' GİZ '
M. Kürşat Türker

                                  Kesif bir yüz yüzelik içinde yaman bir çatışkı..., Tohumunda varlık, silüetinde hiçlik GİZ'li..

                                  Kaçınılmaz denilen serüvenin içindeki tek bir kelimenin genlerinde GİZ'li..

                                  Serüveni törensel ayinlerin ve batıl meşgalelerin metronomunda salınırken, yaşanmışlığı mitler ve inkâr edilmiş dinlerin pragmasında ve insanlara miras kalan beyinler prangasında GİZ'li..

                                  Anahtarı; o bilinmeyen adresin, açılması cesaret isteyen kapısının kilidinde değil..., İçeride müstakil olmayan odanın ışıksız bir köşesinde GİZ'li..., Belki de yeri bilinmeyen adres çilingirin çekmecesindeki maymuncuk 'ta GİZ'li.. 

                                  Yüklemi, hep nefs denilenin içinde süregiden bir cümle. Son noktası bilinmeyen bir yerde, zamanın vakumunda, hatta belki de cümlenin en başında GİZ'li.. Çaresiz sorgulamalara inat belli ki bilinemez denilenin içinde uzunluğu belli bir cümle, bilinmiş tüm cümlelerin uzunluğu kadar ömürler GİZ'li..

                                  Yaşatılanların içinde ölümsüzlük vadedilen cesetler, ölülerin cevaplarında yaşatılan elzem cevaplar ve belli ki esasında yaşayan bedenler içinde ızdırap çeken ölüler GİZ'li..

                                   Varlık ağacının tohumunda körlerin gerçekliği, dallarında ise filizlerin kaygı barındırmaz umutları..., Yapraklarının üzerinde ıslık çalan nefretin izli mermileri GİZ'li..

                                   Kalıcı pişmanlıkların içinde; geçici istekler, geçmeyen gurur ya da geçip giden cesaret GİZ'li..

                                   Varoluş bilmecesinde, nemli iklimin her solukta ağırlaşan nefesinin ritminde yalnızlık ..., Tek başına varlık ifade etmekten daha ürkütücü yanıyla, tek başına toprakta olmayı anımsatmasıyla, toprak kokmasında GİZ'li..

                                   Büyük savaşçıların zırhının bir yerinde ölüm, aklının bir yerinde tutsaklık, hevesleri kadar karanlık yola düşen bir şövalye..., Sonu gibi bitmeyen bir hikâyeyi yazmak için kınındaki karanlığa mahkûm olmayan bir kılıç GİZ'li..

                                   Aydınlığı ödünç almış aya dizilen mısraların namelerinde, güneşe övgüler düzen şairlerin metinlerinde, yolculuğu mimleyen yıldızların şekillerinde kader denilenin gerçekliği GİZ'li..

                                   Yerini asla belli etmeyen bir yerde anahtar, yerinden söküp atamadığın ve ondan kaçamadığın yakınlıkta pranga, ruhunun en derin dehlizinde o nokta, zamanın bilinemez anında seni bekleyen yüklem, an denileni zamandan sıyırmak için kınını kesmeyen kılıcın kabzasına tutunan o pek meşhur GİZ , tarlasına emanet varoluşun tohumunda GİZ'li..



Sayfa Adresi: http://www.turktime.com/yazar/-giz-/7393