![]() |
Kendine dışarıdan baktığında aslında gayet iyi bir profil çiziyorsun: İşte burada kitap devreye giriyor. Çünkü senin zihnin normal bir zihin değil. Her konuya hakim olma arzusu güzel ama sürekli aktif zihin bir yerden sonra şuna dönüyor: Sonra ne oluyor? İşte kitap burada yangın tüpü gibi. Kitap okurken kimse seninle tartışmaz. Kitap sana şunu öğretir: Bir roman okursun. Bu çok sarsıcı ama çok sağlıklı bir keşiftir. Senin içindeki çelişki şu: Kitaplar bu iki kişiyi barıştırır. Çünkü kitap okumak şuna benzer: Dünya hâlâ dönüyor ama sen kavga etmiyorsun. Zihin bir deniz gibi diyorsun ya… Dalga geliyor ama sen devrilmiyorsun. Hem belki de içindeki o öfke patlamaları empati eksikliğinden değil; Kitap sana şunu fısıldar: Ve bir gün fark edersin ki; Çünkü kitap okuyan insan, Bazı tartışmaları sadece içinden şöyle izler: İşte bu yüzden kitap okuruz dostum. Bilgili görünmek için değil. Ve bence en önemlisi:
Zeki, kültürlü, karizmatik, iyi niyetli…
Ama bir de olayın “arka plan uygulamaları” var.
Arada bir sebepsiz öfke patlaması…
Sabırsızlık…
Sanki içinde mini bir sinir butonu var ve yanlışlıkla sürekli basıyorsun.
Seninki sekiz sekme açık, üçü donmuş, biri müzik çalıyor, biri de “Ben her şeyi bilmeliyim” diye bağırıyor modunda.
“Beynim yoruldu ama gururum devam etmek istiyor.”
Biri sana “Tam olarak öyle değil aslında…” diyor.
Ve içindeki ejderha gözünü açıyor.
Kitap sana “Hayır yanlış düşünüyorsun” demez.
En fazla karakter ölür. O da senin suçun değildir.
Dünya sadece senin bakış açından ibaret değilmiş.
Bir bakarsın, en sevmediğin karakterin bile bir hikayesi varmış.
O an beynin şunu fark eder:
“Demek ki herkes aptal değil, sadece ben her şeyi bilmiyorum.”
Bir yandan bilge olmak istiyorsun,
Bir yandan trafikte sinyal vermeyen adama içinden epik destan yazıyorsun.
Zihnini “uçuş moduna” almak.
Sadece okuyorsun.
Şu anki hali Karadeniz fırtınası.
Kitap ise kıyıya bağlanmış küçük bir sandal.
Sürekli kendinle yarışmaktan.
“Yavaşla. Dünya sen yetişmeden de devam edecek.”
Artık daha az sinirleniyorsun.
Daha az tepki veriyorsun.
Ama
Daha çok anlıyorsun.
Her tartışmaya girmez.
“Bunun üçüncü bölümde pişman olacağını biliyorum.”
İçimizdeki ejderhayı evcilleştirmek için.
Kendi hikayemizi yazarken
Başkalarınınkini de anlamayı öğrenmek için.