Ne şiş yandı ne kebap
Emre Sarı

 

 

Dün akşam Türk futbolunun en büyük maçına tanıklık ettik. Ancak sahada futbol pek büyük değildi. Maçta kalite adına pek bir şey göremedik. Sahada ortaya mücadele ve enerji koyan futbolcular vardı ancak bu maçı izlenesi bir hale getirmedi. Düşünün ki  siz İsveçli bir futbolseversiniz ve açıp bu maçı izlemek istediniz ne olurdu? Ben size söyleyim ilk yarı bitmeden maçı kapatırdınız. İki tarafta temkinli davranıp aman kaybetmeyim derdindeydi. Zaten baktığınızda son yıllarda tüm Galatasaray- Fenerbahçe maçlarının hepsi böyle oldu. Son 7 maçın 6’sının berabere bitmesi bu durumu çok iyi anlatıyor. Ne şiş yanıyor ne kebap.


MARCAO’YA BASKI SONUÇ VERDİ
Maçın teknik analiz kısmına gelince ise Fenerbahçe çok kompakt bir savunma yaptı. Sahanın her yerinde doğru durdu. Önde Ozan Tufan ile Marcao’ya yapılan baskı Galatasaray’ın geriden oyun kurmasını engelledi. Topun önde Belhanda ve Emre’ye gidişini engelledi. Arda ve Falcao neredeyse hiç yoktu. Arda topu aldığında da zaten istediği pas opsiyonlarını bulamadı. Falcao topla hiç buluşamadı. Fenerbahçe ise savunmada iyi olduğu kadar hücumda iyi değildi. Neredeyse hiç isabetli şut bulamadı. Sosa tam anlamıyla ısınmış değil. Bu durumlar normal çünkü Fenerbahçe yeni kurulmuş bir takım hatta kurulmakta olan bir takım. İlerleyen maçlarda daha iyi bir Fenerbahçe izleyeceğimiz nerdeyse kesin. Erol Bulut ilerleyen maçlarda daha  cesur taraftarın istediği oyunu oynatacaktır. Belhanda’nın maç sonu açıklamasına değinmek gerek birde. Belhanda Perşembe ve Pazar maç oynamaktan şikayetçi olmuş. Bir yabancı oyuncudan bunu duymak aklıma onları bize ne kadar benzettiğimiz geliyor. Belhanda’ya burdan söyleyeceğim şey şu formasını giydiği o takım bundan 20 yıl önce sürekli Perşembe Pazar maç oynayarak UEFA Kupası, lig ve kupa da şampiyon oldu. Zaten Avrupa’nın tüm dev takımları böyle yapmıyor mu?



Sayfa Adresi: http://www.turktime.com/yazar/ne-sis-yandi-ne-kebap/6430