![]() |
İran ikinci kez Türkiye'ye füze attı. Cumhurbaşkanı Erdoğan mealen İran'a "Sizi vurmak zorunda bırakmayın" dedi. Bir de diplomasi ve siyasetin arka koridorlarında ne konuşuluyor. Türkiye çoklu senaryoları hem masada hem sahada tek tek inceliyor. Fakat... Öne çıkan kritik bir başlık var. Hatta, kuşkuyu aşan emareler... Uzmanlara göre modern füzelerin çoğu hedefini GPS, radar veya kızılötesi sensörlerle bulur. Füzeler tamamen “kontrol edilip geri çevrilen” araçlar değil ama elektronik karıştırma, sahte hedef ve savunma sistemleriyle yönleri değiştirilebiliyor. Türkiye'yi İran'dan gelen füzelere karşı ihtiyatlı yapan, ABD ve İsrail kanadının özellikle Jamming ve Spoofing sistemleri ile bizi İran ile karşı karşıya getirme ihtimal ve gayretleri... Elbette, İran'daki otorite bulanıklığı da Türkiye’nin radarında. PUSUDA YATAN BÜROKRASİ! Siyaset sahnesinde güç dengesi değişmeye başladığında bunu en hızlı hisseden yapı çoğu zaman bürokrasidir. Devletin kurumsal hafızasını taşıyan bürokratlar, iktidarların gücünü ve zayıflama ihtimallerini yakından takip eder. Bu yüzden Ankara kulislerinde seçim anketlerinin yalnızca siyasi partiler tarafından değil, bürokrasinin kritik kadroları tarafından da dikkatle izlendiği konuşuluyor. Başkentte deneyimli isimlere göre bürokrasi bugünlerde “ince bir ayar” içinde ilerliyor. Yargı dahil bazı önemli kurumlarda görev yapan isimlerin birbirlerine en sık sorduğu soru ise oldukça net: “İktidar devam eder mi?” Elbette iktidar bloğunun güçlü ve sadık bir çekirdek kitlesi var. Özellikle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan etrafında şekillenen bu tabanın siyasal ağırlığı hâlâ önemli. Ancak Ankara siyasetinde bazen tek bir kararın ya da küçük görünen bir hamlenin bile geniş tartışmalar meydana getirdiği biliniyor. Hala ve ısrarla konuşulan başlıklardan biri de Özgür Özel ile Cumhurbaşkanı Erdoğan arasında görülen bir dava sürecinde yaşanan ara karar. Mahkemenin, Erdoğan’ın diplomasının dosyaya sunulmasına yönelik ara karar vermesi ve sonrasında yaşanan hukuki süreç Ankara’da farklı yorumlara yol açtı. Davaya bakan hâkimin yaş haddinden emekliliği nedeniyle dosyanın yeni bir aşamaya girmesi de kulislerde ayrıca değerlendiriliyor. Başkentteki bazı çevreler bu gelişmeyi “siyasi mesaj” olarak yorumlarken, başka bir kesim bunun hukuki bir süreç olduğunu savunuyor. Ancak ortak nokta şu: Ankara’da güç dengesi tartışmaları yeniden yoğunlaşmış durumda. Bu değerlendirmelere göre Cumhurbaşkanı Erdoğan geçmiş dönemlere kıyasla daha zor bir siyasi iklimde hareket ediyor olabilir; fakat hâlâ güçlü bir siyasi aktör olarak görülüyor. Muhalefet cephesinde ise dağınıklık eleştirileri ve seçmene güçlü bir alternatif sunma tartışmaları devam ediyor. İktidar cephesinin de bürokrasideki bu hassas atmosferin farkında olduğu ve gerektiğinde kurumsal reflekslerle hareket edeceği konuşuluyor. VELHASIL: Her şeyin en mühim noktası, başlangıçtır.- PLATON Sözlerini yazdığım son 3 eserim... SENSİZLİK PERİSİ Arsız hayalet gibi gelirsin gönlüme Dal gibiydim baharda salkım salkım. Sensizlik perisi yine kalbimde. Seninle yollarım kıvrım kıvrım. Ben hiç sana böyle kanar mıydım? Sensizlik perisi yine kalbimde. Saltanat kursan gönül bahçemde, Sensizlik perisi yine kalbimde. Arsız hayalet gibi gelirsin gönlüme Ne var ki kalbimde senden ziyade Ben hiç sensiz kendimi sever miyim? BU GECE KIYAMET KOPAR Aşk yine tuzak kuruyor, Saatim nöbet tutuyor, Seviyorsan şimdi söyle, Yana yana kül oldu aşkım Ya çık gel yanıma kadar, Çünkü bu aşk değil… Bu bir infial..... Ya seninle sonuna kadar, Ya aşk. İçimde yangınım var, Seviyorsan şimdi söyle, Ya seninle sonuna kadar Ya evet. Çünkü bu aşk değil. HÜKÜMDAR Sanma gizli saklı kalırım Ya kollarında aşık olurum Dün başka bugün başka Sürgünde bekleyen baharım... Ya tam gel bana Yarım sözler bitmeyen laflar Bir var bir yok yakan tuzaklar Arada bir yerde durma Sürgünde bekleyen baharım...
Buraya kadar herkesin malumu gelişmeler.
Şimdi ona bakalım...
ABD- İsrail'in Türkiye'yi savaşın içine çekmeye, bu şartları oluşturmaya çalıştığına dair derin bir kuşku var.
Bu sistemler GPS karıştırma (jamming) GPS yanıltma (spoofing) ve
radar karıştırma gibi yöntemlerle füzeleri şaşırtılabilir veya rotadan sapabilir.
Özetle....
Savaşa bulaşmadan süreci atlatabilirsek bu Türkiye’nin son 50 yıldaki en büyük başarılarından birisi olacak..
Durum o kadar ciddi görünüyor.
Öyle usul usul gezersin içimde
Ne var ki kalbimde senden ziyade
Canım da ruhum da emrine amade.
Şimdi savrulmuş yaprak gibi kaldım.
Dökmeseydin beni yerlere adım adım.
Ben böyle gizli gizli yanar mıydım?
Git desem, gitmez ki beyhude.
Taht kursan ruhumun köşkünde.
Ben hiç sana dönüp bakar mıyım?
Her kıvrımında ben varım.
Bakmasaydın öyle derin derin.
Git desem, gitmez ki beyhude.
Taht kursan ruhumun köşkünde.
Ben hiç sana dönüp bakar mıyım?
Ben sana kapıyı açar mıyım?
Saray kursan kalbimin yerinde,
Ben sana yeniden bağlanır mıyım?
Git desem, gitmez ki beyhude.
Taht kursan ruhumun köşkünde.
Ben hiç sana dönüp bakar mıyım?
Öyle sessiz sessiz gezersin içimde
Canım da ruhum da emrine amade.
Ben hiç senden vazgeçer miyim?
Kalbim senden kurtulur mu hiç?
Kalbimin tam ortasına.
Gizli tüneller kazıyor,
Fikrimin en kuytusuna.
Gecemin uykusu yok.
Anılar üstüme akıyor,
Gitmeye niyeti yok.
Yarın çok geç olabilir.
Sevda masum değil öyle,
En güzel yerinde bitebilir.
Senin adını yine anmadım.
Gel yine de kalbime saklan,
Herkes bizi arıyor şu an.
Ya bu gece kıyamet kopar.
Ya çık gel sabaha kadar,
Ya bu gece kıyamet kopar.
Bu bir ihtilal…...
Çünkü bu aşk değil...
Ya bu gece kıyamet kopar...
Ya kal sabaha kadar,
Ya bu gece kıyamet kopar...
Ya felaket!
Kışlarımın inadına.
Kalbime sızan var,
Kovulma pahasına...
Bu kalp geri dönmez.
Yarın başka bir hikâye,
Bu gece geri gelmez...
Ya bu gece kıyamet kopar!
Ya kal sabaha kadar,
Ya bu gece kıyamet kopar.
Ya felaket.
Bu bir ihtilal…..
Çünkü bu sevda değil.
Bu bir infial.....
Sensiz de fener gibi yanarım
Ya aklını başından alırım
Sen başka, ben başka
Aşk dediğin şayet buysa
Benim kalbim sana çok fazla
Ben aşkı çok güzel yaşarım...
Ahh bir gün döner mi tekrar;
Aşk denilen büyük hükümdar...
Ya hiç kalbime dokunma
Aklım diyor ki bana
Benim kalbim sana çok fazla
Kapında sırılsıklam gururum var
Ya gel ya bırak yoruldum bak
Adım adım çek git yoluna
Aşk dediğin şayet buysa
Benim kalbim sana çok fazla
Ben aşkı çok güzel yaşarım...
Ahh bir gün döner mi tekrar.
Aşk denilen büyük hükümdar...