Turk Time
DOLAR
48,7713 %0.08
EURO
56,0537 %-0.08
ALTIN
6865,8860 %0.94
BIST-100
13284,42 %-1.67
PETROL
99,7200 %-0.86
BONO
40,1100 %-1.23
ISTANBUL
BUGÜN
16/26°
ISTANBUL
YARIN
18/25°

Büyükanıt Kılıçdaroğlu’nun İddialarına Sert Yanıt Verdi: Bu, Hayal Mahsulü Bir Hakarettir!

27 Nisan Bildirisi’ni kaleme aldığını kendisi açıklayan Büyükanıt, Başbakan Erdoğan ile anlaştığı yolundaki iddialar hakkında “kısa ve net” konuştu: “Bu ifadelerin gerçekle bir ilgisi olmadığı gibi 53 yıl üniforma giymiş şahsıma karşı hiçbir bilgi ve belgeye dayanmayan hayal mahsulü bir hakaret olarak görüyorum. Kınıyorum, tekzip ediyorum”

  • Son Güncelleme:
Büyükanıt Kılıçdaroğlu’nun İddialarına Sert Yanıt Verdi: Bu, Hayal Mahsulü Bir Hakarettir!

Fikret Bila/Milliyet

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, şaşırtıcı bir iddiada bulundu. 27 Nisan bildirisinin, dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın anlaşmasına dayandığını öne sürdü.
Kılıçdaroğlu’nun bu sözlerinin bir bilgiye dayanıp dayanmadığını sorduğumda, “Bu benim yorumum, 27 Nisan ikisinin de işine geldi” yanıtını verdiğini dün yansıtmıştım. Kılıçdaroğlu, 27 Nisan bildirisiyle Başbakan’ın darbe mağduriyeti yaratarak oylarını yüzde 47’ye çıkardığını, Büyükanıt’ın da kendisini garantiye aldığını, hakkında soruşturma açılmasını önlediğini eklemiş; çıkar işbirliği yaptıklarını öne sürmüştü.
Kılıçdaroğlu’nun bu ifadeleri karşısında dönemin Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ın ne yanıt vereceği merak ediliyordu. Kılıçdaroğlu’nun NTV’deki bu konuşmasından sonra Büyükanıt’a yanıtını öğrenmek için not bırakmıştım.

“Hayal mahsulüdür”
Büyükanıt Paşa’yla dün konuştum. “Beni niye aradığınızı tahmin ediyorum” dedi ve ekledi:
“Uzun bir açıklama yapmayacağım. Düşüncemi çok kısa biçimde kaleme aldım, size aynen okuyorum;
26 Temmuz 2010 tarihinde CHP liderinin, ‘27 Nisan bildirisinin Başbakan ve emekli Orgeneral Büyükanıt’ın işbirliği ile hazırlandığı’ şeklindeki ifadesi yazılı ve görsel basında yer almıştır. Bu ifadelerin gerçekle bir ilgisi olmadığı gibi 53 yıl üniforma giymiş şahsıma karşı hiçbir bilgi ve belgeye dayanmayan hayal mahsulü bir hakaret olarak görüyorum. Bu ifadeleri şiddetle kınıyor ve tekzip ediyorum.”
Büyükanıt Paşa, 27 Nisan bildirisi ve Kılıçdaroğlu’nun yorumu üzerine daha fazla konuşmak istemediğini belirtti. Yönelttiğim sorulara, “Ben hem Dolmabahçe görüşmesi hem de 27 Nisan’la ilgili görüşlerimi size açıklamıştım. Görüşlerim bugün için de geçerlidir” demekle yetindi. Yönelttiğim soruların yanıtlarının o açıklamalarında bulunduğunu anımsattı.

“Dolmabahçe devlet işidir”
Büyükanıt Paşa, Dolmabahçe görüşmesiyle ilgili olarak ne demişti? Muhalefet partilerinin, “Dolmabahçe’de ne konuşuldu açıklansın” talepleri üzerine 14 Haziran 2009’da Büyükanıt’la görüşmüştüm. Büyükanıt’ın görüşleri, 15 Haziran 2009 günkü Milliyet’te yer almıştı.
Büyükanıt Paşa, Dolmabahçe görüşmesinin devlet işi olduğunu söylemiş ve şöyle demişti:
“Ben bulunduğum görevler itibarıyla dönemin başbakanları Bülent Ecevit ve Mesut Yılmaz ile de bu tür görüşmeler yaptım. Bunlar devlet işidir. Dolmabahçe görüşmesi de öyledir. Yarım asırdır devletime ve milletime şerefle hizmet ettim. Ancak şeref ve haysiyetime saldırı mahiyetinde kampanyalarla karşı karşıya kaldım. Bu olayın değişik bir boyutu var. Konu siyasete çekildi. İsmim üzerinden siyaset yapılması beni rencide ediyor. Uzun meslek hayatım boyunca hiçbir gizli ve gizemli işin içinde bulunmadım.”

“Muhtıra değildi”
Büyükanıt Paşa, 27 Nisan bildirisinin yeniden gündeme oturduğu Şubat 2010’da da sorularımı yanıtlamıştı. 22 Şubat 2010 günü yaptığımız görüşme ertesi gün Milliyet’te yer almıştı. Büyükanıt Paşa, 27 Şubat bildirisinin muhtıra olmadığını vurgulayarak şu değerlendirmeyi yapmıştı:
“27 Nisan’la ilgili eleştirileri dinliyorum, okuyorum ve üzülüyorum. 27 Nisan sürekli gündeme getiriliyor. Bu bildiri Türk Silahlı Kuvvetleri’nin cumhurbaşkanlığı seçimine müdahalesi olarak yorumlanıyor. Oysa öyle değil.
Ben, hizmetteyken cumhurbaşkanlığı sözünü iki kez kullandım. Birincisi 12 Nisan 2007’de Genelkurmay Başkanlığı karargâhında yaptığım konuşmada. Bir soru üzerine aynen şöyle demiştim, ‘Seçilecek cumhurbaşkanının Türkiye Cumhuriyeti’nin anayasada belirlenmiş ilkelerine sözde değil özde bağlı olacağını umut ediyorum. Tabii ki, yetki yüce Meclis’indir’. Benim söylediğim budur. Bunun aksini söylemek mümkün mü? Mümkün değildir. Çünkü, aksini söylerseniz, bundan, anayasada belirlenmiş ilkelere bağlı olmadığı sonucu çıkar ki, bu hem Cumhurbaşkanı’na hem de yüce Meclis’e hakaret olur.
Cumhurbaşkanı sözünü ikinci kez 27 Nisan’da kullandım. Oradaki ifadem de aynen şöyledir: ‘Son günlerde cumhurbaşkanlığı seçim süreci laik-antilaik sürecine dönüşmüştür’. Bunun neresi muhtıra?
Şimdi 27 Nisan’a muhtıra dediler, demeye devam ediyorlar. Muhtıra böyle olmaz. Muhtıranın tarihimizde örnekleri vardır. 27 Nisan’a muhtıra diyenler ya muhtıranın anlamını bilmiyorlar veya 27 Nisan bildirisini okumamışlar. 27 Nisan bir muhtıra değildir. Cumhurbaşkanlığı seçimine müdahale değildir. 27 Nisan Türk Silahlı Kuvvetleri’nin laiklik konusundaki duyarlılığının dile getirilmesidir. Başka bir şey değildir.”
Büyükanıt Paşa, bugün de bu görüşlerini koruyor.

YORUMLAR 

Bilen

İki devlet görevlisi hiçbir tutanak tutulmadan hiçbir konuşmayı eğer devlet işi görüşmüşlerse mezara götüremez. Mezara gidiyorsa orada ne var bu milletin bilmeye hakkı var. Niçin Darbeleri yargılayacağız diye yola çıkılıp sadece 12 Eylül ağızlara pelesenk edliyor o zaman akp bu muhtura dedi dik duruyoruz dedi sonra dolmabahçede kapalı kapılarardında mezara gidecek konuşma yapıldı allım gülüm olundu altına zırhlı araç çekildi.Sizce bunu sormak gerekmiyormu?

Yeni ve Eskiye Dair Ne Varsa!!.

Daha önce Yazdim;Simdide Tekrar Yazmayayim Dedim Ama Dayanamadim!.B.Anit Pasa Kilicdaroglu`na Cevabi Verdin;Kendincede Haklisin!.TTime Araciligi ile Sordugumuz Soruyu Tekrarliyalim;2000-2001 Yillarinda Senin Aracin ile;RTE`nin Aracilari Pazarlik Yaptilar;Sen"Ben Bu Kadar Alirim Görüsürüm(2 Mil.USD)"Dedin;"Sadece Yemek Yerim,Her hangi Bir Söz Vermem Dedin"mi ve Isdegin Yesil=Parayi Aldin mi?!.Zira; Aracilarin Galiba Bize Kazik Atti;Anliyacagin Bizi"CIRAK"Cikardilar!!.Senden Alacakli Olabiliriz!!.

12 eylül ve 27 nisan hadi tamam diyelim sıra gelmeli 28 şubata onu neden konuşan yok

Aydın Uygun

Herbirinizin kendinizle çelişip bir çelişkiler yumağı haline geldiğinizi gözlemliyorum.Malesef ki senin askerin benim askerim yada senin yargın benim yargım diye saflar oluşturmuşsunuz.Bir bakıyorsun birköşede orduyu yıpratıyorlar,bu komutanlara yargısız infazdır diyen biri diğer bir haberin altında bir başka komutana daha ağır bir yargısız infazda bulunuyor.Yargı konusunda bu tezatlar resmen dizboyu.Arkadaşlar bence sizler önce duruşunuzu sabitleyip neyi savunduğunuz konusunda bir karar verin.

Gerçek Vatandaş-1

Büyükanıt Paşa’nın kaleme aldığı 27 Nisan 2007 tarihli Basın Açıklaması başlıklı Genel Kurmay Bildirisi; Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanlığına aday gösterilmesi üzerine alevlenen, kendisinin ve başta RTE olmak üzere diğer Ak pli yöneticilerin laikliğe aykırı tutum ve davranışlarının dile getirildiği tartışmalar sürecinde TSK resmi web sitesinde yayınlanmıştı. Darbeye teşebbüs(!) niteliğinde bi muhtura olarak kabul edilen bu bildiride ülkede yaygınlaşan çeşitli irticai faaliyetlerden ve olaylardan söz ediliyor ve sonu da şu satırlarla bitiyordu;

fatma gürman

dolmabahçe devlet işi ise protokol tutulup devlet arşivine çok gizli damgası ile konur ilerde 50-100 sene sonra taraflar öldükten sonra gelecek nesillere ibretlik olarak kalır.normal ciddi devletlerde böyle.bir genel kurmay başkanı ile bir başbakan özel olarak buluşup gizli saklı mutabakatlar yapıp mezara kadar bizde saklı deyip ardından da bu devlet işi diye gerine gerine ortalarda dolaşıyorlarsa ve bunlardan kimse hesap soramıyorsa o devlet muz devletidir muz.hakaretmiş.az bile söyleniyor az..

Gerçek Vatandaş-4

Bu bildiri; hükümete, TBMM ne yönelik müdahale tehdidi içeren bi muhtıra ya da darbeye teşebbüs niteliğinde bir eylem sayılabilir mi?.. Sayılırsa Akp Hükümeti; Ergenekon, Balyoz, sarıkız, ayışığı vs.. gibi adlar altında 7 yıl önce bazı TSK mensuplarının hiç bi somut eyleme geçmedikleri halde, sadece kanıtlanmamış gizli hazırlık hareketleri iddialarına dayanarak darbe yaygaracılığı ile duygu sömürüsünü yapmakta iken; alenen ve apaçık ortadaki siyasete müdahale tehdidi içeren TSK muhtırası konusunda (zamanındaki bazı sözlü kınamalarla yetinip) yargıyı harekete geçirmekten kaçınmaktadır?.. Akp İktidarındakilerin bu konu ile ilgili CHP yetkililerinin net sorularına, dolambaçlı ve kaçamak yanıtlar vermeleri ne anlam taşımaktadır?.. Anlayana sivrisinek saz aslında…

Gerçek Vatandaş-3

(Önceleri RTE nin “sen ne mutlu Türküm Diyene dersen, başkası da Ne Mutlu Kürdüm Diyene der” ve Abdullah Gül’ün ”Ne Mutlu Türküm Diyene lafını her yere yaza yaza, Türkiye aslında ilkel bi hale dönüştü” şeklinde sarf etmiş oldukları sözlerini ima ederek devam ediyor) “Özetle, Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk’ün, “Ne mutlu Türküm diyene!” anlayışına karşı çıkan herkes Türkiye Cumhuriyeti’nin düşmanıdır ve öyle kalacaktır. Türk Silahlı Kuvvetleri, bu niteliklerin korunması için kendisine kanunlarla verilmiş olan açık görevleri eksiksiz yerine getirme konusundaki sarsılmaz kararlılığını muhafaza etmektedir ve bu kararlılığa olan bağlılığı ile inancı kesindir. Kamuoyuna saygı ile duyurulur..

Gerçek Vatandaş-2

“…Son günlerde, Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde öne çıkan sorun, laikliğin tartışılması konusuna odaklanmış durumdadır. Bu durum, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından endişe ile izlenmektedir. Unutulmamalıdır ki, Türk Silahlı Kuvvetleri bu tartışmalarda taraftır ve laikliğin kesin savunucusudur. Ayrıca, Türk Silahlı Kuvvetleri yapılmakta olan tartışmaların ve olumsuz yöndeki yorumların kesin olarak karşısındadır, gerektiğinde tavrını ve davranışlarını açık ve net bir şekilde ortaya koyacaktır. Bundan kimsenin şüphesinin olmaması gerekir.

Yazar

CHP,Dolmabahçe görüşmesi ile ilgili olarak hem sayın Büyükanıt hemde sayın Başbakan hakkında suç duyurusuna hazırlandığını ifade etmiştir.

Yazar

CHP nin çok doğru tesbitleri ve karşı atakları karşısında yandaşlar bile rahatsız olmaya başlamış

vatandaş

o zaman konuşun!! spekülasyonlar sona ersin..

Yazar

Sayın Büyükanıt,hayal mahsülüdür demekle olay kapanmıyor,görüşme yargıya intikal ediyor böylece hayal mahsulü olup olmayacağı o zaman ortaya çıkacak.

gökçen efe

Kimse lafı fazla uzatmasın.Başbakan ne demişti"Ben konuşmam.,ama konuşan olursa(BÜYÜKANIT'I KASTEDİYOR)ben de konuşurum"."Konuşmazssa,bende mezara kadar konuşmam"Neyi konuşmazlar,neyi konuşurlar.Bu konuşmalar;Başbakanın kendi ağzından ve görüntülü olarak belgelidir..Biz söylemiyoruz.Başbakan kendi söyledi..Bu dolmabahçe görüşmesi,sırlarla dolu bir görüşmedir.Sadece Başbakan ve Büyükanıt biliyor..Neden kimseden tık yok..Büyükanıt paşam;bu görüşmenin içeriğini açıklamalıdır.

bir çok şehidin evinin penceresi camı yokken paşaya audi kul razı olsa allah razı olmaz

Yurtaş

Dolmabahçede, Audi'yi görüştük deseydi daha esaslı ve inandırıcı olurdu , çünkü Audi elle tutulur gözlegörülür bir şey. Nasıl demiş A arkadaş "Audimin Paşası" Çok güldüm ben mizah buna derim.

capanoglu

Halk partisi eger birilerine kizacaksa,direkt millete kizsin, bu partiyi iktidardan uzak tutan Unutkan degildir.Hedef sasirtma manevralari yapmasin.Askerlerle en iyi diyalog nasil kurulur CHP´nin üzerine yoktur.Bosuna dememisler milleti nasil bilirsin,kendim gibi.

solcu

ne güzelde demişsin "adamsan adam gibi çıkar konuşursun "diye ama eksik.Adam olsan 1.4 milyonluk araca binmezdin. Adam olsan; fener şampiyonluğu kaçırdığında değil, mehmetcik şehit düştüğünde ağlardın" da yazabilirdin. Ülkenin kaderinde çok önemli olduğu tartışılmaz bir görüşme, Devletin arşivlerine kayıt düşülmüyorsa! vatandaş haklı olarak sorar, muhalefet mahkemeye taşır

A.Z.K.

İnsanların Hangi etnik ve dinsel kökenden olduğu hiç önemli değil.Önce insan veya adam gibi adam olması çok önemli...Lütfen ırkçılık yapmayalım ve buna müsade etmeyelim "içinde adam olmayan elbise ile üzerinde elbisesi olmayan insanlar" kıssasını hatırlayalım.(tamamını biliyorum-merak etme)

bunların verdiği cevaplardan tatmin olanınız varmı..yani küçük bir çocuğun kendini savunurken dile getirdiği savunmalar gibi.biri der buna ölüler bile güler biri sadece yalan der..ama ölülerin niçin güleceğini bi türlü açıklayamazlar işbirlikçi vatan severler...

metin

adamsan adam gibi çıkar konuşursun

A

Ahhh bi de dava etse ya ne olur? Amma da şenlik olurdu mahkemeye verseydi AUDİmin PAŞASI... Dolmabahçede papazkaçtı oynadık diye de bir savunma yapar mı yapar. Seyredin şamatayı o zaman...

YORUM YAP 

Bu bölüm boş bırakılamaz
Bu bölüm boş bırakılamaz
Yorum Yapma Şartlarını Kabul Etmediniz