![]() |
Efenim dişil enerji diye bir moda çıkmış. önceden yok muydu var mıydı bilmem ama bu günlerde artık kadın olmanın koçluğu bile çıktı. KADINLAR GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN
Otururken zarif oturacaksın, öyle bacağını hoop diye uzatamazsın, hafifçe toparlanacaksın, saçlarını bu yıl sarı, seneye mavi yapacaksın, yaramaz kız olacaksın.
Büyük burun erkeğe yaraşır sen minicik ağızlı hokka burunlu ama koca memeli, koca popolu olacaksın.
Tüm genetiğe meydan okuyacaksın.
Çok güçlü duracaksın amma, kavanozu asla açamayacaksın. Kocana çocuk gibi yaklaşıp “Aşkısııı, ben bunu açamıyorum” diyecek, çocuk gibi konuşacak, kadınsı sesler çıkaracaksın.
Öyle doğrudan para istemekte yok, önce bir güzel karnını doyuracak, tüm işvelerini yapacaksın.
Peki erkekler de durum farklı mı?
Aslında onlarda da durum karışık. Mesela bazen o lanet kavanoz açılmayacak ama sen gülerek bu işleri tek parmağımla açarım ayaklarına yatacaksın. En güzel yerlerde yemek yedirecek, otobüs parasını denkleştiremeyeceksin.
Yani dostlar, bir ikiyüzlülüktür gidiyor.
Oysa dürüst olsak sevmez miyiz birbirimizi?
Mesela kavanozu açıyorumdur ama, gözümün açılmadığı mutluluklara yabancıyımdır. Bir damacanayı omuzlarım ama kaldıramadığım dertlerim vardır. En iyi restaurantın başı batsın, ne olur beraberce dürüm ekmeği ağız ağza yesek? Arada da öpüşsek? O zavallı da evine giderken cebi boş dönmese mesela?
Kısacası kadın olmanın kitabı olmaz, kadınlar kitaptır ve erkekler de öyle. İnsanlık samimiyeti sever aslında bırakın vitrinlere sıkışmayı. Hadi kızlar, akım başlatalım;
Açın kavanozları, belki de lambaya ihtiyacımız bile yoktur. Asıl büyü insanın kendisi olmasıdır.