![]() |
Bazı masallar çocukları uyutmak için değil, büyüyünce düşünmemiz için anlatılır. Çünkü bir kız, bir prens ve bir cümle saraydan ibaret görünen o hikâyelerin içinde, aslında toplumun bize nasıl yaşamamız gerektiğine dair sessiz bir öğüt saklıdır. Masallarda prens birey gibi görünür. Oysa prens çoğu zaman bir adam değil, bir düzendir. O atın üstünde gelen şey aşk değil; Saray bir bina değildir. Ve cam ayakkabı… Cam ayakkabı bir aşk objesi değil, ölçü aracıdır. Ayağına uyuyorsa, sistem seni kabul eder. Masalın bize romantik diye yutturduğu şey aslında şudur: Bu hikâyede prens gelmezse ne olur? Ve insan şunu fark eder: Külkedisi’nin en büyük trajedisi yoksulluk değil, Çünkü sistem şunu öğretir: Prens aslında bir erkektir belki, ama daha derinde bir semboldür: Cam ayakkabı da öyledir. Ayağına tam oturması beklenir. Saray statüdür. Prens = sistemin sana “tamamsın” demesi. Peki prens gelmezse? İki ihtimal var: Ya sistemin kapısında beklemeye devam edersin ya da sarayın aslında bir illüzyon olduğunu fark edersin. Belki Külkedisi’nin gerçek devrimi şuydu: Belki cam ayakkabıyı kırmak, uyum baskısını reddetmektir. Belki prensin gelmemesi bir trajedi değil, bir aydınlanmadır. Çünkü sistem seni seçmediğinde, ilk kez kendini seçmek zorunda kalırsın. İşte o an, masal biter. Sonuç itibariyle: Masallar tamamen yanlış değildir ama tek hikâye de değildir. Masallar belki de bu yüzden anlatılır: Ama bazen de, o hikâyelerin arasında kendimizi görüp kendimizle yüzleşebilmemiz için.
statü vaadidir.
Saray, kabul edilmenin mekânıdır.
“Artık oldun” denilen yer.
İşte o en tehlikelisi.
Uymuyorsa, dışarıda kalırsın.
Uyum sağla, yükselirsin.
Sistem seni fark etmez.
Sarayın kapıları açılmaz.
Statü verilmez.
Bütün hayatını seçilmek üzerine kurmuştur.
değersizlik korkusudur.
Yükselirsen varsın.
Seçilmezsen yoksun.
Onay mekanizmasıdır.
Şeffaf, zarif, estetik…
Ama kırılgan ve dar.
Ayağın şişmiş mi, yorulmuş mu, önemli değildir.
Önemli olan kalıba sığmandır.
Statü, modern dünyada diploma olabilir, maaş olabilir, takipçi sayısı olabilir.
Saray değişir. Mantık değişmez.
Cam ayakkabı = sisteme uyumlu versiyonun.
Saray = ödül.
Sarayın merdivenlerinden çıkmak değil,
o merdivenlere ihtiyacı olmadığını anlamak.
Toplumsal bilinç başlar.
İnsanın içindeki umudu diri tutmak için.