  • Yılmaz'dan Uludere Açıklaması:

    Yılmaz'dan Uludere Açıklaması:

    TÜRK YARGISINA GÜVENİYORUZ!

  • Gül Örnek Türkiye Dedi:

    Gül Örnek Türkiye Dedi:

    Birçok Ülke İçin Esin Kaynağı Olduk!

  • Bağış Belçika'dan Destek İstedi

    Bağış Belçika'dan Destek İstedi

    Vise Konusunda Yanımızda Olun!

YAZARLAR
ANKET
Sizce Hangi Televizyonun Haber Bülteni Daha Etkili?
Kanal D
Star
Show TV
ATV
Fox
TRT
TV8
Kanaltürk
Flash TV
Beyaz TV
Kanal A
EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ