GAZZE'YE SUSARSANIZ, GAZZE SİZE KÜSER
Tekin Öget

 

Dünya, insanlık tarihinin en ağır imtihanlarından birinin tam ortasında duruyor. Sınavın adı vicdan. Mekânı ise Gazze.

Orada bombaların altında büyüyen çocuklar var. Soğukta, çamurda, yağmurun altında hayatta kalmaya çalışan anneler… Elektriksiz hastanelerde yaşam mücadelesi veren yaralılar… Bir lokma ekmek, bir yudum su için saatlerce bekleyen insanlar… Ve tüm bunlar olurken, dünyanın büyük bir kısmı sadece izliyor.

Suskunluk bazen tarafsızlık değildir; suskunluk çoğu zaman onaydır.

Bugün İşgalci Soykırımcı Siyonist Yahudi İsrail terör örgütünün yaptığı terörist saldırılar yalnızca bir güvenlik meselesi olarak tartışılamaz. Ortada sivillerin ağır bedeller ödediği, insani felaket boyutuna ulaşmış bir tablo var. Yardım koridorlarının daraltılması, temel insani ihtiyaçların engellenmesi ve kolektif cezalandırma algısı, uluslararası hukukun ruhunu zedeliyor. İnsanlık onuru, sözde askeri stratejilere özde terörist faaliyetlere feda edilemez.

Daha sarsıcı olan ise küresel yönetim mekanizmalarının zayıf refleksidir. Birleşmiş Milletler karar alıyor ama uygulama yok. Rapor yayımlıyor ama caydırıcılık yok. Avrupa Birliği kaygı bildiriyor ama somut baskı mekanizmaları işletilmiyor. Diplomatik cümleler uzuyor, fakat Gazze’de hayatlar kısalıyor.

Uluslararası hukuk seçmeli bir ders değildir. İnsan hakları coğrafyaya göre değişmez. Eğer güçlünün hukukuna teslim olunursa, yarın hiçbir ülke, hiçbir toplum, hiçbir halk güvende olmayacaktır.

Ayrıca İslam dünyasının ve bölge ülkelerinin çelişkili tutumları da tarih önünde sorgulanacaktır. Ekonomik ilişkiler, diplomatik hesaplar, stratejik dengeler… Bunların hiçbiri çocukların hayatından daha değerli değildir. Sessizlik, sadece mazlumları değil; susanları da aşındırır.

Gazze meselesi bir halkın trajedisi olmanın ötesinde, küresel sistemin ahlaki çöküş testidir. Eğer dünya, sivillerin kitlesel acısını görmezden gelmeye devam ederse, “insan hakları” kavramı içi boş bir slogana dönüşecektir. Eğer uluslararası toplum acil ve bağlayıcı adımlar atmazsa, “bir daha asla” sözü tarihin en büyük ironilerinden biri olarak kalacaktır.

Bugün ihtiyaç olan şey; hamasi nutuklar değil, derhal ateşkes; siyasi hesaplar değil, insani koridorların koşulsuz açılması; kınama mesajları değil, uluslararası hukukun gerçek anlamda işletilmesidir. Güçlü devletler için değil, güçsüz siviller için çalışan bir dünya düzeni inşa edilmedikçe, barış sadece bir temenni olarak kalacaktır.

Gazze’ye susarsanız, Gazze size küser.

 

Ve unutmayın; Bir gün adalet sustuğunuz yerden sorar.



Sayfa Adresi: http://www.turktime.com/yazar/gazze-ye-susarsaniz-gazze-size-kuser/8222