![]() |
İnsan güven veren bir kucak arar… Annesinin, babasının, kardeşlerinin, akrabalarının, eşinin, çocuklarının veya arkadaşlarının hatalarını görerek güven duygusu sarsılır. Boşluğa düşersin… Başka insanlar, ortamlar, kurumlar veya işler ile boşluğunu doldurmaya çalışırsın. Fakat onlarla da hüsrana uğrarsın ve yanlışları görerek eleştirirsin. Bir fener beklersin… Günler devam eder, yaş ilerler ve karanlığın aydınlanmasını denersin. Düşersin. Önünü göremezsin. Yanılırsın. Canın acır. Hâlâ bir ışık yoktur ya da seni kucağına alarak taşıyan biri.. Aradığın ışık, çoğu zaman dışarıdan gelmez. Kimse de, başka bir insanı daha taşıyamaz. Fener değerlerindir… Nietzsche’ye göre insan, yaşamını hazır değerlerle değil, kendi oluşturduğu değerlerle anlamlandırmalıdır. Değerlerin, sana önünü gösterir ve kendine güvenini sağlar. Kendine belirlediğin ve inandığın değerler, yürüyüş alanını oluşturur. Takvim ilerledikçe, değerlerini paylaşan insanlar yanında oldukça güvenin büyür… Zorluklar yine vardır fakat değerlerine uygun seçimlerinle güçlenirsin. Seçimlerin ise, yönünü belirler. Seçimlerine uygun insanlar ise sana eşlik ederek güvenini besler. Önce değerlerini belirlersin, ardından değerlerine uygun seçimler yaparsın ve sonunda kendi özünü oluşturursun… Sartre’a göre insan, önceden belirlenmiş bir özle doğmaz; yaşamı boyunca yaptığı seçimlerle kendi özünü oluşturur.